Türkiye ve Dünyada Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri

Sanayi devriminden sonra işgücünde meydana gelen artış ve buna bağlı olarak çalışma ilişkilerinin karmaşık bir yapıda olması , Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri hususunda devletlerin atılımda bulunmasını sağlamıştır. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri kavramı İlk olarak İngiltere’de ortaya çıkmıştır. Sanayi devrimi işçi sınıfı meydana getirmiş, toplumun en kalabalık kesimini oluşturmalarını sağlamıştır. İşverenlerin aşırı kar güdüsü ve kazanma hırsı çalışanların daha fazla sömürülmesine neden olmuştur. Çalışma ekonomisi ve Endüstri ilişkilerinin, Türkiye’de kuruluşu 1859’a kadar uzanan Siyasal Bilgiler Fakültesi ile olmuştur. Çalışma İktisadı ve Sanayi İlişkileri bölümünün geçmişi, ilk önce İstanbul üniversitesi’nde “İçtimai Siyaset”, sonrasında Mülkiye’de “Sosyal Siyaset Kürsüsü”ne dayanır.

Çalışma Ekonomisi ; İş gücü piyasalarının nasıl işlediği üzerine bize çıkarımlar sunar. Gerek özel işci gruplarının iş gücü piyasasındaki deneyimleri ile gerekse işcilerle firmalar arasındaki istihdam ilişkisinin çeşitli yönleriyle ilişkilidir. Modern Çalışma Ekonomisinin incelediği konuların başlıcalarını şu şekilde sayabiliriz; 1.Geçtiğimiz Yüzyıl boyunca birçok sanayileşmiş ülkede kadınların işgücüne katılma oranları neden istikrarlı şekilde yükseldi?
2.Göçmenliğin yerli işcilerin ücretleri ve istihdam olanakları üzerinde etkisi nedir?
3.Asgari Ücret , daha az beceriye sahip işçilerin işsizlik oranını arttırır mı?
4.İş Sağlığı ve güvenliği düzenlemelerinin istihdam ve kazançlar üzerindeki etkisi nedir?
5.Pozitif Ayrımcılık programları, kadın azınlıkları kazançları ile firmaların kadın ve azınlıklardan kaç kişiyi istihdam edeceği v.b. Konularda nasıl etkide bulunur?
6.Sendikların hem kendi üyelerin hem de ekonominin geri kalanı üzerindeki ekonomik etkileri nelerdir?
7.Cömert İşsizlik sigortası uygulamaları işsizlik sürecinin uzamasına neden olur mu?
Yukarıda yazılı maddeler incelendiğinde Modern Çalışma Ekonomisi, modern toplulukların karşılaştıkları sosyal ve ekonomik problemlere işaret eder ve problemlere önlem alınmasına yardımcı olur.

Türkiyedeki ekonomik politikalar , Çalışma Ekonomisinin global manadaki hedefleri doğrultusunda şekillenmektedir. Gerek göçmen politikaları gerekse sendikal faaliyetler AB normları doğrultusunda yapılmaktadır. 1993 yılında yayınlanan Kopenhag kriterleri ile tam üyelik için ekonomik ve siyasi kriterler belirlenmiştir. Kopenhag Ekonomik Kriterleri iki temel ekonomik hususu kapsamaktadır. Bunlar Ülkenin işleyen bir piyasa ekonomisi olması ve Ülkenin AB piyasaları ile rekabet edebilme gücüne sahip olmasıdır. Çalışma Ekonomisinin kapsamına Çalışma Sosyolojisinden İş Sağlığı güvenliğine kadar birçok konu girmektedir. Ülkemizde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkilerinde ders olarak da gösterilen İş Sağlığı Güvenliği yaptırımları konusunda eksiklikler vardır. Yazımı kaleme almış olduğum 13/05/2015 tarihi de Ülkemiz için kara gün olan Soma Faciasının birinci yılına denk geldi. Ülkemizde işci-işveren ve devlet üçlüsünde çoğu zaman hakkı yenen ve mağdur olan işci olmuştur. Ülkemiz refah seviyesi için işci haklarının iyileştirilmesi ve gerek işveren gerekse devlet karşısında daha iyi bir konuma getirilmesi Çalışma Ekonomisinin amaçları arasındadır. Çalışma Ekonomisinin temelinde iş gücü olmakla iş gücünün temel aktörü işcidir. Ve İşci sınıfı da gelişmiş ülkelerde işveren ve devlet karşısındaki konumu
ülkemizdekinden iyi bir durumdadır.

Çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkileri ; işçi-işveren ilişkileri, sosyal güvenlik, endüstriyel demokrasi, servet ve gelir politikası, uluslararası planda sosyal politika olmak üzere birçok dalda ülkelere büyük faydalar sağlamakta Yerel Yönetimlerde Çalışma Ekonomistleri önemli noktalarda rol almaktadır. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri bölümü Ülkemizde birçok Üniversitede okutulmaktadır. Toplumların sosyal sorunlarını saptamak ve bu sorunlara yönelik çözüm yolları üretmek toplumsal refahın sağlanmasında önemli bir aşamadır. Dünyada ve özellikle gelişmiş ülkelerin üniversitelerinde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri alanında, lisans, yüksek lisans ve doktora programları mevcuttur Ülkemizde Dünya konjektörüne göre gelişmiş ülkelere göre geride kalmıştır. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yaptığı çalışmalar Çalışma Ekonomisinin ülkemizdeki geleceği açısından önemlidir. Atatürk’ün yıllar öncesinden söylediği ”muasır medeniyet seviyesi”ne ulaşma hedefi toplumun bütün fertlerinin şiarı olursa kimilerine göre nitelendirildiğimiz 3.dünya ülkesi olma yaftasından kurtulmamıza olanak sağlar. Zaman ayırdığınız için teşekkür ederim…

 

Kaynak;

Çalışma Ekonomisi George J. Borjas
http://en.wikipedia.org/wiki/George_J._Borjas
http://tr.wikipedia.org/wiki
http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/16/1122/13215.pdf

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • çalışma ekonomisi george j borjas
  • dünyada endüstri ilişkiler sistemi
  • dünyadaki çalışma ilişkileri
  • dünyadaki sanayi ilişkileri
  • türkiye\de ve dünyada endüstri ilişkileri

En Çok Yaşanan Dolandırılma Hikayeleri

Bugünkü yazımda insanların en zayıf noktaları olan kolay para kazanma ya da bir malı değerinden daha ucuza almak isteğinin yol açmış olduğu dolandırılma hikayeleriyle  bir nevi ders niteliğinde bir yazı sizleri bekliyor.  Dolandırıcılık, en genel anlamıyla aldatma amacı ile yapılan kasıtlı eylemdir. Dolandırıcılık, türlerine göre farklılık gösterebilmektedir. Arkeoloji, edebiyat, emlâk, belge sahteciliği vb. dolandırıcılık türleri vardır. Yazımda 4 tane farklı dolandırıcılık hikayesi ile gerçek hayatta çok fazla karşılaşılan durumlar gözler önüne serilmiştir. Hikayelerde geçen isimler tamamen temsili olmakla birlikte yazının tek amacı bilinçlendirmedir.

Dolandırıcılık yapan kimseler bu işin eğitimini almış kendilerince sürekli gelişen her  ihtimali düşünen  çok tehlikeli insanlardır. Bu yüzden günlük yapılan alışverişten , arada sırada yapılan internet alışverişlerine kadar yapılan her işlemde maksimum seviyede ihtimam gösterilmesi maddi açıdan yararımıza olacaktır. İlk hikayemiz Fırıncı Ahmet Ustanın başından geçenleri anlatmaktadır. Fırıncı Ahmet Bey 40’lı yaşların sonuna gelmiş 3 çocuk babası kendi halinde bir vatandaşımızdır. Ahmet Bey çocuğunu evlendirecektir ve banka hesabında para biriktirmektedir. Ahmet Bey normalde kazandığı paraları fırın ile işyerine en yakın olan ATM ye yatırmakta zaman açısından kazançlı olduğunu düşünmektedir. Gel zaman git zaman parasını yatırmıştır fakat günlerin birinde ATM cihazına kopyalama makinesi takılmış ve kartı kopyalanmıştır ve düğün için biriktirdiği para dolandırıcılar tarafından çekilmiş ve parası kül olmuştur. Banka zararının sadece bir kısmını karşılamış  ve Ahmet Bey Mağdur olmuştur. Bu hikayeden çıkarılacak ders para yatırmak ya da çekmek için kullanılan ATM’lerin şubenin bulunduğu yer ATM’si olmasına azami ihtimam gösterilmesi gerekmektedir. Şubeler 24 saat  kameralar ile izlendiğinden daha güvenliklidir. Mağdur olunma şansı daha azdır. İkinci Hikayemizin kahramanı ise sıkı bir Rottweiler hastası olan Mustafa’nın başından geçen bir olay; Mustafa 2014 Temmuzunda internette dolaşırken bir ilan görür ilan da Rottweiler yavru köpeğinin fiyatı 800 TL dir,  etrafından aldığı duyumlarda o cins bir köpeğin daha  pahalı olduğu ve böyle bir alışveriş sonuncunda hayalini kurmuş olduğu köpeğe hemen kavuşacağı hissine kapılır ve satıcı ile internet üzerinden iletişime geçer ve köpeği satın almak için satıcının bildirmiş olduğu hesaba 800 TL gönderir. Köpek kargoyla gelir ve gelen köpek sokak köpeğidir ,  Mustafa Bey dolandırıldığını anlar daha da satıcıya ulaşamaz. Buradan çıkarılacak dersler vardır. Bir Kişinin Rottweiler cinsi köpek almak isteği varsa öncelikle Petshop gezilebilir ya da eğer illa ki istek internetten alınma yönünde ise ortak bir yer belirlenip teslim alınmak yoluyla satış sonlandırılabilir,  böylece  insanlar mağdur olmamış olurlar. Üçüncü hikayemiz ise haberi olmadan icraya verilen Meryem Ablamız, Meryem hanım’ın adresine icra dairesinden bir ödeme emri gelir ve ödeme emrinde 700 TL borcu olduğu 7 gün içinde ödemez ise paranın icra yolu ile tahsil edileceği yazmaktadır. Meryem Ablamızın yaşı 60′ lar da okuma yazması ise daha ilk okul başlangıç seviyesindedir. Gelen yazıyı toruna Ali’ye okutur lakin benim böyle bir borcum yok diyerek gelen yazıyı önemsemez. Aradan 2 ay geçer ve eve İcra Dairesinden İcra Memuru haciz için gelir ; Ödeme Emrinde yazılı olan  700 TL’lik borç avukatlık masrafları ve icra masrafları ile birlikte artık 1500 lira olmuştur ve borç Meryem Ablamıza ait olmamasına rağmen artık icranın durdurulmasının tek yolu aslında olmayan borcun ödenmesi gerekmektedir. Öykümüzde Mağdur olan Meryem Ablamızın icradan tek kurtulmasının yolu borcu ödeyip Menfii Tespit davası açmasıdır. Ama olay buralar gelmeden önce Ödeme Emri eline ulaştığı zaman eğer itiraz etse idi borç engellenmiş olacaktı dava açmak zorunda kalan taraf GSM Operatörü olacaktı böylece Mahkemede imza incelemesi ile hattın dolandırıcılık amaçlı açıldığı belli olacaktı. Aslında 2 sene önce Kimliğini kaybeden Meryem Ablamız adli makamlara başvuruda bulunsa bu dolandırıcılığın da yapılması engellenecekti. Dördüncü hikayemiz İnternetten telefon alan Ziya Amcamız ; Ziya Amca İnternette dolaşırken Normalde 2000 TL olan Telefonun 200 lira olduğunu gördü ve hemen almak istedi. Ziya Bey internetten telefonu almak için kredi kartı bilgilerini sisteme girdi ve telefonu sipariş etti. Telefonu geldi İmitasyon tarzı olan telefonu aldı ve kısa zamanda telefon bozuldu asıl sıkıntı bilgilerini sisteme girdikten sonra başladı. Ürünü satın aldığı site güvenlikli site değildi ve kredi kartı bilgileri pekte iyi niyetli olmayan 3.kişilerin eline geçti ve niyahetinde Ziya Beyin birçok internet sitesinden farklı adresler verilerek birçok harcama yapıldı ve Ziya Bey’in 200 Liralık alışverişi ona 5000 liraya maloldu. Ziya Bey eğer alışverişi internet üzerinden sanal kart oluşturarak yapsa idi başına böyle işler gelmeyecekti. Eğer ki 3D Güvenlikli alışveriş yapılması yönünde bankaya talimat verse idi yine olaydan etkilenmeyecekti. Ayrıca Kredi kartının limitini çekebileceği minumum seviyeye çekse idi daha az mağdur olabilirdi.
Sonuç olarak  gerçekten çok da farklı olmayan hikayelerde görüldüğü gibi , Dolandırıcılık suçunu meslek edinen kişiler var.  Tüketici toplumu olarak yaptığımız alışverişler de bilinçli tüketici olmamız gerekmektedir. İlla ki İnternet üzerinden alışveriş yapılacaksa eğer sanal kart oluşturulması en azından 3D Güvenlikli siteden alışveriş yapılması ve Bankadan para yatırması ya da para çekilmesi yapılacaksa şubeye bağlı olan ATM den para çekilmesi  faydalı olacaktır. İcra konusunda da önerim eğer bir borç ile ilgili olarak muhatap iseniz borçlu değilseniz derhal itiraz etmeniz eğer borç sizin ise anlaşma yoluna gitmenizdir. Kısacası dolandırıcılık olayları hikayelerden çok daha çeşitlidir , eğer başınıza daha önce gelmeyen ve şüphelendiğiniz bir durum gelirse ve dolandırıldığını düşünüyorsanız zaman kaybetmeden polise başvurmanız yararınıza olacaktır. Dolandırıcılığın olmadı bir dünya dileğiyle….
Dolandırıcılık için İhbar sayfası;
http://www.egm.gov.tr/sayfalar/ihbar.aspx
Dolandırıcılık Wikipedi sayfası;
https://tr.wikipedia.org/wiki/Doland%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1l%C4%B1k

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • dolandırılanların hikayeleri
  • gerçek dolandırıcılık hikayeleri
  • icra hikayeleri
  • DOLANDIRILMA HİKAYELERİ
  • banka dolandırma hikayeleri

Devalüasyonun Siyasi Tarihindeki Kısa İzdüşümü

Öncelikle Devaülasyonun kelime anlamı ile yazıma giriş yapmak istiyorum. Devalüasyon, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satınalma gücünün, hükümetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir.
Ülkemizde birçok defa Türk Lirasındaki hızlı değer kayıpları yaşamış ve İktidarda bulunan partinin değişmesine neden olmuştur. Dolar yukarı yönlü koridorda ilerlerken kitleleri takip etmiş oldukları liderlerinden ayrılıyor, Siyasetçiler bu durumdan endişe duyuyorlar. Devaülasyon tarihinin Atatürk sonrası devirden başlatacak olursak ilk defa Devaülasyon 1946 larda yapıldı. Aynı yıl seçim yapıldı ve tek partili dönemden beri iktidarda bulunun CHP aynı yıl kurulmuş olan Demokrat Partiye iktidarı kaptırdı ve o tarihten sonra seçimle hiçbir zaman iktidara gelemedi. 1958 yılında Adnan Menderes’in Başbakanlığını yaptığı hükümet ekonomik buhranlar neticesinde TL’yi Devaüle etmek zorunda kaldı ve Türk Lirası Dolar karşısında yaklaşık 3 kat değer kaybetti. Altında farklı sebeplerin de varlığından şüphemiz olmasa da 27 Mayıs 1960 da Ordu yönetimi el koydu ve diğer örneklerden farklı olmakla birlikte İktidarın yönetimden eli çektirilmiş oldu. 1970 yıllarında Başbakan Süleyman Demirel önderliğinde iktidarda olan Adalet Partisi Devaülasyon yapmak mecburiyetinde kaldı. 1 Dolar 9 TL dan 15 Tl ya çıktı ve Siyasi tarihimizdeki ünlü muhtıralardan ”12 Mart 1971” Muhtırası ile Demirel Hükümeti işlevini kaybetti. 1974-1980 yılları arasında doların hızlı yükselişine engel olamayan hükümetler bir bir dağılmak zorunda kaldı ve bu dönemde 7 ayrı hükümet görev yaptı. Mesut Yılmaz döneminde yaklaşık Dolar karşısında Türk Lirasında 2 katlık bir değer kaybı yaşanmış ve ANAP’ın tek başına iktidarı çok kısa sürmüştür. 1993 yılında iktidarı Demirel’den Çiller almış ve 3 yıllık bir zamanda Türk Lirasının Dolar karşısında kaybı Cumhuriyet Tarihindeki en yüksek oranlarını görmüştür ve DYP’nin iktidar dönemi de kısa sürede sona ermiştir. 1996 yılında Refah Yol Hükümeti Cumhuriyet Tarihimizde hatrı sayılır bir yeri olan diğer bir muhtıra ile (1997 28 Şubat) Erbakan ve Çiller siyaset sahnesinden adeta silindi. 1999 yılında kurulmuş olan DSP,MHP ve ANAP koalisyonu 1999-2001 yılları arasında Türk Lirasının Dolar karşında yaklaşık olarak 4 kat değer kaybetmesiyle birlikte yeniden seçim yapılması ile yaklaşık 13 yıldır süregelen AKP İktidarı başlamış oldu. AKP iktidarında ilk defa Devaülasyon Mayıs 2013 de yaşanmış olup ilk kez kalıcı olarak Dolar 1,80 TL nin üzerinde tutundu. Ve 15/04/2015 tarihinde dolar %1,45 liralık artışla 2,72 TL’yi geçti. Dalgalı kur sistemi uygulandığı için Devaülasyon halen sürüyor.
Kısa bir değerlendirme; Döviz kurunda meydana gelen hareketlerin siyasi tarihimizle çok yakından ilişkisi olduğu aşikardır. Türk Lirasının değer kaybetmiş olduğu dönemlerde Halk fakirleşmekle birlikte bir zamanlar oy vermiş olduğu partiden hızla uzaklaşmaktadır. Dolar değer kazandığı için İthalat yolu ile Ülkemize giriş yapan İthalat ürünlerinde önlenemez bir yükseliş olmakta ve Vatandaşın da bu oranda alım gücü düşmektedir. Henüz kuruluşundan beri 95 yıl gibi kısa bir süre geçmiş olmasına rağmen ülkemizde birçok defa Türk Lirasının ciddi değer kayıplarında iktidarın değiştiği görülmüştür. Yine bir seçim dönemi içindeyiz İktidarın değişip değişmesinden ziyade Ülkemizin refahı, huzuru ve kalkınması açısında iyi bir seçimin olması dileğiyle… Zamanınızı ayırdığınız için teşekkürler….

Yazıyı Değerlendirin!

Türkiye’nin Sosyo Ekonomik Yapısının Suça Etkisi

Suç geçmişten günümüze güncelliğini koruyan toplumumuzun en güncel problemidir. Toplumumuzda işlenen suçlar kişilerin can ve mal güvenliğini açısından tehdit oluşturmaktadır. Suçun oluşmasında çok sayıda değişken olduğu için ileri düzeyde araştırmalar yapılsa da suçun ortaya çıkmasındaki etkenlerin tam anlamıyla çözüldüğünün söylenmesi güçtür. Yazımızda suçun oluşumundaki sosyo-ekonomik faktörleri ele alacağız. Toplumumuzdaki bireyler farklı yaş grupları ve cinsiyetlerine göre değişen oranlarda suç unsuru oluşturan olaylara karışmaktadır. Bireyin yaşam çevresi, hayat standardı, toplumdaki sosyal statüsü işlenen suçun nevi ve niteliğini değiştirmektedir. Bireyin ekonomik durumuna göre işleyebileceği suçlarda çeşitlilik vardır.

Türkiyede  eğitimsizlik ve akabinde işsizlik toplumu oluşturan bireyleri suça teşvik eden unsurların başında gelir. Aile kaynaklı ya da dış çevrenin etkisinde kalarak  bir insanı insan yapan ”Ahlak” olgusunun yerleşmemesi ”Hırsızlık” gibi kişinin mal varlığına kast ile başlayıp kişinin can varlığına gasp’a varacak şekilde haksız müdahaleler meydana gelmektedir. Toplumun refah seviyesinin yükselmesi insanların ekonomik manada rahatlaması ve işsizlik probleminin çözülmesi bir nebzede olsa hırsızlık türü suç unsurlarını azaltmaktadır. Ceza infaz kurumlarına girmiş olan bireyler her zaman için topluma tekrar döndüklerinde uyum sorunu yaşarlar. Bunun nedeni cezaevi alt kültürü oluşmasıdır. Cezaevi alt kültürü oluşmuş ve cezaevindeki yeniden topluma kazandırma çabalarına cevap vermeyen mahkum ya da tutuklular, Cezaevinden tahliye oldukları zaman sanki hiç cezaevine girmemiş gibi tekrar aynı suçları işleyip tekrar cezaevine girmekteler. Cezaevlerindeki yoğunluğun azaltılması ve cezaevindeki mahkumların topluma daha çabuk kazandırılması için yasalaşan yargı paketleri ile denetimli serbestlik tedbiri ile tahliye olan mahkumlar kısa zamanda yeniden aynı suç ile tekrar cezaevine girdikleri istatistiklerle göz önüne serilmiştir. Bu günden yaklaşık 2 yıl önce şahit olduğum bir olayda ; 15-16 yaşlarında hırsızlık suçundan onlarca sabıkası olan defaatçe cezaevine girip çıkmış bir çocuğun sormuş olduğu sizin maaşınız ne kadar sorusu ve devamında ”Senin bir yılda aldığını ben bir günde kazanıyorum” sözü Çocuğun nasıl bir psikolojide olduğu ve yaptığı yanlış hareketten az da olsa pişmanlık duymadığını gözler önüne sermiştir.Bu çocuk gibi düşünen ve davranan dışarıda onlarca çocuk olduğu aşikar. Toplumumuzun Ahlaklı çocuk yetiştirmek konusundaki eksikliği hiç gözardı edilemeyecek seviyede olduğu sonucuna varılabilir.

Türkiyede çocuk ve gençlik cezaevlerinde hapishane alt kültürünün oluşmaması ve ceza infaz kurumuna girmiş toplum bireylerinin tekrar topluma adepte olmasının sağlanması  için rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir. Atatürk ”Milli Eğitimin gayesi yalnız hükümete memur yetiştirmek değil, daha çok memlekete ahlaklı, karakterli, cumhuriyetçi, inkılâpçı, olumlu, atılgan, başladığı işleri başarabilecek kabiliyette, dürüst, düşünceli, iradeli, hayatta rastlayacağı engelleri aşmaya kudretli, karakter sahibi genç yetiştirmektir. Bunun için de öğretim programları ve sistemleri ona göre düzenlenmelidir” diyerek toplumun refah seviyesi yüksek olabilmesi için Ekonomisinin dünya standardında hatrı sayılır yere gelmesi için Ahlaklı ve karakterli bireylerin yetişmesinin öneminden bahsetmiştir.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • ademdege
  • ailenin sosyo-ekonomik durumu ve suç pdf
  • bireyleri suça teşvik eden unsurlar nelerdir
  • ekonomik durumun suça etkisi
  • sosyo ekonomik statü ve suç

Ekonomik Terimlerin Anlamları (A-Z)

Kaynak:Prof.Dr Bilge Aloba Köksal’ın Ekonomi Terimler Sözlüğü kitabı.

  1. AÇIGA SATIS ISLEMLERI: Sahip olunmayan menkul kiymetlerin ödünç alinmak sureti ile satilmasidir.
  1. ALACAK DEVIR HIZI: Ticari alacaklarin kaç kez satislara dönüstügünü göstermektedir.
  2. AGIRLIKLI ORTALAMA FIYAT: Her hisse senedi için, her seans öncesinde bir önceki seans islemleri dikkate alinarak ayri bir agirlikli ortalama fiyat olusturulur. Bu fiyat hesaplanirken degisik fiyattan ve miktarlardan gerçeklesen ve fiyati tescil edilen normal emirler dikkate alinir. Bir fiyatin tescil edilebilmesi için islemin lot olmasi ve gerçeklesmis islemin özel emir seklinde olmamasi gerekir.
  3. ALTIN VE DIGER KIYMETLI MADENLER FONU: Portföyününün en az %51’ini altin ve diger kiymetli madenlerin olusturdugu fonlardir.
  4. ANONIM SIRKET: Bir ünvana sahip en az 5 ortakça ana sözlesmesinde yazili konularda faaliyette bulunmak üzere asgari 5 milyar TL sermaye ile kurulmus olan ve esas sermayesi belli paylara bölünmüs olan sermaye sirketleridir.
  5. AVRUPA PARA BIRIMI: ECU Sepeti Topluluga üye on ülkenin paralarinin sabit tutarlarinin toplamindan olusmaktadir. Bu tutarlar her üyenin agirlik katsayisina göre belirlenmistir. Katsayilar ülkenin GSMH’si, Topluluk içindeki ticaret hacmi ve kisa vadeli parasal destekleme sistemi içindeki paylarina göre belirlenmistir.
  6. AYI PIYASASI: Hisse senedi fiyatlarinda düsüs beklentilerinin oldugu piyasalardir.
  7. BASIT FAIZ: Belli ve degismeyen bir sermaye üzerinden belli bir süre için hesaplanan faizdir.
  8. BASIT ORTALAMA: Belirli bir dönem araligindaki kapanis fiyatlarinin toplanarak baz alinan gün sayisina bölünmesi sonucu olusturulan ortalamadir.
  9. BAYRAK: Hisse senedi borsasinda teknik analizde kullanilan grafik sekillerinden biridir. Fiyatlarda görülen uzun bir düsme yada yükselme sonrasi fiyatlarin istikrarli bir sekilde ve ayni oranlarda önce düsüp sonra yükseldigi grafik seklini ifade eder.
  10. BAZ FIYAT: Bir hisse senedinin bir seans süresince islem görebilecegi en alt ve en üst fiyat limitlerinin belirlenmesinde esas teskil eden fiyattir. Bir hissenin bir önceki seansdaki Agirlikli Ortalama Fiyatinin en yakin fiyat adimina yuvarlanmasi ile hesaplanir.
  11. BEDELLI SERMAYE ARTTIRIMI: Anonim ortakliklarin, artirdiklari sermaye karsiligi çikardiklari hisse senetlerini ortaklarina belirli bir bedelle nakit karsiligi dagitmalarina denir.
  12. BEDELSIZ SERMAYE ARTIRIMI: Anonim ortakliklarin, iç kaynaklarindan yaptiklari sermaye artirimi karsiligi çikardiklari hisse senetlerini bir bedel almaksizin ortaklarina dagitarak gerçeklestirdikleri sermaye artirimlaridir.
  13. BILESIK FAIZ: Herhangi bir sermayeye verilen faize de faiz verilmesidir. Yani belirli bir dönem sonundaki faiz arti ilk sermaye toplamina tekrar faiz islemi uygulanmasi islemidir. Bilesik faiz ticari bankalarin mevduat ve kredi islemlerine uyguladiklari bir yöntemdir.
  14. BIRINCIL PIYASA: Hisse senetlerini halka arz eden sirketler ile tasarruf sahiplerinin dogrudan dogruya karsilastiklari piyasadir.
  15. BLUE CHIPS: Borsalarda büyük firmalara ait ve yillar itibariyle istikrarli bir seyir izleyen menkul kiymetlere verilen isimdir. Bunlar genelde taninmis firmalarin kagitlarindan olusur. Yatirimci gözüyle bunlara güven tamdir. Bundan dolayi da fiyatlari nispeten yüksektir.
  16. BORSA DISI PIYASA: Londra ve NewYork borsalari gibi, kabul edilen hisse senedi borsalarinin yetkileri disinda hisse senetleri alim ve satimin yapildigi piyasadir.
  17. Türkiye’de de borsa disi piyasa lot alti ve küsuratli islemlerle sinirlidir. Bu islemler IMKB tarafindan 1990’dan itibaren denetim altina almistir.
  18. BORSA EMIRLERI: Müsteri emirleri, üye temsilcileri tarafindan seans içinde borsa bilgisayar sistemine aktarildiginda borsa emrine dönüsür.
  19. BÖLGESEL PAZAR: Ülkenin çesitli bölgelerinde faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli hisse senetlerinin güvenli bir ortamda islem görmesini saglamak amaciyla kurulmustur. Ayni zamanda Ulusal pazar için geçerli kotasyon sartlarini saglayamayan sirketler de burada islem görür.
  20. BRÜT KAR MARJI: Isletmenin satislarinin brüt karliligini göstermektedir.
  21. CARI ORAN: Firmanin kisa sürede borç ödeme gücünü gösteren orandir. Oranin büyümesi firmanin cari borç ödeme gücünün yükseldigi anlamina gelir.
  22. CARI FAIZ ORANI: Piyasada fon arz ve talebinin karsilanmasi sonucu olusan faiz oranidir.
  23. ÇAPRAZ KUR: Iki yabanci para biriminin bir baska ülkedeki degerlerini göstermek için kullanilan terimdir.
  24. CCI GÖSTEGESI: (Commodity Channel Index: Mal Kanal Indeksi)
  25. “CCI” hissenin kapany? fiyaty ile verilen periyod için önceki a?yrlykly ortalamalary mukayese eder.
  26. CCI normal sartlarda + , – 100 arasinda hareket eder. Bazen + 100’ün üzerine çikar ve bu duruma (over-bought) asiri alinmislik denir. Bazen de – 100’ün altina düser ve bu duruma (over-sad) asiri satilmislik denir. Bu durumda CCI – 100 çizgisinin üzerine çiktiginda “al”komutu ve + 100 çizgisinin altina düstügünde “sat” komutu verir.
  27. ÇIKARILMIS SERMAYE: Kayitli sermaye sistemine tabi ortakliklarin satisi yapilmis hisse senetlerini temsil eden sermayeleridir.
  28. DEFLASYON: Bir ekonomide toplam arzin, toplam talebi asmasi durumudur.
  29. DEFTER DEGERI: Bir isletmenin özsermaye toplaminin pay senedi sayisina bölünmesiyle belirlenir.
  30. DESTEK SEVIYESI: Fiyatlarin düserken yogun alimlar ile karsilastigi ve daha asagiya düsmekte zorlandigi seviyedir.
  31. DEVLET TAHVILI: Maliye Bakanligi tarafindan itibari kiymetleri esit ve ibareleri ayni olmak üzere çikartilan borç senetleridir.
  32. DIRENÇ NOKTASI: Borsada, belli bir süreç içinde sürekli bir fiyat artisinin yogun satislar sonucu durduruldugu fiyat seviyesini ifade eder.
  33. DÖVIZ: Ulusal para disindaki tüm yabanci paralar ve bu para cinsinden deger tasiyan menkul degerlere verilen isimdir.
  34. DÖVIZ KURU: Bir ülkenin ulusal parasinin yabanci ülkelerin parasi cinsinden degeridir.
  35. DÖVIZ TEVDIAT HESABI: Yurtiçi ve yurtdisinda yerlesik kisilerin, ticari bankalarda açmis olduklari yabanci para cinsinden mevduata verilen isimdir.
  36. DÜNYA BANKASI: Dünya Bankasi yada Uluslararasi Imar ve Kalkinma Bankasi’nin temel amaci, üye ülkelerin gelismesine yardimci olacak mali kaynaklari saglamaktir.
  37. DÜSEN ÜÇGEN FORMASYONU: Fiyatlarin düserken ayni seviyede destek olusturmasina karsilik çikarken daha düsük seviyede tepe yapmasiyla olusan sekildir. Fiyatlarin belirgin bir deger kaybetmeden önce olusturdugu formasyondur. Formasyonun düsüs hedefi, formasyonun destek seviyesi ile en yüksek direnç seviyesi arasindaki farkin destek seviyesinden çikarilmasiyla bulunur.
  38. DÜSEN TAKOZ FORMASYONU: Büyük çikislardan önce olusur. Yukari dogru açisi olan bir üçgen görünümündedir. Takozun uçlarina dogru düsüsün siddetinde azalma olur. Hacim azalmasi çok belirgin hale gelir. Takozun düsen direnç çizgisi kirildiginda, çikis takozun boyunun üçte ikisi kadar olur.
  39. EFEKTIF: Merkez Bankasi’nca alim ve satimi yapilan ve Türk lirasi olarak kurlari belirlenen yabanci ülkelere ait kagit paradir.
  40. ELLIOTT DALGA ANALIZI: Çikan dalgalari ve düsen dalgalari kendi içinde gruplara ayirarak inceleyen analiz sistemidir.
  41. EMIRLERDE GEÇERLILIK SÜRESI: Borsa emirlerinin geçerlilik süresi bir tam gün (2 seans) olarak belirlenmistir.
  42. EMISYON: Merkez Bankalarinca piyasaya banknot sunulmasidir.
  43. ENDEKS FON: Borsa endekslerindeki oranlara göre endeks kapsamindaki hisse senetlerinden olusan portföyü isleten fonlardir.
  44. ENFLASYON: Toplam talebin toplam arzi asmasidir.
  45. ENFLASYON RISKI: Yatirimci tarafindan arzulanmayan bir reel getiri oraninin gerçeklesme olasiligini ifade eder.
  46. EVALÜASYON: Bankalarin kayitlarinda sabit kur üzerinden geçirilen dövizlerin her ay sonunda geçerli cari kura göre düzenlenmesine denir.
  47. FACTORING: Alacak hakkinin bir baska kurulusa devri sonucunda likit fon saglayan bir mali islemdir. Ülkemizde de hizla yayginlasan bir finansman yöntemidir.
  48. FAIZ: Ödünç alinan belirli bir fonun kullanma bedelidir.
  49. FAIZ ORANI RISKI: Yatirim yapilan kiymetin fiyatinin piyasadaki faiz oranlarindan olumsuz olarak etkilenmesi durumunda olusan risktir.
  50. FLAMA FORMASYONU: Bayrak formasyonuna benzer. Yapilan hizli primlerden sonraki dinleme sirasinda fiyatlarin çok düsük bir açiyla asagiya veya yukariya dogru hareket etmesidir. Formasyon hedefi, yapilan ilk belirgin boyutunun düzeltme sirasinda yapilan dip seviyeye eklenmesiyle bulunur.
  51. FINANSAL KIRALAMA: Makine ve teçhizatin mülkiyet hakkinin yasal olarak kiraya verende kalmasina ragmen, ekonomik açidan kiralanan varlik üzerindeki kontrolü kiraciya devreden ve kiraciyi varligin fiili sahibi haline getiren uzun süreli bir leasing türüdür.
  52. FINANSAL RISK: Yatirim yapilan kiymeti ihraç eden sirketin mali yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda olusan risktir.
  53. FIYAT GÖSTERGESI: Sadece fiyat degisimini baz alan inceleme sonucu ortaya al veya sat komutlari çikaran göstergedir.
  54. FIYAT MARJI: Bir hisse senedinin seans içinde önerilebilecek en düsük ve en yüksek fiyat araligini olusturur. Fiyat marji her hisse için baz fiyatin %10 alti ve üstü seklinde otomatik olarak hesaplanir. Rüçhan hakki kupon pazarinda ise fiyat marji %25’dir.
  55. FIYAT ÖNCELIGI: Hisse senetleri piyasasinda, daha düsük fiyatli satim emirlerinin, daha yüksek fiyatli satim emirlerinden; daha yüksek fiyatli alim emirlerinin, daha düsük fiyatli alim emirlerinden önce karsilanmasini ifade eder.
  56. FIYAT ADIMI: Her hisse senedi fiyati için bir defada gerçeklestirilebilecek en küçük fiyat degisimidir. Bu adimlar baz fiyat araligina göre belirlenir.
  57. Baz Fiyat Araligi Fiyat Adimi
  58. · 10-1000 TL – 10 TL
  59. · 1.025-2.500 TL – 25 TL
  60. · 2.550-5.000 TL – 50 TL
  61. · 5.100-10.000 TL – 100 TL
  62. · 10.250-25.000 TL – 250 TL
  63. · 25.500 –50.000 TL – 500 TL
  64. · 51.000-100.000 TL – 1.000 TL
  65. · 102.500-250.000 TL – 2.500 TL
  66. · 255.000- 500.000 TL – 5.000 TL
  67. · 510.000 TL ve üstü – 10.000 TL
  68. FIYAT-KAZANÇ ORANI: Hisse senedi fiyatinin hisse basina kar rakamina oranidir.
  69. FORMASYON: Fiyat grafiginin belirli bir dönem içinde çizdigi seklin bilinen bir geometrik sekile benzemesiyle olusur.
  70. GARANTI MEKTUBU: Bankalarin belirli bir isin yapilmasi , bir malin teslimi veya bir borcun ödenmesini taahüt ederek, taahütlerine sadik kalacaklarini ve borçlarini belirten vadede ödeyeceklerini gösteren belgedir.
  71. GÖZALTI PAZARI: Hisse senetleri Borsa’da islem gören sirketlerin hisse senetleri islemleri ile ilgili olarak olagandisi durumlarda yada hisse senetleri Borsa’da islem gören sirketler tarafindan kamuya aktarilacak bilgilerin zamaninda, dogru olarak aktarilmadigi durumlarda, ilgili sirketlerin sürekli denetim, gözetim ve sürekli kontrol altinda tutulabilmesi için açilmistir.
  72. GÜÇ GÖSTERGESI: Belirli bir dönemdeki fiyat degisiminin baska bir döneme göre fiyat degisimini karsilastirarak ortaya çikan farki analiz eden göstergedir.
  73. HALKA ARZ: Sermaye piyasasi araçlarinin satin alinmasi için her türlü yoldan halka çagrida bulunulmasini, halkin bir anonim ortakliga katilmaya ve kurucu olmaya davet edilmesini, hisse sentlerinin borsa da islem görmesini ifade eder.
  74. HAREKETLI ORTALAMA: Belirli bir dönem araligindaki kapanis fiyatlarinin en son baz alinan fiyatin agirligi daha yüksek, ilk baz alinan fiyatinin agirligi ise daha düsük olacak sekilde hesaplanmasiyla olusturulan ortalamadir. Hareketli ortalama, Basit ortalamaya göre daha hizli hareket eder.
  75. HAZINE: Devletin tasarruflarini ve mali islemlerini idare eden kurumdur.
  76. HAZINE BONOSU: Hazine tarafindan vadesi 1 yildan kisa süreli olarak çikarilan ve iskontolu olarak islem gören borçlanma senetleridir.
  77. HISSE SENEDI: Anonim ortaklilar tarafindan çikarilan ve anonim ortakligin sermayesine belirli bir katilma payini temsil eden kiymetli evraktir.
  78. HISSE SENEDI IHRAÇ FIYATI: Sirket tarafindan çikarilisi asamasinda satisa sunuldugu fiyattir.
  79. HISSE SENEDI ILE DEGISTIRILEBILIR TAHVIL: Önceden belirlenen bir zamanda tahvilin hisse senedi ile degistirilmesini öngören tahvil türüdür.Böyle bir tahvil ihracinin temelinde yeni kurulan bir anonim sirketin kolay borçlanabilmesini saglamak yatar.
  80. HISSEDAR: Bir anonim sirketin hisse senedine sahip olan sahistir.
  81. HISSE SENEDI PIYASA FIYATI: Bir pay senedinin sermaye piyasasinda alinip satildigi fiyat, o pay senedinin piyasa fiyatidir.
  82. HISSE SENEDI BORSA FIYATI: Hisse senedinin borsadaki arz ve talep kosullarina göre olusan fiyatidir.
  83. HISSE SENEDI FONU: Portföyünün en az %51’ini devamli olarak hisse senetlerine yatirilmis fonlardir.
  84. HISSE SENEDI ENDEKSI: Hisse senedi piyasasinin genel bir göstergesi olan endeks, kapsamindaki hisse senetlerinin fiyatlari ve halka açiklik oranlari baz alinarak hesaplanir. Piyasa performansi hakkinda genel bir bilgi verir.
  85. IMF: (Uluslararasi Para Fonu ) Uluslararasi para sistemi ile ilgili dogan gelisme ve sorunlar konusunda üyeler arasinda dayanisma saglar, çok yanli bir uluslararasi ödeme sistemini gelistirir, üye ülkelerin kisa dönemli kredi gereksinimlerini saglar, üye ülkelerin dis ödemeler bilançosunda ortaya çikan dengesizliklerin giderilmesine yardimci olur.
  86. IÇERDEN ÖGRENENLERIN TICARETI: Sermaye piyasasi araçlarinin degerini etkileyebilecek, henüz kamuya açiklanmamis bilgileri kendisine veya üçüncü kisilere menfaat saglamak amaciyla kullanarak sermaye piyasasinda islem yapanlar arasinda firsat esitligini bozacak sekilde haksiz yarar saglamak veya bir zarari bertaraf etmektir.
  87. IKILI TEPE FORMASYONU: Hissenin belirili bir zaman araliginda ayni tepeyi ikinci kez olusturduktan sonra fiyatin iki tepe arasinda olusan çukur seviyeye kadar düsmesi halidir. Fiyatlarin büyük düsüsler öncesinde olusturdugu formasyondur. Formasyon hedefi, tepedeki fiyattan iki tepe arasinda olusan dipteki fiyatin çikarilmasi ve bu farkin tekrar dip fiyattan çikarilmasiyla bulunur.
  88. IKILI DIP FORMASYONU: Hissenin belirli bir zaman araliginda ayni dip seviyeyi ikinci kez olusturduktan sonra iki dip seviye arasinda olusan tepe seviyenin asilmasi durumudur. Fiyatlarin büyük çikislar öncesinde olusturdugu formasyondur. Formasyon hedefi, iki dip arasinda yapilan tepe fiyattan dip seviyedeki fiyatin çikartilmasiyla ve bu farkin tepe fiyata eklenmesiyle olusan degerdir.
  89. IKINCIL PIYASA: Menkul kiymetleri ihraçdan alanlar bunlari tekrar paraya çevirmek istediklerinde islemlerin gerçeklestirildigi piyasalardir.
  90. IMKB TAKAS ve SAKLAMA BANKASI A.Ş: Sermaye piyasasinda faaliyet gösteren banka ve araci kurumlara saklama ve takas hizmeti veren kurulustur.
  91. INDIKATÖR: Son fiyatin ve hacmin önceki fiyatlar ve hacimler ile mukayesesini yaparak olusturulan kilavuz grafik ve /veya göstergedir.
  92. ISLEM SAATLERI:
  93. Pazarlar Seans Saatleri
  94. Ulusal Pazar
  95. Bolgesel Pazar
  96. Yeni Şirketler Pazarı 09:30-12:00 (birinci seans)
  97. 14:00-16:30 (ikinci seans)
  98. Gozalti Pazari 14:00-15:00
  99. Birincil Piyasa 11:00-12:00
  100. Resmi Muzayede Pazarı 11:00-12:00
  101. Ruchan Hakki Kupon Pazari ilgili pazar saatlerinde
  102. Toptan Satışlar Pazarı 11:00-12:00
  103. ISLEM HACMI: Her hisse senedi için gerçeklesen islemlerdeki hisse senedi sayisi ile islem fiyatinin çarpilmasiyla elde edilen degerlerin toplamidir. Tüm hisse senetlerinin islem hacimleri toplami, piyasanin toplam hacmini olusturur.
  104. ISLEM MIKTARI: Bir seansda yada belli bir dönemde alinip satilan menkul kiymet adedidir.
  105. ITFA: Bir borcun ödenerek kapanmasidir.
  106. KAÇIS SEVIYESI: Önemli bir destek seviyesinin bir kaç kez test edilerek belirginlesmesinden sonra, bu seviyenin altina düsülmesi durumunda fiyatlarin bir alt seviyedeki destek seviyesine kadar düsebilecegi kabul edilen seviyedir.
  107. KAMBIYO: Madeni ve Kagit para seklindeki tüm yabanci ülke paralari ve bu paralarla ödeme yapabilen her tür hesap, belge, bono,poliçe, çek vb. parasal araçlarin tümüne kambiyo denir.
  108. KANUNI YEDEK AKÇE: Bankalar tarafindan bir emniyet fonu olarak ve olasi zararlarini karsilamak amaciyla kardan ayrilan paya denir.
  109. KARMA FON: Hisse senetleri, borçlanma senetleri, altin ve diger kiymetli madenlerin en az ikisinden olusan ve her birinin degeri fon portföy degerinin %20’sinden az olmayan fonlardir.
  110. KAPANIS FIYATI: Bir seansda borsa kaydina alinan en son islemin fiyatidir.
  111. KAPITALIZASYON: Herhangi bir isletmenin birikmis yedek akçe ve karinin sermaye artiriminda kullanilmasina denir.
  112. KAR: Toplam hasilattan toplam maliyetin düsmesi ile elde edilen degerdir.
  113. KARA PARA: Yasal islerden eldeeilmemis veya vergisi ödenmemis paraya denir.
  114. KISA DÖNEMLI GÖSTERGE: Fiyat degisimlerinde kisa bir zaman dilimini baz alarak hizli komutlar olusturan göstergedir.
  115. KIYMETLI EVRAK: Kambiyo senetleridir. Kiymetli evrak olarak çek, bono, tahvil hisse senedi ve poliçe yi sayabiliriz.
  116. KONSOLIDASYON: Uluslararasi borç islemlerinde bankalarin ya da direkt olarak borçlu olan ülkenin, vadesi gelen bir borcun daha uzun süreli bir vadeye uzatilmasi islemidir.
  117. KONVERTIBILITE: Bir ülkenin yerel parasinin serbest döviz piyasasinda diger yabanci paralara ve altina dönüsebilme özelligidir.
  118. KOPUS SEVIYESI: Önemli bir direnç seviyesinin bir kaç kez test edilerek belirginlesmesinden sonra, bu seviyenin asilmasi halinde fiyatlarin bir üst seviyedeki direnç seviyesine kadar çikabilecegi kabul edilen seviyedir.
  119. KREDI: Mali kurumlarca kisi ve kuruluslara verilen borç paraya denir.
  120. KREDILI MENKUL KIYMET ISLEMLERI: Bir araci kurulus nezdinde müsteri adina kredi hesabi açilmasi kosuluyla müsteri ve araci kurulus arasinda yapilacak sözlesme hükümleri çerçevesinde menkul kiymet alinmasidir.
  121. KUPON: Tahvil ve hisse senetlerine ekli parça veya parçalardir.
  122. KURTAJ: Borsa üyelerinin araci olarak yaptiklari her borsa islemi için müsterilerinden aldiklari komisyondur.
  123. KÜSÜRAT EMIR: 1 lotun içerdigi hisse senedi sayisindan daha az miktarlar için verilmis emirlerdir. (lot alti emirler) Küsürat emirler fiyatsiz girilir. Küsürat emirler ilgili hisse senedinin lot piyasasinda islem gördügü en son fiyattan gerçeklesir.
  124. LIMITLI EMIR: Emri veren alicinin, islemin gerçeklesmesi için kabul ettigi en yüksek fiyati, saticinin ise satmaya razi oldugu en düsük fiyati belli ettigi emir tipidir.
  125. LIKITIDE: Para piyasasinda islem gören para ve para niteliginde degisim ve deger ölçüsü araçlari için kullanilmaktadir.
  126. LIKIDITE ORANI: Kisa vadede nakde dönüsebilecek dönen varliklarin, kisa vadeli borçlari karsilama gücünü gösterir.
  127. LIKIDITE RISKI: Sahip olunan kiymetin istenildiginde paraya çevrilememesini, kiymetin cari piyasa degerinin altinda elden çikrilmasini ifade eder.
  128. LIKIT FON: Vadesine 90 günden az kalmis sermaye piyasasi arçlarindan olusan fonlardir.
  129. MALI ENDEKS: Mali sektörde yer alan sirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarindaki degismeler dikkate alinarak haesaplanan hisse senetleri piyasasi endeksidir.
  130. MANÜPLASYON: Piyasada canlilik yaratmak amaciyla suni olarak alim/satim yapmaktir.
  131. MACD GÖSTERGESI: (The Moving Average Convergence / Divergence: hareketli ortalamalarin Uyumlulugu ve Uyumsuzlugu)
  132. MACD’de 26 günlük hareketli ortalamadan 12 günlük hareketli ortalama çikarilir. Daha sonra çikan farkin 9 günlük hareketli ortalamasi alinir.
  133. MACD “al” komutunu kesisme yukari dogru oldugunda “sat” komutunun ise kesisme asagiya dogru oldugunda verir.
  134. MENKUL KIYMET: Ortaklik veya alacaklilik saglayan belli bir meblagi temsil eden, yatirim araci olarak kulanilan dönemsel gelir getiren, misli nitelikte seri halinde çikarilan, ibareleri ayni olan ve sartlari kurulca belirlenen kiymetli evraktir.
  135. MENKUL KIYMET IHRACI: Sermaye piyasasi arçlarinin ihraççilar tarfindan çikarilip halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin satisidir.
  136. MENKUL KIYMET IRADI: Menkul ve gayri menkullerden elde edilen faiz, kira, rant gibi hasilati ifade etmektedir.
  137. MERKEZ BANKASI: Banknot ihraç eden, hükümetin para ve kredi politikasini yürütmede yardimci olan, veznedarlik görevini üstlenmis, devletin iktisadi ve mali danismanligini yapan bir kurumdur.
  138. MEVDUAT: Belirli dönem için geri ödemek kosuluyla belirli bir bedel karsiliginda mevduat sahibi kisilerce bankalara tevdi edilen paradir.
  139. MÜSTERI BAZINDA SAKLAMA: 1995 yilindan itibaren borsa yatirimcilarinin borsa üyeleri nezdindeki saklama hesaplarinin Takasbank nezdinde eslenerek müsterinin kod ve sifresini kullanarak Takasbank nezdindeki bakiyesini takip edebilmesini saglayan hizmettir.
  140. MOMENTUM : Momentum bugünkü fiyatin baz alinan önceki fiyata bölünmesi sonucu ve sonucun 100 etrafinda salinmasiyla olusur. Momentum baz alinan kendi agirlikli ortalamasinin üzerine çiktiginda”al” komutu, düstügünde ise “sat” komutu verir.
  141. MÜSTERI EMRI: Borsa üyelerine müsterileri tarfindan verilen alim satim emirleridir.
  142. NOMINAL DEGER: Hisse senedinin veya tahvilin sahip oldugu en küçük küpürün üzerinde yazili olan degerdir.
  143. NORMAL EMIR: Küsüratsiz tam olarak 1 lot ve katlarindan olusan emirdir.(1 lot = 1.000 adet )
  144. NOMINAL DEGER: Hisse senedi için pay senedinin üzerinde yazili olan fiyattir.
  145. OPSIYON SÖZLESMESI: Alan tarafa üzerine opsiyon yazilan mal veya kiymetin gelecekte belirli bir tarihte belirlenen miktarda alma veya satma hakkini saglayan sözlesmedir.
  146. ÖDENMIS SERMAYE: Esas sermaye sistemine tabi ortakliklarda, ortaklarca taahhüt edilen sermayenin nakden ödenmis kismidir.
  147. ÖZEL EMIR: Yönetim kurulu tarafindan menkul kiymet bazinda belirlenen hisse sayisini asan ve baska bir özel emir ile eslendiginde eksper onayi ile gerçeklestirilen emirdir.
  148. PARA PIYASASI: Kisa vadeli fon arz ve talebinin karsilandigi piyasadir. Para Piyasasi Araçlari; para, mevduat, kredi ve sosyal güvenlik fonlaridir.
  149. PAY BASINA TEMETTÜ: Bir dönemde ortaklara dagitilmasina karar verilen toplam kar payinin o döneme ait hisse senedi sayisina bölünmesi ile bulunur.
  150. PIYASA FIYATI: Bir menkul kiymetin piyasadaki arz ve talebe göre olusan fiyatidir.
  151. PIYASA RISKI: Yatirimcilarin beklentilerindeki degismelerden dolayi menkul kiymetlerin fiyatlarinda degismelerin ortaya çikmasi ile zara olusmasidir.
  152. PLASMAN: Yapilmis olan bir yatirimin el degistirmesidir. Ekonomi için ek bir yatirim degil sadece yatirimcinin degismesidir.
  153. PORTFÖY: Bir yatirimcinin sahip oldugu menkul kiymetlerin tümüne verilen addir.
  154. PORTFÖY YÖNETICILIGI: Sermaye piyasasi araçlarindan olusan portföylerin müsterilerle yapilacak portföy yönetim sözlesmesi çerçevesinde vekil sifatiyla yönetilmesidir.
  155. PRICE OSCILLATOR : (Fiyat Göstergesi)
  156. Fiyat göstergesi iki farkli hareketli ortalama arasindaki farki yüzdesel veya puansal olarak hesaplar.
  157. Eger kisa dönemli hareketli ortalama uzun dönemli ortalamalarin üzerine çikarsa “al” komutu, altina düserse “sat” komutu olusur.
  158. REPO: Bir menkul kiymetin islem baslangiç valöründe satilip bitis valöründe geri alinmasini ifade eder. Repo yapan taraf parayi kullanan taraftir.
  159. RESMI MÜZAYEDE PAZARI: Mahkemelerin, icra dairelerinin ve diger resmi dairelerin borsada yapilmasini gerekli gördükleri hisse senedi islemlerinin gerçeklestirildigi pazardir.
  160. REZERV PARA: Uluslararasi mali kuruluslar ile hükümetlerin ellerinde bulundurduklari altin ve döviz’e verilen addir.
  161. RISK: Istenmeyen sonuçlarla karsilasma olasiligidir.
  162. RÜÇHAN HAKKI: Bedelli sermaye arttirimlarina mevcut ortaklarin öncelikle katilma hakkidir. Sözkonusu hak hisse senedine bagli yeni pay alma kuponlari karsiliginda ve ayrica hisse senedi ibrazina gerek kalmaksizin yapilir.
  163. RSI GÖSTERGESI : (Relative Strength Index : Relatif Güç Indeksi)
  164. 1. RSI çogunlukla 70 ile 30 arasinda hareket eder.
  165. 2. 70’in üzerinden asagi inerken “sat” komutu olusur.
  166. 3. 302’nin altindan yukari dogru çikarken “al” komutu olusur.
  167. 4. Gösterge ile fiyat grafigi arasinda olusan agirliklarda aykirilik pozitif ise fiyat yönünün devam edecegini, aykirilik negatif ise fiyat yönünün degisecegini gösterir. Örnegin: Fiyat 7000 TL de iken gösterge 60 da olsun. Fiyat 8000’e çiktiginda göstergede çikiyorsa bu olumludur. Ancak daha önce yapilan 8000 zirvesiyle ayni seviyeye gelindiginde gösterge daha önceki zirvedeki seviyesinin altinda kalirsa bu olumsuzdur. Fiyat göstergelerinin”sat” komutlari çalisabilir.
  168. SAKLAMA: Takasi gerçeklestirilen menkul kiymetlerin organize olmus ve kabul görmüs kuruluslarca muhafaza edilmesidir.
  169. SERMAYE: Üretimde kullanilan ve kendileri de üretilmis olan mallardir.
  170. SERMAYE ARTIRIMI: Bir sirketin esas sermayesine karsilik olan hisse senetlerinin bedelleri ödendikten sonra genel kurul karari ile yeni hisse senedi çikarilarak sirket sermayesinin arttirilmasidir.
  171. SERMAYE PIYASASI: Orta ve Uzun vadeli fon arz ve talebinin karsilastigi piyasadir. Vade bir yildan fazla olmalidir. Sermaye Piyasasi Araçlarindan baslicalari; hisse senedi, tahviller ve hazine bonolaridir.
  172. SERMAYE PIYASASI KURUMLARI: Araci kuruluslar yatirim ortakliklari, yatirim fonlari ve sermaye piyasasinda faaliyet göstermesine izin verilen diger kurumlardir.
  173. SERMAYE PIYASASI KURULU: Sermaye Piyasasi Kanunu ile verilen görevleri yapmak üzere kurulmus tüzel kisilige ait kurumdur.
  174. SERMAYE ARTTIRIMI: Yeni hisse senedi ihraç edilerek mevcut ödenmis yada çikarilmis sermayenin arttirilmasidir.
  175. SINAI ENDEKSI: Sadece sanayi sektöründe yer alan sirketlerin hisse senetlerinin fiyatlarindaki degismeler dikkate alinarak hesaplanan hisse senetleri piyasasi endeksidir.
  176. SPEKÜLASYON: Bireyin gelecekle ilgili beklentileri dogrultusunda fiyat ya da döviz kurundaki degismelerden bir gelir elde etmek amaciyla yapilan islemdir.
  177. STOK DEVIR HIZI: Stoklarin yil içinde kaç kez satislara dönüstügünü göstermektedir.
  178. SWAP: Faiz oranlari ile döviz kurlarindaki degismeler sonucunda ortaya çikan riski en aza indirmek amaciyla gelistirilmis islemdir.
  179. TABAN FIYAT: Hisse senetlerinin bir seans içerisinde görebilecegi en düsük degerdir.
  180. TAHVIL VE BONO FONU: Portföyünün en az %51’inin devamli olarak borçlanma araçlarina yatirilmis fonlardir.
  181. TAKAS: Borsa üyelerinin sattiklari menkul kiymetleri takas merkezine teslim etmeleri, aldiklari menkul kiymetleri de takas merkezinden almalari, ödemelerini ve tahsilatlarini da burada gerçeklestirmelerini kapsar.
  182. TAKOZ FORMASYONU: Devam eden hareketde yorgunluk olustugunu belirtir. Yükselen takoz ve düsen takoz olmak üzere iki çesit vardir.
  183. TASARRUF: Gelirden tüketimin çikartilmasi ile elde edilir.
  184. TASARRUF MEVDUATI SIGORTA FONU: Tasarruf mevduati sahiplerini belirli bir tutara kadar ilgili bankanin ödeme yetersizligi riskine karsin sigorta etmektir.
  185. TAVAN FIYAT: Hisse senetlerinin bir seans içerisinde görebilecegi en yüksek fiyattir.
  186. TEKEL: Tek bir satici ve karsiliginda çok miktarda alici olan piyasadir.
  187. TEKNIK ANALIZ: Hisse senedi veya borsa endeksi fiyatinin ya da islem miktarinda meydana gelen degismelerin genellikle grafiklerle açiklanmasi ve gelecege yönelik trend belirleme aracidir.
  188. TEMEL ANALIZ: Hisse senetlerinin gerçege en yakin fiyatlarini bulmaya yönelik bir yöntemdir.
  189. TEMERRÜT: Taahhütlerinin gerektirdigi ödeme veya menkul kiymet teslimatlarini belirlenen süreler içinde gerçeklestirmeyen borsa üyesi, herhangi bir ihbara gerek kalmaksizin temerrüde düsmüs sayilir.
  190. TEMETTÜ: (KAR PAYI) Ortaklarin dönem içinde elde ettikleri kardan mevcut
  191. ortaklarin pay alma hakkidir.
  192. TEMETTÜ GETIRISI: Hisse senedinin yillik getirisidir.
  193. TEMINAT MEKTUPLARI: Alici ile satici arasindaki güvenin saglanmasi için bir banka araciligina ihtiyaç duyulur. Bankalar borçluya kefil olarak bu güveni saglar..
  194. TERS REPO: Bir menkul kiymetin baslangiç tarihinde alinip bitis tarihinde gersi satilmasi islemidir. Ters repo yapan parayi kullandiran taraftir.
  195. TOPTAN SATISLAR PAZARI: Önceden alicilari belirli olan yada olmayan, belirli bir miktarin üzerindeki hisse senedi islemlerinin organize bir piyasada gerçeklestirilmesini saglamak amaciyla kurulmustur.
  196. TREND: Bellirli bir zaman dilimi araliginda belli bir seyiri olusturan degerlerde ortaya çikan sürekli artma ya da azalmalari ifade eder.
  197. ULUSAL PAZAR: Burada islem gören bütün sirketler, IMKB tarafindan önceden belirlenmis kotasyon sartlarini tümüyle karsilayan sirketlerdir. Ulusal pazardan seçilmis 100 sirkete ait hisse senetleri IMKB-100 Endeksini olusturmaktadir.
  198. ÜÇGEN: Teknik analizde hisse senedi fiyatinin eristigi en yüksek fiyat ile en düsük fiyat arasindaki farkin önce genisleyip sonra daraldigi grafiktir.
  199. VADELI ISLEM SÖZLESMESI: Sözlesmenin taraflarini belirlenen ileri bir tarihte üzerinde anlasilan fiyattan standartlastirilmis miktardaki bir mali veya kiymeti alma veya satma yükümlülügüne sokan sözlesmedir.
  200. VALÖR: Kredi ya da mevduat için bankaca faizin isletilmeye baslandigi tarihe denir.
  201. YATIRIM: Belli bir getiri saglamak amaciyla, belirli vadelerde birikimlerin yatirim araçlarina baglanmasidir.Yatirimci yaptigi yatirimin maliyetini üstlenir. Bu onun riskidir. Eger yatirimci kendi öz fonlarini kullanarak yatirim yapiyorsa, en azindan bu fonlarin maliyetini karsilamasi gerekir. Yatirimci, elindeki bu fonlarla tahvil alis satisi veya vadeli mevduat ile faiz geliri de saglayabilir. Faiz hadleri, gelir seviyesi, borçlanabilme imkanlari ve yatirimcinin sahip oldugu risk anlayisi, yatirimi etkileyen unsurlardandir.
  202. YATIRIM DANISMANLIGI: Müsterilere sermaye piyasasi araçlari ile bunlari ihraç eden ortaklik ve kuruluslar, yönlendirici nitelikte yazili veya sözlü yorum ve yatirim tavsiyelerinde bulunulmasi faaliyetidir.
  203. YATIRIM FONLARI: Halktan katilma belgeleri karsiligi toplanan paralarla belge sahipleri hesabina, olusturulan portföyü isletmek amaciyla kurulan malvarligidir.
  204. YATIRIM ORTAKLIKLARI: Sermaye piyasasi araçlari ile altin ve diger kiymetli madenler portföyü isletmek üzere anonim ortaklik seklinde ve kayitli sermaye esasina göre kurulan sermaye piyasasi kurumlaridir.
  205. YENI SIRKETLER PAZARI: Yeni kurulmus olmakla beraber, büyüme potansiyeli tasiyan sirketlerin hisse senetlerinin borsada islem görmesi amaciyla kurulmustur.
  206. YÜKSELEN ÜÇGEN FORMASYONU: Fiyatlarin çikarken ayni seviyede direnç olusturmasina karsilik düserken daha üst seviyede dip yapmasiyla olusan sekildir. Fiyatlarin belirgin bir prim yapmadan önce olusturdugu formasyondur. Formasyon hedefi ise formasyonun direnç seviyesi ile en düsük fiyatli günü arasindaki farkin direnç seviyesine eklenmesiyle bulunur.
  207. YÜKSELEN TAKOZ: Büyük düsüslerden önce olusur. Yukari dogru açisi olan bir üçgen görünümündedir. Takozun uçlarina dogru çikis güç kaybeder. Hacim artisi olmaz,hacim daralir. Hacim yükselen fiyati onaylamaz. Takozun yükselen destek çizgisi kirildiginda, düsüs takozun boyunun üçte iksi kadar olur.
  208. ZAMAN ÖNCELIGI: Hisse senetleri piyasasinda, fiyat esitligi halinde sisteme zaman açisindan daha önce kaydedilmis emirlerin öncelikli karsilanmasidir

Kaynak:Prof.Dr Bilge Aloba Köksal’ın Ekonomi Terimler Sözlüğü kitabı.

Ekonomik Terimlerin Anlamları (A-Z)
1 5

Ne aradılar:

  • ekonomi terimleri
  • ekonomik terimler
  • iktisat terimleri
  • iktisadi terimler
  • ekonomi terimleri ve anlamları

Güle Güle Smith, Hoş Geldin Keynes

Amerika Birleşik Devletleri’nde 2008 yılının son çeyreğinde taşınmaz mal piyasasında ortaya çıkan kriz etkilerini hala sürdürmeye devam etmektedir. Özellikle ülkelerin ekonomi politikası uygulayıcıları sorunun tamamen sona ermediğini her an yeni bir durgunlukla karşı karşıya kalınabileceğini düşünerek yaptıkları/yapacakları-uyguladıkları/uygulayacakları ekonomi politikalarında özellikle çok dikkatli davranmaktadırlar. Bu durumu ABD’nin krizi tamamen atlatamamasına ve ekonomisinin adeta “bıçak sırtı” bir denge üzerinde ilerlemesine bağlamaktadırlar. Bu krizden çıkış için uygulanan politikaların ortak özelliği (genel olarak) Keynesyen izler taşımasıdır. Dolayısı ile 2008 krizi bize 1929 yılında krizden çıkış için Smith’in kapı dışarı edilip Keynes’in içeri alınmasını anımsatmaktadır.

1929 yılında Dünyada büyük ekonomik bunalım meydana geldiğinde herkes kapitalist sistemin sona ereceğini, iktisadi düşünceye hakim olan Klasik, Marjinalist ve Neo Klasik geleneklerin hakimiyetlerini kaybedecekleri düşünülmekteydi. Ekonomik olayları arz yönlü bir temelde inceleyen bu hakim düşünce, 1929 yılında ortaya çıkan talep yetersizliğini açıklamakta oldukça zorluk çekiyordu (Her ne kadar 1929 Bunalımı Amerika’da borsanın çöküşünden kaynaklandığı düşünülse de asıl sorun talep yetersizliğiydi). İktisadi düşünceye hakim olan bu gelenek temellerini 16 Haziran 1723 doğumlu İskoçya’lı filozof Adam Smith’in görüşlerinden almaktaydı. Adam Smith temelinde iktisadi düşünceye hakim olan bu gelenek genel olarak, piyasanın tam rekabet şartları altında, ücret, faiz haddi ve mal fiyatlarının esnek olduğu ve en önemlisi de her arzın kendi talebini yarattığı ortamda ekonominin daima tam istihdam seviyesinde dengeye geleceğini kabul etmekteydi. Ancak yukarıda da bahsettiğimiz gibi her arzın kendi talebini yaratacağını savunan bu gelenek, 1929 Buhranı’nı açıklamada yetersiz kaldı. Çünkü onlara göre, talebin ekonomi üzerinde bir etkisi yoktu, ancak sorun üretimin fazla talebin ise bu üretimi satın alacak boyutlara ulaşamaması yani talep yetersizliğiydi.
1936 yılında İngiliz İktisatçı John Maynard Keynes Büyük Buhran’a çare olacak çözüm önerileri ortaya koyamayan başta Klasik İktisat olmak üzere hakim iktisadi görüşün tersine, istihdamı arttırmak sureti ile toplam talep yetersizliğini giderecek çözüm önerilerini sunduğu “İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi” isimli eserini yayınladı. Keynes‘in aslında karşı çıktığı görüşler, Klasik iktisatın liberal geleneğinin “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” öğretisi idi. Yani Keynes’e göre, (basit bir dille anlatacak olursak) eğer ekonomide bir toplam talep yetersizliği varsa (yani insanlar satın alma gücünden yoksun ise) o zaman devlet müdahale ederek insanların satın alma gücünü arttırabilmelidir. Hatta bunu yaparken denk bütçe ilkesinden vazgeçmeli, bütçede gerekirse açık vermelidir. Bu durum ekonomi düzeldiğinde bütçe fazlası verilerek giderilmelidir (Hatta Keynes eğer hükümet talebi destekleyecek yani istihdamı arttıracak politikalar üretemiyorsa, Londra sokaklarındaki kaldırım taşlarını insanlara gerekirse söktürsün sonra geri taktırsın demiştir).
Keynes‘in 1936 yılında yapmış olduğu kapitalist sisteme karşı yapılmış bir devrim değildir. Aksine, kapitalist sistemin devamını sağlayacak politika önerilerini sunmuştur Keynes. Keynes’in yaptığı, ekonominin talep yönünü ihmal eden Klasik İktisat geleneğinin politika önerilerine gerçekleştirilmiş bir karşı duruştur. Belki liberal ekonominin geleneği haline gelmiş olan “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” öğretisinden vazgeçilmesini istese de (ki bu toplam talep yetersizliği sona erene kadar) aslında bu öğretinin devamlılığını sağlayacak olan Keynes‘in politika önerileridir.Dolaısı ile Keynes’in ortaa attığı politika önerileri 1929 Buhranı’ndan kurtulmak için birçok ülke tarafından uygulandı ve başarılı sonuçlar elde edildi.
2008 yılında ortaya çıkan Krizde de tarih bir kez daha tekerrür etti. ABD’nin 3 Ekim 2008’de 850 Milyar Dolarlık kurtarma paketini onaylaması, aslında Keynesyen politikalara dönüşü gösteren bir durumdu.Ancak bu geri dönüş sadece krizden çıkmak için uygulanan bir politikalar bütünü olmaktan öteye gidemedi.
Sonuç olarak, 1929 Buhranı’nda da, 2008 Krizi’nde de kapitalist ekonomiler (başta ABD) Smith’e güle güle, Keynes’e hoşgeldin demişlerdir. Bugün birçok liberal Keynes ve onun politikalarını benimsemezler ancak fark etmedikleri en önemli şey, liberal öğretinin işin içinden çıkamadığı noktalarda kapitalist sistemin devamı Keynesyen politikalarla sağlanmıştır. Ancak Keynes’in ve Keynes sonrası Keynes’in görüşlerini devam ettirenlerin görüş ve ekonomi politikası önerileri (özellikle de Post Keynesyenler-ki bu başka bir yazının konusu-), sadece kriz dönemlerinde değil, krizin olmadığı dönemlerde de önemsenmesi gerekmektedir.
Arş. Gör. Mehmet Songur
Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler keynes
  • keynes buyuk buhranin cozumu
  • adam smiyh-keynes
  • Keynes’le Smith
  • adam smith vs keynes arasindaki farklar