2023’de ilk 10 ekonomide arasında var olabilmek için nasıl bir eğitim?

4
2300

398458_262097140585450_1118151794_nDeğerli okurlar bu yazımda da eğitimde yapılan yanlışlıklara ve muasır medeniyetler seviyesini yakalamak için yani 2023 de hedeflediğimiz ilk 10 ekonomi arasına girebilmek için her şeyin ve dolayısıyla da nitelikli personel yetiştirilmesi açısından ekonominin de temel yapı taşı olan eğitimin öneminden ve yapılması gerekenlerden bahsedeceğiz.

Ak Parti hükümetinin başta sağlık alanında olmak üzere pek çok alanda devrim niteliğinde yeniliklerine rağmen ne olduysa bence kabine eğitim alanında uzman birisi olmamasından ve Milli eğitim bakanlığına eğitimden bihaber bakanların getirilmesinden kaynaklanmasından dolayı bu alanda başarı bir türlü yakalanamadı. Bu konuda Ali Babacanın da “bu eğitim sistemiyle 2023 hedeflerini zor yakalarız” açıklaması da konuyu idrak edebilmek açısından bizlere örnek oluyor.

Eğitim sistemimizin ezbere dayalı olduğunu herkesten duymaktayız ama bu konu çözüm önerileri sunanı çok az gördük. Şimdi gelelim yapılan hataların tespitine ve çözüm önerilerine:

Eğitim sisteminde öyle bir yapı oluşmuş ki yarış atları gibi yetiştirildik adeta, hiç proje üretmedik, sunum yapmadık sadece hocayı dinledik, kitabı ezberledik. Peki, sorarım size böyle yetiştirilen bir gençlikten ne yenilik, üretim ve buluş beklersin. Bu kalıplaşmış yapı içinden sisteme savaş açanlar da hep yaramaz, deli olarak addedildi okullarımızda. Peki nedir çözüm? Ne yapmalı nasıl çözmeli? Derseniz;

Eğitim sistemini çağdaş ve bilgi toplumu seviyesine getirebilmek için ilk önce yapılması gereken şeyler, eğitim sisteminin ve eğitim sistemi içindeki hocaların pedogoji ( çocuk ve gençleri anlamak ile alakalı) bilimi ile eğitilmesidir. Yaşıtlarımız da çok iyi biliyorlar ki eğitimsiz eğitmenlerin eğitiminden geçti birçoğumuz! Bunun yanında bu eğitimi de uygularken de dünyanın en iyi eğitim sisteminin uygulandığı yer olan Finlandiya örnek alınmalı. Orada öğretmenler çok değerli, en iyi nota sahip olanlar öğretmen olmak istiyor. Ayrıca öğrenciler okulu ev gibi görüyorlar ve daha birçok yenilikçi sistemle bu başarıyı yakalamışlar. Bu sistemi uygularken en çok görev de öğretmenlere düşüyor. Hepimizin bildiği gibi öğretmen var dersi sevdirir öğretmen var dersten nefret ettirir. İş sadece anlatmakla bitmiyor bunun öğretime geçmesi gerekiyor. Bu konuda da muhakkak öğretmenlere denetim yapılmalı, ders anlatma yeteneği olmayan ve öğretmek için çaba harcamayan öğretmenler uzaklaştırılmalıdır. Başka türlü çözüm üretmek çok zor.

Eğitim sistemimizin ve ekonomimizin en önemli yapı taşı olan üniversiteler de başlı başına bir sorun. Üniversitelerimizin hemen hemen hepsi (Tıp vb. hariç) teori ağırlıklı eğitim veriyor. İnsanları iş hayatına hazırlama konusunda çok zayıf kalıyor. Bunun yanında üniversite kontenjanları da ayrı bir muamma! Kontenjanlar iş piyasasının ihtiyaçlarına göre belirlenmiyor. Ortalık işletmeci, iktisatçısı, gazetecisi ve her çeşit öğretmeni ile dolarken; hemşiresini doktorunu yurt dışından ithal etmeye çalışıyoruz. Bu yanlış strateji değildir de nedir?

Unutmayalım ki; güçlü bir ekonomi güçlü bir eğitimden geçer…

Adem Simit

Twitter: @ekonomiperver               Facebook: https://www.facebook.com/pages/Adem-Simit/262097050585459?ref=hl

 

Yazıyı Değerlendirin!
Paylaş
  • Kutay Çetiner

    imam hatiplerin doluştuğu bir ülkede eğitim falan olmaz zaten sistem baştan yanlış.

    • Sistemin baştan yanlış olduğuna katılıyorum ve düzeltilebileceği kanaatindeyim. Ancak imam hatip konusunda ön yargılı olmamak gerek. Fazlalığı ya da eksikliği tabi tartışılır ancak o düzenin bir denge içinde devlet politikası olarak geliştirilmesi gerek. Siyasi amaçlarla yapılan girişimler dediğiniz gibi etkilemeyecektir. Ülkemizde meslek gruplalrına verilmeyen değerler buna da paraleldir.

      • Kutay Çetiner

        Benim anlatmak istediğim aşırı dini bilgiyle eğitilmiş bireyler bilim yapamaz, özgür düşünemez, yaratıcı olamazlar. O yüzden yeni bir şey üretemezler. Dini eğitim bir tercih meselesi olarak kalmalı zorunlu eğitim olarak değil.

  • ChemisTRaP

    Bu iş bakanla bakanlıktakilerin kişilikleri ile alakadar değil.Memur statüsünde oldukça eğitmenler , bu eğitim sistemi değişmez . Yetiştireceği öğrencilerin hayallerinden ziyade yapacağı tatili hesaplayanlardan eğitimci olmaz.Eğitim ciddi bir iştir ona gönül vermek gerekir.