Türkiye’nin Risk Primi

İlk önce burada CDS’nin tanımından yola çıkarak CDS’nin ne olduğunu neyi nasıl etkilediğini, ekonominin
neresinde yer alıyor bunları anlatarak CDS hakkında biraz bilgi sahibi olacağız.
CDS Credit Default Swap kelimelerinin baş harfidir. Türkçede Kredi Risk Swapları anlamına gelmektedir. Bu kavram dünya ekonomik literatürüne 1995 yılında JP Morgan tarafından tanıtılmıştır. CDS geniş anlamıyla ; Bir alacaklının 3. bir kişiye belli bir ücret ödeyerek alacağını garanti altına alması demektir. Türkçede daha kaba bir tabirle Batık Borçların Maliyeti olarak ta adlandırılabilir.
CDS yani risk primleri uluslararası piyasaların bir ülkeye bakış açılarını gösterir. Yabancı bir yatırımcının ülkeye karşı tavrını gösteren bir göstergedir. CDS primleri normal ekonomik göstergelerin çoğu gibi günlük değişir ve bu değişmeler genelde ülkelerin ekonomik ve politik gelişmelerine göre değişir. Özelliklede bahsetmek gerekirse borsa ve gösterge faizler risk primlerine göre yukarı veya aşağı yönlü dalgalanmalar gösterir. CDS primleri borsayla ters orantılı faizle doğru orantılıdır. Yani CDS primlerinin yükseldiği yerde borsa düşer faizler yükelir veya tam tersi. Bunun somut örneklerini Türkiyede kısa süre önce gördük. 22 Mayıs FED’in tahvil kararı ve hemen akabinde patlayan gezi olayları ülkemizde bazı ekonomik göstergelerin değişmesine sebep oldu. Borsa düştü, Dolar-Euro kurları yükseldi, gösterge faizler yükseldi. Piyasalarda
belirsizlik arttıkça, tedirginlik arttıkça CDS Primleri yükseldi. Rakamlar söyleyecek olursak Türkiyede CDS Primler 31 Mayısta 131’di. 6 Haziranda 168, 11 Haziran 174’e yükseldi.  CDS Primleri yükseldikçe ülkenin borçlanma reel faiz oranları da yükselmektedir. Bu da Türk Hazinesinin hem içerde hem dışarda daha fazla faizle borçlanması demek.
CDS Primleri FED’in tahvil azaltım kararı ve gezi olayları CDS primleri yükselmiş ve ülkenin risk puanını artırmıştır. Bunun sonucundada ülkedeki yabancı fonlar ülklerine dönmeye başlamıştır. Yabancı fonlar gelişmekte olan ülkelerden çıkıp gelişmiş ülkelere kaçmıştır. Türkiye bu dışarı çıkan yabancı fonları tekrar ülkeye sokabilmek için reel faizi artırmak zorunda kalmıştır.
Bütün bu olumsuzlukların sebebi biziz.Özellikle hükümetin izlediği iç  ve dış siyasette izlediği sert tavır politikası başta gelir. Hükümetin bu konuyu önemli görmesi lazım yoksa sonuçları ağır olmaya başlayacaktır.
Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • türkiye risk primi
  • türkiyenin risk primi
  • ülkelerin cds primleri
  • türkiye cds oranları
  • cdr primi ekonomik risk ölçümü

ÇÖZÜM SÜRECİ VE EKONOMİ

doğunun kalkınmasıAK Partinin çözüm sürecini başlatmasından ve nevruz kutlamalarından itibaren doğuda ve güneydoğuda hem sosyal hem de ekonomik açıdan önemli gelişmeler oluşmaya başladı. Bölgedeki ticarete baktığımız zaman on günde ticaret % 17 artış gösterdi. Bölgede terör yüzünden değerlendirilemeyen araziler artık iş adamlarının takibinde… İş adamları artık çözüm sürecini takip etmekte ve gelişmeleri yakından izlemektedir. Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden biri olan ve 32 milyara mal olan bu proje şu anda tam anlamıyla bitmemiş durumda. Projenin tam olarak bitmesiyle doğrudan ve dolaylı olarak 3 milyon’a yakın kişinin istihdam edilmesi bekleniyor. Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu tarihi açıdan önemli coğrafyalardan biri. Bacasız sanayi olarak adlandırılan turizmin bu bölgede çok önemli bir artış olması kaçınılmaz. Türkiye’nin terör için ayırdığı bütçe yaklaşık olarak 300 milyar dolar civarında. Bu bütçe teröre değil de yatırıma ayrıldığı zaman bölge sanayisi önemli derecede gelişecektir. Özellikle bölgenin genç nüfusa sahip olması bölge için önemli bir avantaj. Çözüm süreci boyunca hedeflenen sanayi vb. yatırımların gerçekleştirilmesi halinde ekonomik açıdan bölgeyi kalkındıracak ve Türkiye’deki sanayinin bir bölgede toplanmasını önleyecektir. Sanayi yatırımı aynı zamanda bölgeden nüfus’un kaymasını da önleyecektir.Ekonomi bakanı Zafer Çağlayanın yaptığı bir açıklamada ; ‘ 2013’ün Ocak ve Şubat aylarındaki teşvik verileri, 2012 Ocak ve Şubat ayı teşvik verilerine göre 6 kat artmış durumda. Çözüm sürecinin getirdiği bu artılar Türkiye hanesine yazılacak ve bundan Türkiye kazanacak’ dedi. Ali Babacan ise Uludağ Zirvesi’nde ise ; ‘Ekonomide 2023 hedeflerinin çözüm sürecinin başarıyla tamamlanması halinde gerçekleşebileceğini söyledi. Kriz Kahini Nouriel Roubini ise ‘Askeri harcamalar azalacak ve daha fazla yatırım olacak’ diyerek çözüm sürecinin önemine dikkat çekmiştir. Basını takip ettiğimiz zaman ve Türkiye’de söz sahibi olan iş adamları ve yöneticilere baktığımız zaman hepsi çözüm sürecini yakından takip etmekte ve ülke ekonomisini kalkındıracağına ve hatta ekonomiyi uçuracağına inanmakta. Belli ki çözüm süreci iyi uygulanmaya devam ederse ve bölgedeki güvenlik yeterince sağlandığı durumlarda bu iş adamlarını yatırım yapması kaçınılmaz. Ve 2 3 hafta öncesine baktığımız zaman bunun somut örneğini görmekteyiz. Başarılı iş adamı Turgay Ciner’ın Şırnak’ta açtığı soda yatırımı…. Bu yatırımın bölgede 2500-3000 kişiye istihdam sağlayacağı söyleniyor. Tek temennimiz çözüm sürecinin iyi uygulanması ve bir iki yıl içinde bu yatırımların artmasını beklemekteyiz.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • zm sreci ve ekonomi

Ekonomik Göstergelerin İlişkisi

Ekonomi göstergelerine bakıtğımız zaman altı terim üzerinden gidebiliriz. Bunlar ; Enflasyon, Faiz, Büyüme, İşsizlik, Bütçe Dengesi (GSYH) ve Cari Açık’tır.
Bu terimleri tek tek açıkladğımız zaman ;
ENFLASYON : Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve hızlı olarak yükselmesi olarak tanımlanabilir. Enflasyon, fiyatlar genel düzeyindeki devamlı bir artış
sürecinin yanında paranın değerindeki sürekli bir düşmeyi de ifade eder. Enflasyon ekonominin ciddi bir sorunu olarak ortaya çıkar. Enflasyon ekonominin sorunlarının
artmasına ve ekonominin bozulmasına neden olabilir.
Ortaya çıkışına neden olan etkenler göz önüne alındığında enflasyon, talep enflasyonu ve maliyet enflasyonu diye ikiye ayrılır.
FAİZ : Faiz, paranın belli bir sürede getirdiği pay tutarı. Paraya karşılık alınan kardır. Bina, makine teçhizat gibi sermaye gerektiren üretim yöntemlerinin yaygınlaşması,
sermayeyi kullanmak için katlanılan maliyeti de arttırmıştır. Sermayenin belli bir süre kullanımı sonucu ödenen bedele faiz denilir. Faiz yüzde (% ) olarak ifade edilir
ve genellikle yıllık hesaplanır. Faiz oranı yükselirse kişilerin tasarruf yapmaları teşvik edilmiş olur. Sermayenin kaynağı tasarruflar olduğu için faizlerin yükselmesi,
sermaye birikimini olumlu yönde etkiler. Ancak, tasarrufların verimli hale gelmesi yatırımlara dönüştürülmesiyle mümkündür.
BÜYÜME : Ekonomik büyüme, bir ekonomide zaman içinde mal ve hizmet üretimi miktarında artış olmasıdır[1] ve para yaratımında artış olmasına bağlıdır.
Büyüme, geleneksel olarak reel (gayri safi yurtiçi hasıla) veya reel GSYİH artış oranı yüzdeleriyle ölçülür.
GSYİH genellikle reel olarak hesaplanır, örneğin düzeltilmiş-enflasyon (inflation-adjusted) terimi, mal ve hizmet üretiminin fiyatı üzerindeki enflasyonun net satış
etkileri için kullanılır.
Ekonomide, “ekonomik büyüme” veya “ekonomik büyüme teorisi”, potansiyel üretimin büyümesi anlamına gelir, örneğin, toplam talep veya gözlenen satıştaki büyümenin neden
olduğu, “tam istihdam”daki üretim.
İŞSİZLİK : İşsizlik, herhangi bir ekonomik toplumda çalışmak istediği halde iş bulamayan yetişkinlerin bulunması durumu. İş bulamayan kimseye işsiz denir.
Ekonomide genellikle 16 yaş ve üzeri kimseler işsiz grubuna dahil edilirler.
BÜTÇE DENGESİ : Bütçe gelirleriyle giderleri arasındaki ilişkidir. Bütçe dengesi tanımları kendi içinde ikiye ayrılır ; Bütçe Dengesi ve Bütçe Açığı… Bütçe
Dengesi : Gelirle Giderin eşit olmasıdır. Bütçe Açığı ise ; Bütçe giderlerinin bütçe gelirlerinden fazla olmasıdır.
CARİ AÇIK : Bir ülkenin üretimden harcamasının fazla olması demektir. Cari Açık üç ayrı tanıma ayırabiliriz.
1-) Mal Ticareti ( İthalat ve İhracat )
2-) Hizmetler Hesabı ( Turizm, Sigortacılık ve Lojistik )
3-) Transfeler Hesabı ( Yabancı ülkedeki Türk işçiler ve Ülkedeki yabancı işçilerin yabancı döviz hesapları )
Cari açık kalemlerindeki ilişkilere baktğımız zaman ortak nokta dövizdir. Bir ülkeye giren döviz çıkan dövizden az ise cari açık söz konusudur. Ya da tam tersi…

Bu ekonomik göstergelerin tanımlarını tek tek inceledğimiz zaman hepsinin kısmen ve ya tamamen birbirine bağlantısı olduğunu görebiliriz. Bir ülke ister gelişmiş olsun
ister gelişmekte olan ülke olsun isterse hiç gelişmemiş ülke olsun ekonomideki başarısını bu göstergelerdeki verilere bakmak zorundadır. Ekonomideki başarıyı yorumlarken
bu terimlerinin hepsinde başarılı olmaya gerek yok. Mesela bir ülkede işsizlik yüksek olabilir ama faiz düşükse, bütçe dengesi sıfıra yakın ve sıfır yukardaysa kısmen
ekonomide bir başarıdan söz edebiliriz. Bu terimlerden ve verilerden yola çıkarak örnek vermek gerekirse TÜİK, Kalkınma Bakanlığı, Hazine, TCMB ve Maliye sitlerinden
Türkiyenin son 10 yıllık rakamlarını incelemek gerekir.

GÖSTERGELER –% 2002- 2003 -2004-2005-2006-2007-2008-2009-2010-2011-2012-ORTALAMA

ENFLASYON :**29,8 *18,4 *9,3 *7,7 *9,6 *8,4 *10,1*6,5 *6,4 *10,5*6,2 * 9,3

FAiz :**63,9 *46,4 * 24,8*16,2 *18,0*18,4*19,1*11,5*8,2*8,7*6,5 * 17,8

BÜYÜME :**6,2 *5,3 * 9,4 *8,4 * 6,9*4,7 * 0,7*-4,7*9,2*8,5*3,0 * 10,9

İŞSİZLİK :**10,8 *11,0 *10,8 *10,6 *10,2*10,3*11,0*14,0*11,9*9,8*9,5 * 10,9

B.DENGESİ(-) :**11,2 *8,8 * 5,4 * 1,5 *0,5 *1,6 *1,8 *5,5 *3,6 *1,3*2,0 * 3,2

CARİ AÇIK(-) :**0,3 * 2,5 * 3,7 * 4,6 *6,1 *5,9 * 5,7* 2,2* 6,3* 10*6,6 * 5,4

Bir ekonomi uzmanının yorumuna bakmak gerekirse üç alanda çok net bir başarı yakalandığını söylemiştir. Bu alanlar şöyle ; Enflasyon, Faiz ve Bütçe Dengesi. Bu üç alandaki
başarının temlini bütçe dengesine bağlamıştır. Bu üç alanı ayrı ayrı incelediğimiz zaman bütçe açığı düştüğünde enflasyon düşmüştür enflasyon düştükçe faizler düşmüştür.
Özellikle enflasyon faiz her zaman paralel göstergelerdir. Enflasyon Türkiye ekonomi tarihini kısaca incelediğimzde
en büyük sıkıntısı olmuştur. 2012 yılında her ne kadar % 6,5’e kadar düşürselerde dünya standartlarında yüksek bir rakam amaç her zaman % 5’in altına düşürmek olmalıdır.
Yukarda belirmiştik enflasyon ve faiz her zaman biribirine paralel verilerdir. Birindeki başarı ve ya başarısızlık öbürüne bağlıdır. Bu yüzden ülkemizde faiz özellike DİBS‘ler ülke ekonomisine çok yara vermiştir. İşszlik rakamlarına baktığımız zaman hemen hemen her dönemde birbirine izleyen rakamlarda çıkmıştır. Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman
aynı rakamlara ulaşabiliriz. Ama şurda gelişmiş ülkelerden ayrılıyoruz. Biz gelişmekte olan ülkeyiz ve genç nüfusumuz çok gelişmiş ülkelerde ise aksine genç nüfus çok az.
Büyüme rakamlarında ise Türkiye artan rakamlarda büyümüştür. Sadece 2008 ve 2009 rakamları haricinde… 2012’de ise büyüme oranının 3.0’a düşmesi avrupa ekonomisinin
içinde bulunduğu euro krizine bağalayabiliriz ve ya değişik şekilde de yorumlanabilir.aktuerya
Bütçe Dengesi ekonominin can damarı diyebliriz. Bu alandaki rakamlara baktığımız zaman bizim için olumlu bir gelişme diyebiliriz. 2002’deki çift haneli eksi rakamlardan sonra
ortlama düzeyde gitmiştir. Bütçe açığını azaltmak için hükümetin bazı girişimlerde bulunduğunu görebiliriz. Özellikle de ekonomi hukukunda yani vergilerde, son dönemlerde
sanayiye dayalı ekonominin ( yerli otomobil,yerli uçak, yerli askeri teçhizat gibi ) yanında tarıma dayalı ekonomiye’de yer vererek bazı çalışmalarda bulunduğunu görebiliriz.
Cari Açık Türk ekonomisi için büyümenin tersi rakamlar olmuştur. Türk ekonomisinde cari açık rakamları eksi rakamlardan kurtulabilse büyüme için daha güzel şeyler söyleyebiliriz.
Bu nedenledir ki büyüme rakamları arttıkça cari açık ramları tersi düzeyde artmıştır.
Sonuç olarak Türk ekonomisi son zamanlarda avrupanın gözde ekonomilerinden. Bu rakamlar her ne kadar karmaşık dursada belki ilerleyen zamanlarda yapılan çalışmalarla Türk ekonomisinin göstergeleri için daha farklı tablolar
çıkarabiliriz.

Adnan Eyecioğlu 25.03.2013

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • 2002 deki bütçe rakamlar
  • bütçe açığı ve enflasyon ilişkisi
  • Bütçe açığı ve işszlik
  • büyüme ekonomik gösterge
  • ekonomi ile işletmelerin ilişkisi

Türkiye’de Kobi Bankacılığı

Son zamanlarda gazetlerin ekonomi sayfalarını okursanız incelerseniz arada bi görürsünüz. Bankacılıkta yeni moda ” KOBİ BANKACILIĞI”…
Bu Kobi bankacılığı nedir diye soracaksınız. Kobi bankacılığı hemen hemen heryerde farklı şekilde tanımlarını göreceksiniz.
Ama genel olarak tanımalamk gerekirse ; Kobi Bankacılığı : Küçük ve Orta Büyüklükte işletme kelimelerinin kısaltılmış halidir KOSGEB’in tanımına
baktığımız zaman ise ; İmalat sanayiinde hisselerin % 25’in fazlası büyük işletmelerin elinde olmayan 1’den 250 kadar işçi çalıştıran şirketler olarak tanımlanmışıtr.

Kobi bankacılığı, kobilere özel geliştirilmiş ticari paketler sunarak, sadece kobi statüsündeki işletmelerin faydalanabileceği bankacılık ürünlerinden oluşan bir bankcılık hizmetidir.
Sanayi sektörü açısından KoBİ’nin ne olduğuna bakarsak ;Kobiler aşağıdaki şekillerde tanımlanabilir:
– Kısıtlı sermaye ve pazarlama olanaklarına rağmen, ayakta duran, piyasalara mal ve hizmet üretip sunan,
– Ülkedeki ekonomik buhranlarından yoğun olarak olumsuz etkilenen,
– Ekonomidek krizlerden büyük işletmelere göre fazla olumsuzluklar yaşayan, bunun sonucu ağır yaralar alabilen, ancak herşeye rağmen yine de üreten, Ekonomik gelişme ve büyüme dönemlerinde ise sınırsız başarı hikayeleri yaratan,
– Ülkedeki büyük işletmelerden çok daha fazla katma değer yaratabilen, tüm ticari, sınai ve hizmet işletmeler gelmektedir.
Bugün Türk bankacılık sektörüne bakıldığında KOBİ bankacılığı yapmayan banka kalmadı artık KOBİ bankcaışıpını satmaktan öte danışamnlık hizmeti de yapmakta. Türkiyenin genç nüfsunu göz önüne
adlığımızda KOBİ bankacılığı çok cazip gelmekte. Bi ülkede nüfus ne kadar yaşlanırsa girişimcilik o kadar azalır genç nüfusun olduğu yerde daima girişimcilik olur. Bankalar girişimciye
doğru yol gösterdiğinde riksleri de çok düşük. Hatta bu proje kapsamında kadınlara, üniversite öğrencilerine ve yeni alanlarda yatırım yapmak isteyen iş adamlarına yönelikte
olabilecek. Hemen hemen 2004 2005 senlerinde adını duyurmaya başlayan kobi bankacılığında bugüne kadar bankalarda 2milyon 3milyon arası müşteri olduğu söylenebilir. Türkiyedeki
2milyon işletmenin % 99’unu kobiler oluşturmaktadır. Türkiyenin senelerdir süre gelen işsizlik sayılarını göz önüne aldığımızda istihdam açısından da
Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Türkiye artık 2012 senesinden itibaren daha çok sanayi odaklı ihracata yönelmek istiyor. Bu açıdan da bakıldığında KOBİ büyük sanayi
işletmelerinin vazgeçilmez destekleyicisi ve tamamlayıcısıdır.KOBİ ekonomikk büyümenin, istihdamn ve sosyal istikrarın lokomotifi ve güvencesi durumdadır. Devlet’de bankaların
KOBİ bankacılığı karşısında boş durmamış KOSGEB ile birlikte KOBİNİN destekleyicis olmuştur.BDDK’nin 2009 yılında açıkladğı rakamlara baktığımız zaman KOBİ kredileri, 2006 yılından bugüne yüzde 55’lik büyüme kaydetti. 2006 yılında 59 milyar 614 milyon TL olan kredi hacmi, 2010 Nisan ayı itibarıyla 92 milyar 614 milyon TL’ye ulaştı. KOBİ bankacılığı en büyük çıkışı 2006-2007 döneminde gösterdi. Bu dönemde KOBİ’lere kullandırılan kredilerin hacmi yüzde 30’a yakın büyüdü. 2007-2008 dönemindeki büyüme, yüzde 10,5 düzeyinde oldu.
2008’in ikinci yarısında başlayan krizin etkisiyle 2008-2009 döneminde sektör, yüzde 1,5 oranında daraldı. Akbank Genel Müdür Yardımcısı Ferda Besli, güncel rakamları şöyle özetliyor: “2010 yılının ilk dört ayında sektörde KOBİ’lere kullandırılan kredi bakiyesi, 2009 yılı sonuna göre yüzde 11 artarak 92,6 milyar TL’ye ulaştı.”
Bankaların KOBİ niteliğindeki kredili müşteri sayısı, Nisan 2010 itibarıyla 1 milyon 238 bin adete ulaşmış durumda. Besli, ocak-nisan döneminde sektörün 9 binden fazla yeni müşteri kazandığına işaret ediyor ve şu rakamları paylaşıyor: “Bankaların kredili müşterisi KOBİ’ler içinde en büyük grubu mikro işletmeler oluşturuyor. Bugün bu segmentteki müşteri sayısı 1 milyon düzeyinde.kobi
Kredili küçük işletmelerin sayısı 166 bin 500, orta büyüklükteki kredili işletmelerin sayısı da 71 bin düzeyine ulaşmış durumda. Kriz koşullarının yoğun hissedildiği 2009’da, bankaların kredili KOBİ müşteri sayısı 72 binden fazla azalarak 1 milyon 229 bine gerilemişti. Bugün bankaların internet sitelerine baktığımız zaman KOBİ’ler için ayrı biste oluşturdukları görülmektedir. Bende incelemeniz açısından birkaç bankanın internet sitesini paylaşmak istedim.
Türkiye İş Bankası : http://www.istekobi.com.tr/default.aspx
Türkiye Garanti Bankası : http://www.garanti.com.tr/tr/kobi.page
Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. : http://www.kobiline.com.tr/
Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. : http://www.tebkobitv.com/

Ayrıca en uygun kredi veren banka hangisi incelemek için bir diğer yazımızı okuyunuz.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • KOBİ BANKACILIĞI NEDİR
  • kobi bankacılığı ne iş yapar
  • kobi bankacılık nedir
  • kobi bankacılığı
  • kobi bankacılığı ne demek