Tek Kutuplu Bir Dünya

İnsanlık tarihinden beri süregelen bir egemen düşünce bulunmaktadır.Her devirde kesinlikle bir süper güç bulunacaktır ,sahip olduğu bölgeyi veya Dünya’da ki  dengeleri  o değiştirecektir.Peki bu her zaman böyle midir ? Kimi otoriterlere göre militarizme önem veren asıl güçtür.Kimine altyapı,kimine ekonomi,kimine kültür.Sonuçta her devirde bir egemen güç  , ve  bu egemen gücün yaymak istediği  ideolojik kavgası bulunacaktır.Fakat unutulmamalıdır ki  bu egemen güce karşı gerek militarist gerek ekonomi gerekse teknolojik   tabanlı bir anti-güç olarak büyüyen başka bir  güç  belirecektir. Evrensel olarak da kendi iç mekanizması olarak da devletler her zaman bunun için tedbirler almıştır.Orta Çağ da burjuva sınıfının ortaya çıkması ve  sonraki dönemlerde  işçi-kapitalist çatışması SSCB-ABDa kutuplaşmasını doğuracaktır.

En son geldiğimiz yakın tarihte SSCB-ABD soğuk savaşında SSCB’nin dağılmasıyla ABD bu savaştan şimdilik galip çıkmıştır.Dünya Komünizm etkisinden arındırılmış ve kapitaist sistem galip çıkmıştır .Şimdi en temel sormamız gereken  soru  ABD egemenliğinden sonra hangi ülkenin dünyada süper güç olma rolüne sahip olacağıdır . Çin,Hindistan ,Rusya …Belki de  petrol zengini bir Arap ülkesi bu koltuğa sahip olacaktır.

Ekonomistlere göre  Çin’in yükselen üretim gücü ABD’nin varisi olma yolunda en büyük seçenek.Son zamanlarda geçmiş 14 yılın en düşük büyüme hızı olarak 7,7  bir trend yakalasa da , hala  diğer ülkelere göre oldukça yüksek bir noktada.Ayrıca işçi potansiyeli ile daha şimdiden çoğu fabrikayı içerisinde bulunduran bir ülke.

Nufus olarak Çin’i geçeceği düşülen Hindistan ise sadece popülasyon olarak  şu an 1 milyarı geçmiş durumda.Üstelik  Çin gibi henüz çocuk sınırlamasına karşı bir politika yok.Fakat hala  ekonomisi tarıma dayalı bir ülke olan Hindistan,  İngiliz ekonomistlere göre   her ne kadar GDP(General Domestic Product) ölçeğini değiştirerek bir gecede 10 yılın en düşük seviyesi % 5’den, % 7’lerin üzerine çıkartsa da , tarıma dayalı olan ekonomiyi seri üretim haline getirmeden  ve fabrika otomasyonuna geçmeden lider bir ülke konumuna geleceğini savunmamaktadır.

Rusya ise SSCB’nin dağılmasıyla kendini  piyasa ekonomisine çabuk entegre etmiş ,özelleştirmeleri  tamamlamış ve Putin önderliğinde tüm medya baronlarını etkisiz hale getirmiştir.Her ne kadar yakın zamanda bir kriz geçirsede  dünya ülkesi olma yolunda  ilerlemektedir.Fakat Uluslararası derecelendirme kuruluşu Moody’s’in yayınladığı son büyüme raporunda Rusya’da ki iyi   gidişatı bir kenara bırakırsak, gelecek yıllarda ekonomik büyümenin cansız olacağını belirtti.

ABD ve  Avrupa Birliği Serbest Gümrük Pazarı’na alternatif olarak kurulmuş Şanghay İşbirliği Örgütü   sayesinde  Rusya ve Çin geniş bir pazar bulmuş, ABD’ye karşı yeni bir güç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bütün bunların sonucunda dünya tek düzeye indirgenmiş bir konumda tarihte hiçbir zaman devam etmemiştir.Her daim ülkelerin karşısına gerek ekonomik  gerek askeri gerekse de ideolojik olarak hep bir anti-güç ortaya  çıkmıştır.Nitekim Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Şanghay İşbirliği Örgütü açılında yaptığı konuşmada  ”Tek kutuplu dünya düşünülemez.” sözü akıllarda yer etmiş ve ABD’nin koltuğuna talip olduklarının açıkça bir belirtisidir.

 

 

Tek Kutuplu Bir Dünya
2 3.5

Ne aradılar:

  • facebook burak dogan loc:TR