Girişimcinin SGK Teşvikleri-Mevzuattan Bazı Faydalı Bilgiler

Bugün muhasebe okyanusunda bazı sgk teşviklerinden bahsedeceğiz; Bu teşviklerden bazıları şunlardır:

5510 Sayılı Sgk Teşviki

100 TL Asgari Teşviki

5525 Sayılı Kültür Yayınları Teşviki

5746 Sayılı Ar-ge Yatırımları Teşviki

4857 Sayılı Engelli Teşviki

Girişimci açısından faydalı bulduğumuz noktaları paylaşıyor, Bu yazılarla araştırmalarımızı paylaşıyoruz:

  • 5510 Sayılı kanun çerçevesinde; Ssk e-bildirgesini zamanında kuruma veren ve ödemesini ayın son gününe kadar yapan mükellefe hazine tarafından ödeyecegi ssk primi üzerinden %5 indirim yapılıyor.
  • 100.-TL Asgari Ücret Teşviki: Asgari ücret ile 2.550.-TL Brüt ücret sahibi çalışanlar için Her bir çalışan için devlet tarafından 100 TL işverene verilen teşviktir. Yeni işçi alımında ise yeni işçilerin %10’u bu teşviğe dahil olacaktır.
  • 5525 Sayılı Kültür Yatırımları Teşvik Belgesi Teşviki: Kültür yatırım teşvik belgesi alan kurumlar vergisi mükellefleri için üç yıl şartı aranmak şartıyla; sigorta primleri işveren hissesinin %50’si hazine tarafından karşılanıyor ; eğer bu kurumlar işletme aşamasında ve 7 yılı aştığında ise sigorta primleri işveren hissesinin%25’i hazine tarafından karşılanıyor.
  • 5746 Sayılı Ar-ge Faaliyetleri Teşviki: Bu teşvik daha üniversite,tübitak, teknokent ortamlarında kurulan işletmelere yönelik bir teşvik olmakla birlikte 5746 sayılı kanun kapsamına giren işletmeler şunlardır:
  •  Teknoloji merkezli işletmeler,
  •   Ar-ge merkezleri
  •   Ar-ge alanında faaliyet gösteren vakıf uluslararası fonla desteklenen işletmeler,
  •   Ar-ge ve yenilik projeleri tubitak tarafından desteklenen işletmeler,
  •   4691 sayılı teknoloji geliştirme bölgeleri kanunuyla gelir vergisi istisnasına tutulan işletmeler,

01.04.2008-31.12.2023 tarihleri arası sigorta primi işveren hissesinin yarısı teşvik kapsamına girmektedir.

  • 4857 Sayılı Engelli Teşviki Kanunu:

50 ve daha fazla işçi çalıştıran işverenler %3 oranında engelli çalıştırmak zorundadırlar. 4857 Sayılı kanunla her engelli için sigorta primi işveren hissesinin tamamı hazinece karşılanır.

Not: Sevgili ekonomistin ricası üzerine üniversite kategorisi altında muhasebe yazıları yazmaya çalışıyorum. Abi dedi senin gençlere faydalı olman lazım, bilgilerini ve araştırmalarını paylaş dedi, Bu vesileyle kendisini kıramadım, Bu işi gönüllülük çerçevesinde yapıyorum. Araştırmacı olarak teşvik konusunun uzmanı değilim araştırmacısıyım ancak temel veri olarak ön bilgileri paylaşmakta yarar gördük ve paylaştık.   Ben benden istenilen bir ricaya dayanarak elimden geldiğince gücümün yettiğince hayatın zorluk maratonunda gönüllülük çerçevesinde araştırarak yazıyorum, Umarım herkesi memnun etmişizdir…

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • 4857 teşvik sayılı kanun içeriği
  • bayan girişimciye sgk teşviki
  • görme engelli yatırım teşvik

Muhasebe Araştırması: Girişimcinin Vergi Avantajı Şüpheli Ticari Alacaklar

Bugün muhasebe okyanusunda muhasebesel bir araştırmamızı bu yazıda paylaşmak istiyorum: Mevcut v.u.k’dan(Vergi Usul Kanunu)  mükellefin vergi avantajı olan şüpheli ticari alacak konusunu işleyeceğiz hem de bilgilerimizi tazeleyeceğiz ve yeni bilgiler öğreneceğiz:

Muhasebe okyanusunda vakit buldukça, araştırma yaptıkça yazılarımızı paylaşacagız:

V.U.K’nun ilgili maddesine göre,  senetli ve senetsiz alacaklar şüpheli hale gelebilir,

Bir alacagın şüpheli hale gelmesinde;

Bir alacak birden fazla yazılı ve noter ihbarnameli istendiği halde tahsil edilemiyorsa veya

Senetli ve senetsiz alacak icra ve dava safhasına gelmişse,

Şüpheli hale gelir.

Mevcut v.u.k’na göre şüpheli hale gelen senetli ve senetsiz alacak karşılık ayrılmak süretiyle işletmenin daha az vergi vermesi sağlanır. Aslında bu yolla işletmelerin olası zararları telafi edilmeye çalışılır. Yani kısaca Şüpheli Ticari Alacak Karşılığı İşletmeler adına bir vergi imtiyazıdır. Girişimcinin de önemsemesi gereken bir konudur.

Kdv’si ödenmiş şüpheli ticari alacagın kdv iadesi mümkünmüdür?

Mevzuat dergisinden yapmış olduğumuz alıntıya istinaden mevcut yasalarda kdv’si ödenmiş senetli veya senetsiz alacagın şüpheli hale gelmesi dolayısıyla hesaplanan kdv’nin iadesi mümkün değildir.

İşletmeler Şüpheli Ticari Alacak Riskini Nasıl Minimize Ederler?

Yapmış olduğumuz araştırmalara göre işletmeler şüpheli ticari alacak riskiyle ilgili şu önlemleri almaktadırlar;

İşletmeler, kredi kartlı ve sanal pos taksitli işlemlere yönelmişlerdir,

İşletmeler, Banka destekli istihbarat danışmanlık şirketlerinden istihbaharat desteği almaktadırlar,

İşletmeler, Vadeleri kısaltarak alacaklarını sağlama almaya çalışmaktadırlar,

Not: Elimizden geldiğince gücümüzün yettiğince grişimcinin vergi avantajı şüpheli ricari alacak konusunu işlemeye çalıştık. Not:Bu yazı muhasebe mevzuatının araştırılması yoluyla yazılmıştır. Mevzuat dergisinden şüpheli ticari alacagın kdv boyutu konusunda alıntı yapılmıştır.

Dipnot: Şüpheli Ticari Alacagın Kdv İade Boyutu M.Okyay DEMİRÖRS * Uludağ Üniversitesi M.Kemalpaşa MYO. Öğretim Görevlisi

 

Muhasebe Araştırması: Girişimcinin Vergi Avantajı Şüpheli Ticari Alacaklar
1 4

Ne aradılar:

  • şüpheli ticari alacaklar

Muhasebesel Karlılık mı? Finansal Sürdürülebilirlik mi?

Yatırım stratejisi, her şeyden önce uzun vadeli, getirisi kat kat üstünde, karlılığın belirli bir seğmentte sürdürülebildiği ancak nakit akışın ise maksimum seviye ulaştığı bir öngörüyü esas alır. Finansın bir dili vardır: Finansın dilinde önce nakit akış sonra karlılıktır. Günümüzde yatırım stratejisinde dikkat edilecek ilk husus, sürdürülebilir nakit akış noktasıdır. Nakit akış ayakta kalmaktır, kısacası işletmeler için düşük karlı ancak popülasyonu yani sürümü fazla olan nakit akışlı işler önceliklidir ve önemlidir. Yatırım stratejisi genellikle iki strateji üzerine odaklanmıştır: Sermaye yoğun piyasaya hakim davranışlarla karlılığı ön plana alan nakit akışı ikinci plana atan yaklaşımlar: Bu genellikle, mobilya, beyaz eşya vs sektörlerde uygulanan bir bakış açısıdır. Pazar odaklılık burada başlamaktadır. İşletme eğer yoğun bir sermayeye sahipse kendine güveniyor ve likitidasyonunu iyi yönetiyorsa bu stratejiyi uyguluyor. Diğer bir yatırım stratejisi ise, Nakit akışı ön plana alan karı ikinci plana atan ve alışlarındaki vadelendirmeyi çok iyi yöneten bakış açılarıdır. Günümüzde perakende sektörü, sigorta sektörü(bir farkla), Bankacılık diyebiliriz. Perakende de esas olan anlık nakdin hızlı bir şekilde işletmeye kanalize edilmesi ve kanalize edilen nakit ile yeni yatırımlara yönelme şeklinde olabilmektedir, Yani sürümden kazan, kazandığını karını biriktir ve yatırıma dönüştür veya finans enstürümanlarını kullanarak yüksek mevduat ortamında paranı zenginleştir stratejisi öngörülmektedir. Gelelim bankacılık ve sigortacılık sektörlerindeki örneklere… Bankalar bankasürans yoluyla hem sigortacılıkdan elde ettiği iki tür kar vardır, Birinci kar komisyon geliri diğer kar ise paranın vadeye kadar olan ki zaman değeridir. Avrupa da bu yüzden sigorta şirketleri banka kuruyor, ülkemizde ise tam tersi bankalar sigorta şirketi kurmaktadır. Burada pazar odaklılık artık karlılığa endekslenmiş durumdadır. Çünkü, yabancı yatırımcı milyarlarca dolarlık satın alma yaparken iki şeye odaklanmıştır, Bir nakit akış ikincisi ise karlılıktır. Önceliği ise karlılık diğeri ise nakit akıştır, Evvelsi gün bir sigorta şirketinin yeni bir iş modeli bu konuya çok iyi bir örnek olsa gerek, Sigorta şirketi sağlık poliçelerini ve branşını elden çıkararak karlılığı esas almış, diğer sigorta şirketi ise, sigorta bacagında nakit akışı hastaneler bacagında ise karlılığı esas alarak bize yatırım stratejisi konusunda yeni bir farkındalık imkanı sunmuşlardır. Sonuç olarak; Muhasebenin dili raporlama ve muhasebesel karlılıktır, Finansın dili maksimum nakit akış ve sürdürülebilir karlılıktır. Vesselam, Gençfast

Muhasebesel Karlılık mı? Finansal Sürdürülebilirlik mi?
1 3

Ne aradılar:

  • FİNANSAL VE MUHASEBESEL OLARAK NAKİT
  • finansal sürdürebilirlik nedir
  • finansal sürdürülebilirlik nedir
  • SÜRDÜRÜLEBİLİR KARLILIK STRATEJİLERİ

Yayıncılık Alanında Girişimcilik mi?

Evet Yayıncılık alanında girişimcilik mi o  ne o? Yayıncılık alanında girişimcik
diye bir ses duydum sanki. Hani şu 3.Milyar TL’lik pastadan bize de pay düşermi diyen girişimcileri
duyar gibiyim. Sorunun cevabı maalesef zor.

Radyo Televizyon Yayıncılarının 2014 raporu bize şu sonucları vermektedir,

*Eğer çok yoğun bir sermayeniz yoksa ve de ulusal bir yayıncılık yapmayacaksanız işiniz zor demektir.
*Ulusal reklam piyasasının kemikleştiği bir yaklaşımda yayıncılık başabaş olmak isteyen yatırım yapmak isteyen
satın alma ile ancak istediği sonucu elde edebilir.
*Radyo’da reklam gelirlerinin %80’ni de ulusal yayınlardan elde ediliyor. Radyoculuk da bölgesel yayın yapan
kuruluşların önü açık gibi görünüyor.
Dünya Dijitale Koşuyor?

Yapılan bir araştırmaya göre 2014 yılında dijital reklamcılık reklam cirosu 1,4 milyar TL’ye koşuyor.
Yani, Televizyon reklam gelirlerinin yarısı kadar bu sonuçları ortaya koyuyor:

*Dijitalin önemi daha da artacak, şirketler ve bireyler dijitalleşecek.
*Herkes bir gün 15 dakika ünlü olacak sözü gerçekleşmeye başladı.
*Web Tv yayıncılığı ön plana çıkmaya başladı,

Dijital de kitlelere ulaşmak daha ucuz ve daha hızlı, Etki anlamında ise Televizyon etkisini kaybetmedi,
kaybetmiyor olarak görünüyor.

Bir İnsan Neden Medya Patronu Olur?

Yapılan bir araştırmaya göre, ortalama bir gazetenin maliyeti 10 cent yani 30 kuruş Satış ortalama fiyatı
70 kuruş toplam da şu an ülkemizde gazete satışları 4.Milyon ikiyüzyirmibeşbin seviyesinde görünüyor. Bu da
şunu ortaya koyuyor: Bu kadar mütevazi bir kar ile bu işi yapmak düşündürücü ama gazeteciliğin katma değeri
reklamlar’dır.

Büyüme rakamları açıklandı:

Büyüme rakamları açıklandı pozitife doğru dönmüşümüz, 2014 yılında reklam gelirleri bize iktisadi açıdan
şunu göstermiştir:

*Evet tüketim de bir daralma var bunun yanı sıra ülkenin seçim sürecine girmesi ekonomi de tüketimi yavaşlattı.
ancak açıklanan paketler ve bu pozitif büyüme haberi gelecek için olumlu bir haber.

Selam ve Muhabbetle,

@gencfastmakale

Yazıyı Değerlendirin!

Değişim Yönetimi, Kendin olmak ve Başkalaşma

Kendin Olmak:

Hayatta aslolan şey kendimiz olmak ve kendimiz kalabilmektir. Tabi bunu başarabilmek için
hayatın dengelerini bilmemiz ve yaşama sımsıkıya bağlı olmak ve yaşamımızda uyanık olmamız gerekiyor.
Kendin olmak ve kendin kalmanın en etkin noktası çizgilerimiz yaşamamızda gizlidir.

Elbette çizgimizi yaşayacağız, bizi çizğilerimizle insanlarda ilgi ve ahenk uyandıracağız.
İlgi ve ahenk uyandırmanın ilk noktası; kendimiz olmaktır.Dünya yansa ve menfaat tavan yapsa biz kendimiz
olduğumuzda kazanırız.
Değişim Yönetimi:

Neden değişiriz diye bir soru sorduğumuzda şu cevap önemlidir? Atılım yapmak ve hayatımızı
geliştirmek için değişiriz. Değişim hayat standartlarına göre bir hayat tarzı demek değildir,
Değişim yönetimi, Hayata bakış açımızda hayatı bilinçli yaşamak, bilinçli yaşarken farkındalıklarımızı davranış haline getirebilmemizdir.

Her yenilik değişim değildir ama Her değişim bir yenilenmedir. değişim yönetiminde esas olan değişimin hayatımıza kattığı dinamizimdir. Değişim, çizgilerimizi değiştirmek değil, çizgileriçin yaşarken hayat dinamizimizde atılım yapabilmektir.

Başkalaşma:

Başkalaşma demek değişim yaşayan bireyin çizgilerinden taviz vermesi ve kendini yok saymasıdır.
Biz değişirken, davranışlarımız olumsuz değişiyor, insanlara zulmediyorsak, haksızlıkta tavan yapıyorsak,
bu bir başkalaşmadır. Değişimin olumsuz yönde değişimine başkalaşma diyoruz.

Başkalaşmayla mücadele de uygulanacak davranış stili,

*Alçak Gönüllü Olmak,
*Değişimi bir atılım olarak görmek,
*İnsanlara zulmetmemek,
*Kendi işimize odaklanmak olarak sıralayabiliriz,

Değişimin bizim hayata açılan atılımımız olması temennisiyle,

Selam ve Muhabbetle,

@gencfastmakale

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • değişime açık olmak
  • baskalasma kendimiz olma

Yeteneklerimizi Nasıl Keşfederiz? Kendimizi Nasıl Geliştiririz?

Evet yanlış duymadınız hayat yolculuğumuzda esas olan noktamız yenilenmedir. Yenilenmenin iki ciheti vardır, Birinci cihet yeteneklerimizi keşfetmektir ikinci cihet ise, kendimizi geliştirmektir.
Yeteneklerimizi keşfederken, sahip olduğumuz güçlü yönlerimizi geliştirmek ve üstüne kat çıkmak bize ayrı bir farkındalık katar. Farkındalığımızı nasıl geliştirebiliriz? sorusuna ise şu cevabı vermeliyiz: Önce kendimizi tanıyarak, güçlü noktalarımıza odaklanarak, güçlü yönlerimizle ilgili noktalarda eksersizler yaparak farkındalığımızı davranış haline getirebiliriz.
Yeteneğimizi keşfetmenin birinci yolu, bir problemle karşılaştığımızda bilmediğimiz güçlü bir yönümüzle bu problemi çözüyorsak bu bize kendimizi tanımamız noktasında daha fazla kendimizle ilgilenmemiz gerektiğini ortaya koyar. Yeteneğimizi keşfetmenin birinci yolu; kendimizle ilgilenmemiz ve kendi farkındalığımızı ortaya koymamızdır.
Yeteneğimizi keşfetmenin ikinci yolu, Seyahat etmek ve karşılaşılan nesnel,sosyal,kültürel ve doğa ait yazılı, sözlü ve görsel içeriklerin bizde uyandırdığı bilgi yansımasının bizde davranış haline gelmesidir. Yeteneğimizi keşfetmenin ikinci yolu; bilgi yansımasının davranış haline gelmesidir.
Yeteneğimizi keşfetmenin üçüncü yolu, Bill Gates’in ”Hatalar bizim tecrübelerimizdir.” sözünden yola çıkarak, hatalardan çapraz odaklı tecrübelerle yeteneğimizde bir düşünce algısı oluşturmaktadır. Yeteneğimizi keşfetmenin üçüncü yolu ise, hatalardan çapraz odaklı tecrübelerle düşünce algımızı yenilemektir.
Kendimizi geliştirmeyi pergel yöntemi ile açıklayacak olursak; Buna Biz 4Pergel Yöntemi diyoruz:
Pergeli insana benzetirsek,
A4 Kağıdında pergeli batırdığınız nokta başlangıç noktasıdır.( Şu an nerdeyim?)
Pergelin Açısını açma noktası ( Yarın Nerede Olmak İstiyorum Sorusunun Cevabıdır.)
Pergelin bulunduğu nokta ile açı arasındaki boşluk(Hedefe ulaşmak için hangi donanımlara ihtiyacım var demektir.)
Pergelin çizdiği açı ise,(Sonuca Ulaştığımızdaki Mutluluktur.)

Sonuç itibariyle, yeteneği keşfetmek olsun, kendimizi geliştirmek olsun tüm çabalarımızın ve bakış açımızın hayatla içiçe olması, hayat ile barışık olması, hayatla sürekli iletişim halinde olması yani hayatı yaşamak ve yaşadıklarımızı çapraz tecrübele ile yansıma haline getirerek davranış oluşturarak biz bu iki cihette sonuca gidebiliriz.

Selam ve Muhabbetle,
Gençfast

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • yeteneklerimizi nasıl keşfederiz
  • yeteneğimizi nasıl kesfederiz
  • yeteneklerimizi nasıl belirleyebiliriz
  • yeteneklerimizi nasıl keşfedebiliriz
  • yeteneklerimi nasıl keşfedebilirim

Hi-Techt Büyüsü, Girişimcilik,Kitap Sektörü Üzerine Mülehazalar

Değerli Okuyucularım,

Hi-Techt Büyüsü, Yüksek teknoloji sonucu üretilmiş katma değeri yüksek ürünlerdir. Günümüzde otomotiv, elektronik, yazılım v.s alanlarda yoğunlaşan bu teknoloji ülkelerin kalkınma hamlelerini iştigal ediyor. Büyüme sürecini dünya’da her ülke belli bir konuda uzmanlaşarak ricardo’nun teorisini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Otomotiv sektöründe alman, italyan, fransız, japon ve amerikan üstünlüğünü her daim yaşayan dünya da güney kore’nin sıfırdan başladığı bu yolculukta kendi sitilini ve yeniliğini ortaya koyarak otomotiv sektöründe yenilik ortaya koyacak ülkelere örnek olmuştur. Otomotiv sektöründe yenilik ve yeni trend ve yeni bir dizayn sunabilecek yeniler katma değer noktasında hem kendilerine hem de sektörlerine değer katabilirler. Yani trend ve yenilik yapan kendi varlığının teminatı oluyor.

Avrupa ile başlayan cep telefonu serüveni yerini akıllı telefonda atılım yapan amerikalı ve güney koreli şirketlerin eğemenliğine bırakmıştır. Pazarlama alanında her ürünün bir tutunma ve yaşama dönemi vardır. Kimi ürünün yaşam dönemi iyi analiz edilip tüketicinin ihtiyacına uygun ürün üretiliyor ve o ürün öne çıkıyor. Bütün mesele tutunturma ve tüketicinin ürünü kabullenmesinde gizli…

Girişimcilik:

Girişimcilik olmak kolay bir iş değildir. Herşeyden önce varolan ya da keşfedilen bir pazarda tüketiciye bir ürün sunmak ve talep eden tüketiciyi bulma zorunluluğu girişimciliğin en zor ve en sancılı noktasıdır. Girişimde esas olan kalıcı ve sürdürebilir olmak önemlidir. Hiç kimse yarın batmak için yatırım yapmaz. Girişimci olarak bir pazar bulduysanız, o pazara hitap edecek ürünü tüketiciyle buluşturma zorunluluğunuz vardır. Rakipler, Yönetim ve finans girişimciliğin en önemli bacağıdır. Girişimci olmak demek iki kez düşünülmesi gereken bir olaydır. En az katma değeri çarpı 5 olarak alınması gereken bir olgu olmalıdır.

Kitap Sektörü ve Sektörün Ekonomik Boyutu Üzerine Bir Mülehaza:

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2014 Toptan Satışlar Raporuna Göre, 2014 Yılında Kitap Sektörünün Toptan Satışlarda Büyüklüğü 1 Milyar 624 Milyon Dolar Seviyesindedir.(908 Milyon Dolarlık Kısmını Ders kitapları ve sınav kitapları, Kültür Yayınları denilen Yetişkin,Edebiyat,Din,Şiir,Roman ve Kişisel Gelişim alanı ise, 580 milyon dolar; Akademik yayınlar ise 36 milyon dolar gibi bir mütevazi bir rakamla karşımıza çıkıyor.)

Yüzdelik değerlendirmede ise,

Ders Kitapları ve Sınav Kitapları %55,91

Kültür Yayınları: %35,71

İthal Yayınları: %6,16

Akademik Yayınlar: %2,22’dir.

Bu sektörel büyüklüğe baktığımızda orta ve uzun vadede sınavların kalkması zor gibi görünüyor. Bu sektörü büyüten ve geliştiren bir sonuç olduğunu kabullenmek zorundayız.

Kültür yayınları olan, bireylerin gelişimine katkı sağlayan alanda kitap okuma bilincinin geliştirilmesiyle birlikte inşaallah bu ilerleyen yıllarda en kötü tahminle 20-25 yıl içerisinde 2 milyar dolara ulaşması mümkün görünüyor. Gönül ister ki kitap sektörü 5-10 yıl içerisinde bu seviyelere ulaşsın ve kendi rekorunu kırarak avrupa kitap sektörüyle yarışır hale gelebilsin. Bu ancak  okul ve evlerde kitap okumayı zorunlu ders haline getirdiğimizde kitap sektörüde büyüyecek ve genişleyecektir.

İlk haftaya özel iki yazı yazdım, 15 gün sonra kişisel gelişim yazımla görüşmek dileğiyle…

Selam ve Muhabbetle,

Gençfast

Yazıyı Değerlendirin!

Başarı Atlası ve Başarı Yolculuğu

Değerli Okuyucularım,

İlk yazımla karşınızda olmanın heyecanıyla yazıyorum. Kişisel gelişim ve ekonomi yazılarımla 7!den 70’e her kişisel görüş gurubuna hitap etmeyi arzuluyorum. Hayat maratonunda hergün yenibir soluk ile yol alırken hep başarılı olma gayesiyle çırpınıyor duruyoruz.

Başarı yolculuğumuzun ilk teması; insan olmak ve insan kalmaktır. Yunus Em re’nin dedidiği gibi Yaratılanı severiz yaratandan ötürü.” Bu bizim yaşam düsturumuz olmalıdır. İnsanlığımızı kaybettiğimizde başarı atlası ve başarı yolculuğu bir anlam olmaz.

Başarı yolculuğumuzun ikinci teması, istemektir.  Israrla istemek ve çabalamaktır. Bu bizi dirilten, işimizden, gücümüzden soğutmayan başarı atlası öğesidir. Birşeyi istemek, onu isterken davranış haline getirerek istemek bizi hedefe ulaştırır.

Başarı yolculuğumuzun üçüncü teması, uyumlu olmaktır. Uyumlu olmak demek, fikriyatımızdan ve çizgilerimizden taviz vermek demek değildir. Uyumlu olmak, her fikre ve görüşe nesnel kurallar çerçevesinde açıklama hürriyetine saygı duymak ve katılınılmayan noktaları uygun bir üslupla eleştirmektir.

Başarı yolculuğumuzun dördüncü teması, okumaktır. Okumak, okuduğunu analiz etmek, analiz ettiğini müzakere edebilmek, müzakere edebildiğini davranış haline getirebilmektir. Yani okuduğunla amel edip okuduğunu hayatına tatbik edebilmendir.

Başarı yolculuğunun beşinci teması, kalpleri feth etmektir. Kalpleri feth eden ve gönüllere giren insan başarılı insandır.

Şimdi yazdığımız bu beş tema manevi anlamda bize güç katar. Maslow’un hiyararşisinde sosyal güdülenme varlığımızın pekiştirilmesi başarı yolculuğudur.

Maddi anlamda başarılı olmak ise, o sizin bileceğiniz ve sizin çabalarınızla olacak bir yolculuktur. Bu sarırları yazan biri olarak, kişisel gelişimde maddi anlamda başarı  elindeki nimetle kendi yağınla kavruluyor ve hayat standardını yükselttikten sonra  birey olarak biz yukarıdaki beş temaya yoğunlaştığımızda daha çok mutlu olacagız.

Aslolan sosyal ve ekonomik yönümüzü kuvvetlendirmektir.

Selam ve Muhabbetle

Gençfast

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • başarıatlası
  • başarı yolculuğu

Finans Market ve Büyüme

 

BUYUME

 

 

Evet…Büyüme rakamları açıklandı. Ülkemizin büyüme hızının geçmiş yıla göre dört kat azaldığını müşahede ediyoruz. Ne oldu da ekonomik büyüme hız kesti? Herşeyden önce bunu iki noktaya bağlayacak olursak; birincisi, iç talepde olan daralma ve  ekonomi politikasının geregi iç talebe set çekilmesi diğeri de avrupa birliğinin içinde bulundugu ekonomik kriz… işte bu iki nokta büyümemizi zayıflatan bir odak oldu. Diyeceksiniz ki Bankalar kar üstüne kar kırıyor bunu nasıl açıklayacaksınız? Daha önceki yazılarımda da ifade ettiğim üzere bir ekonomi finans tabanlı bir büyüme gerçekleştiriyorsa o ekonomi, mikro bazda rahatlama,büyüme,olgunlaşması belirli bir noktadan itibaren düşmeye başlar. o ekonomik büyüklüğün gardı düşer demiştim.  Büyümeyi sürdürürebilir hale getirmenin yegane noktası, iç talebi canlandırmak,yeni ihracaat kalelerinin fethiyle mümkün olacaktır.Değerli Yazar Arkadaşlarımın da ifade ettiği üzere; Ara mallar da ithalata olan bağımlılıgın yerli sermaye’nin teşvikinin sağlanarak cari açık sonucu oluşan negatif büyümeye yegane çare olunabilir.

iMKB’nin Borsa İstanbula dönüştürülmesine olumlu bakıyorum.Zira Bir ekonominin gelişmişlkiği finansal marketin çeşitliliği,uygulanabilirliği ve işlem hacminin artışıyla büyümektedir. Borsa İstanbul anlayışıyla finansa bir finansal market çatısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu nokta itibariyle finans tabiiki büyüyecek,gelişecek ve yeni işlem hadleri devreye girecek bu nokta da finans gelişecektir.;

Borsa İşlem Gören Yatırımcıya Cazip Hale Getirilmeli, Sepet Fon anlayışının Gelişmesi, Faizsiz Fonların ve Vob işlemlerinin, Altın borsasının tek çatı altında olmasının finans markete hizmet edecegini düşünmekteyim.Bizim gibi ülkeler de finans market yeni gelişmektedir.Finans market denince yatırımcı; Şu ihtiyaçlarını artan ve gelişen piyasa koşullarında en üst düzeyde karşılayacak bir piyasa mekanizması için;

*Kurumsal şirketler ve kobi bazında Borsa İstanbul’a açılımların gerçekleştirilmesi,

*Faizsiz Fonlara Olan Talebin Artması,

*Vob ve Altın Borsasına Olan makro ve mikro talepler

Finans market anlayışının gelişmesine katkıda bulunacaktır. Borsa İstanbul’un Finans Marketi Hayata Tam Manasıyla Bir Dev Olabilmesi Tahminim 2023 yılına kadar yapacakları atılımla başarıya ulaşabileceklerini düşünmekteyim.

 Öneri ve eleştirileriniz için

bulent.hin@yandex.com

Selam ve Muhabbetle,

Bülent Hin

 

Yazıyı Değerlendirin!

2012 Yılı Finansal Aktif Büyüklüğe Bir Bakış:

 

Değerli Okuyucularım,

Bugun finans sektörünün 2012 yılında gerçekleşen aktif büyüklüğünü incelemek  istiyorum.

2012 Yılı itibariyle Bddk rapoorlarına göre bankacılık sektörünün aktif büyüme oranı %12,6 oranında gerçekleşmiştir. Diğer Finans kurumların 2012 yılında aktif büyümesi ise, % 11,9 oranında gerçekleşmiştir. Yani İmkb,bankalar ve merkez bankası dışındaki finansın büyüklüğü 2012 yılında 238,7 milyar TL düzeyinde bir aktif büyüklük söz konusu. İmkb kapitilizasyon aktif büyüklüğü ise; %33,6

Bankacılık sektörü Neden Bu Kadar Hızlı Büyüyor?

Toplam krediler için de bireysel kredilerin payı %33,5 Kurumsal Kredilerin Payı %41,6 Kobi kredilerin payı ise %25 olarak gerçekleşmiştir.

2012 Yılında kredi büyüklüğü %16,4 oranında artış göstermiştir. Bu artışın hızlı olmamasının sebebini iç talep de daralma olarak kabul edilmektedir. Bankacılık karların da en büyük pay kuşkusuz faiz gelirleri ve ardından faiz dışı gelirler(komisyon ve bankacılık işlemleri v.s)

Bankacılık sektörünün hızlı büyümesinde en büyük etkenlerden biri kredi dağılımlarını en iyi plase ederek, kullanılan kredi oranlarıyla, elde edilen sendikasyon kredi oranları arasın da en az 8-10 puanlık fark dan dolayı bankacılık müthiş karlar elde etmektedir. Gazeteler de ve televizyonlar da X banka şu kadar sendikasyon kredisi aldı haberlerini duymaktayız. Banka karlarında en az %20-%30 sendikasyon karlarının etkili oldugunu düşünebiliriz. Bireysel krediler %33,5 bu dilim de kredi’nin geri dönmemem olasılıgı çok düşük noktalar da ve riskler de olsa bu kesim bankacılık karlarında önemli bir boyutu oluşturmaktadır.

Diğer Finans Kurumlarını toplam aktifler içinde izlediğimizde;

239,7 Milyar TL’lik Diğer finans aktif büyüklüğünün %19,9 Sigorta Şirketleri,%9,5’nu GY’ler%7,7 Emeklilik şirketleri %22,7 Faktoring Şirketleri,%12,4 Portföy şirketleri,%6,8 Leasing,%4,2 aracı kurumlar ve kalanını da finansın diğer aktörleri paylaşmaktadır.

Bu istatistiklerden şunu çok rahat anlıyoruz ki; Sigortacılık,Faktoring,Emeklilik,Portföy yatırım şirketlerine önümüzde ki yıllarda da yabancı sermaye tarafından satın almaların gerçekleşebilecegini bu istatistiklerden çıkarabiliyoruz.

Not: İstatistikler BDDK 2012 Finans raporundan alıntılar yapılmıştır.

Selam ve Muhabbetle,

Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!