Ne Olacak Bu Doların ve Yatırımların Hali?

Değerli dostlar,

Uzun bir aradan sonra tekrar karşınızdayım. Türkiye son günlerde zorlu ve sancılı bir süreç geçirmekte ve bunun akabinde piyasalar da döviz faiz denkleminde yükselişler söz konusu. 17 Aralık operasyonu sonrasında mevcut iktidarın söylemleri dövizin ateşini yükseltti ve bir devalüasyon yaşadık.

Dövizin yükselmesi ve TL’nin değer yitirmesi ihracatçı açısından ufakda olsa bir sevinç yarattı ancak ithalatçı açısından ise stress dolu günler başladı. İç piyasa da firmalar döviz kurlarını sabitlediler,alışlarını yavaşlattılar.Herkes yerel seçim sonrasını beklemekte. Yatırımlar birer birer bu süreçte yerel seçim sonrası içinde olsa askıya alındı.

Birçok şirket yapılan bütçelerini revize etti. ancak kimse bu belirsiz ortamda yatırımları ve dövizli çalışmaları için kur tespiti yapamamaktadır. Her yatırım güvenli ve sakin bir deniz arar varsayımından çıkarak; Türkiye ekonomisi için ilk altı ayın yatırımlar açısından kayıp oldugunu söyleyebiliriz.

Yatırımlar dışında iç talebte de daralma bekleyebiliriz. Bunun nedeni ise, Bddk’nın kredi kartlarına uyguladıgı taksit sınırlandırmasında aşırı bir kontrol ve sağlamcılık belirlemesi iç piyasa da bazı sektörler de perakende satışlarada yavaşlama ve bunun neticesinde talep de daralma meydana getirebilir. Bu politikanın tüm sektörlere uygulanması durumunda ekonomi de kırılgan bir talep daralması yaşayabiliriz. İşte bu nokta da talebi arttırıcı önlemnler alınmalı ekonomi tüketime teşvik edilerek para darlamasının ve ekonomi motivasyonunun düşmemesime özen gösterilmelidir.

Ne olacak Bu Doların Hali? Mevcut hükümet ve merkez bankası yerel seçimlere kadar dövizi sabitlediklerini düşünmekteyim. Yerel seçimler sonrasında yaşanabilecek siyasi ve ekonomik söylemler ve olayların şiddeetinin artması durumunda dövizin ateşinin yükselebilecegini söylemekteyiz…dDoların ateşinin yükselmesi de düşmesi de siyasetin takınacagı tavra göre netleşecektir. İşte bu nokta da aklı selim bir iktidar söylemlerinde yumuşak bir uslup kullanması dövizin ateşini düşürecektir aksi durumda haziran-2014 itibariyle dövizin kurunun 3,25 olması hayal değildir. Mevcut iktidarın şiddet ve sert uslupla siyasi ve güncel olaylara karşı göstecegi şiddet yabancı yatırımcınınj ve iç piyasa yatırımcısının yatırım yapma motivasyonunu ve de belirsizliğini gösterecektir.Sonuç olarak Türkiye ekonomisi yatırımlar açısında duragan döneme girmiştir.ilk 6 ayı kaybetmiş durumdayız gelecek altı ayın kazanılması ve yatırımların kaçmaması ve piyasalara güvenin sarsılmaması için mevcut iktidara görevler düşmektedir.

Sağlam bir ekonomi ve sağlam yatırımlar için bizi izlemeye devam ediniz.

Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • Ne olacak bu doların hali
  • yerel seçimler döviz kurlarını nasıl etkiliyor 30 haziran 2015

Merkez Bankası PPK Ardindan

Merkez bankası ppk aldıgı kararlar neticesinde faiz düştü, dolar yükseldi.Merkez bankası aldığı kararla kur savaşlarına kayıtsız kalmadıgını göstermiş oldu. TL’de bir nebze de olsa değerin düşürülmesi sonucunda yarım elma gönül alma desek de merkez bankası dengeleri koruyarak faiz koridorunu daralttı ve ilerisi için ihracaatçıya güven verdi,gönül aldı diyebiliriz.

Dolar/TL karar sonrası 1,7760’a yükseldi. Karar öncesinde bu seviye 1,77’ydi.
Sepet bazında TL ise 2,0657’den 2,07’nin üzerine çıktı. MB kararlarının faize de etkisi oldu.
Gösterge tahvilin faizi yüzde 5,77’den yüzde 5,70’e geriledi. Munzam karşılıklar 0.25 baz puan artış oldu, yanı %11,25’den %11,50 puana yükseldi. Merkez Bankası politika faizini değiştirmeyerek % 5.50’de sabit tuttu. Merkez Bankası faiz koridorunun üst ve alt bandının 25’er baz puan aşağı indirdi. MB gecelik borç verme faizini %8.50’ye borç alma faizini ise % 4.50’ye çekti

Geçen yazımda ifade ettiğim gibi faizlerin düşüsünü bekliyorduk.Döviz de ise bir kalem artış beklediğimi belirtmiştim. Merkez bankası‘nın bu kararı bir nebze de olsa dengeleri korumasından dolayı anlamlı bir karardı.

PPK kararları ardından;merkez-bankasi

*Tahminime göre usd 1.80 bandını bir ay içerisinde bulabilecegini yalnız 1.90 bandında ulaşmasnı merkez bankası freniyle karşılabilecegini ifade edebiliriz.
*Merkez bankası dengeleri koruyarak ekonomiyi denge de goturmeye kararlı oldugunu bir kere daha gösterdi.
*Yani tabirimizle ne şiş yansın ne de kebap yansın.
*Yıl sonu itibariyle usd’nin bandını 1.90-2.00 TL arasında ifade edebiliriz.
*Merkez bankası bugunkü para politikası kararları neticesinde kur savaşlarına kayıtsız kalmadı.

Selam ve sevgiyle,
Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • merkez bankası ppk kararları

Gözler Merkez Bankası Para Kurulunda

Değerli Okuyucularım,

Evet bildiğiniz gibi gözler para kurulu toplantısına çevrildi. Merkez bankası tahammülleri,Tim ve Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan beyin beklentisi özellikle rezerv para usd’nin bir miktar değerlenecegi konusunda piyasalar da bir beklenti mevcut.

TİM(TÜRKİYE İHRACAATÇILAR MECLİSİ) NEDEN DÖVİZİN ARTMASINI İSTİYOR?

*Malumunuz rezerv para usd piyasa da değerinin altında işlem görüyor.
-Usd’nin değerin altında olması ihracaatçı açısından zarar oluşturuyor,
-Birim mal ve adet bazında ihracaatcı zarar ediyor,
-İhracaat gelirlerimiz artmıyor, dövizin bir miktar da artması ihracaat gelirlerimizin artmasına sebep olacaktır.

EKONOMİ BAKANIMIZ NEDEN MB ELEŞTİRİYOR?
*Merkez bankasının kur politikası konusunda proaktif davranmaması,faizlerin bir miktar daha düşürülmesi isteniyor bu saye de döviz bir kalem yükselerek ihracaat gelirlerinden bir artış meydana getirecektir.

KUR SAVAŞLARI NEDEN ÖNEMLİDİR?
*Devletler milli paralarını bir miktar değerini düşürerek,
a.Rakip devletler karşısında avantaj sağlarlar,
b.İhracaat gelirlerini arttırırlar,
c.Bilinçli yapıldığı için uzun vadeli ortalama fiyatlı ihracaatlarda avantaj sağlıyor.
d.İthalatçı açısından ise,kurun artması maliyetlerin artması demektir.Aslında yüksek karla satış yapan hem ithalat ve ihracaat yapan sanayici açısından bu olgu daha mantıklı gibi görünüyor.

Kur savaşlarında devletler, para basarak ve faizleri indirerek rezerv para olan dövizi değerlendirerek milli paralarının degerini düşürüyorlar.

PİYASANIN MB’DEN BEKLENTİSİ NEDİR?merkez-bankasi
-Daha fazla proaktif davranması,
-Hızlı ve seri kararlarla ekonominin genişletilmesi,
-Kur da birkalem iyileşme beklentisi.

Bakalım para kurulundan ne çıkacak? Merkez Bankası Beklentilere Nasıl Cevap Verecek?

Selam ve sevgiyle,
Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!

Merkez Bankası İşlerliği ve Bağımsızlığı

Dünya’da en fazla özerkliğe sahip kuruluştan merkez bankası ile ilgili konuşcaz.Dünya’da en fazla aksiyona sahip,para politikalarının ve beyin fırtılarının yaşandığı kurumlardır merkez bankaları.

ABD Fed, yani kısa tabiriyle amerikan merkez bankası aldığı kararlarla dünya merkez bankalarının bakış açılarına ve piyasaların işleyişine vesile olurlar. Fed son dört yıldır bernanke ile birlikte hem mortgage krizine hem de amerika da yaşanan krize karşın elinde avucunda ne varsa para basmaya devam ederek günü kurtarmaya çalışıyor ve şu haliyle bile dünya merkez bankalarını etkileme gücünü sürdürüyor. Neden mi?

1-ABD parası dünya da halen rezerv para…
2-Abd savunma gücü ve savunma sanayi bitmediği sürece ya da çin yuanı rezerv para olmadığı sürece bu böyle devam edecek.

ABD Fed’in politikalarına başkan obama bile müdahale de bulunmuyor aksine senato dan çıkardığı yeni yasalarla amerikan ekonomisinin kurtuluşu yönünde vergiler ve yeni yasalarla Fed’in pasarasal tabanda yaşadığı para sıkışıklığına katkı da bulunmaya çalışıyor.

Türkiye’de Merkez Bankasının bağımsızlığı yeni yeni ortaya çıkmış birkaç senelik maziye sahip bir konudur.merkez-bankasi

*Merkez bankasının bağımsız olmasının ne gibi katkıları vardır:
1-Hükümetlerin siyasi kararlarına karşı önlem almak,
2-Merkezi ve bilimsel para politikası anlayışı,
3-Kısacası tam bagımzsız ve siyasetten arındırılmış merkez bankası,

Dünyanın hiçbir ülkesinde merkez bankaları girişimci olarak risk yönlü kararlar alamazlar, Merkez bankası başkanları ve para polita kurulları üzerinde devletin ekonomik bagımsızlıgını koruma ve aşırı risk alamazlar, Risk aldıkları takdir de hata durumunda para politikaları kurulu ve merkez bankası başkanları risk sonucu karşılaşılan bir hata da boy hedefi olurlar ve merkez bankalarının ve kendi itibarlarını düşürebilirler…

*Bir merkez bankası başkanının ya da para kurulunun ağzından çıkan her harf ve cümle ekonomi de, borsa da,piyasa da bir etkisi vardır… Onun için merkez bankası başkanı ya da para kurulu eleştirirken daha dikkatli olmalı ve ekonomiye halel getirilmemelidir.

*Merkez bankası başkanı ve para kurulu’nun yapacagı bir risk para politikasında sapma ve merkez bankasın da itibarın düşmesine vesile olur.

*Merkez bankası başkanı olmak ve para kurulu üyesi olmak ateşten bir gömlek giymek gibidir… Nasıl silahlı kuvvetler savunma’nın gözbebegi ise, merkez bankaları da ekonominin gözbebegidir.

Ekonomi brokrasisinde hata ve risk sonucu hata affetmez, itibar gitti mi bir daha toplamak zordur…

Dünya’nın geneline bakıldığında merkez bankası başkanları, risk almaktan kaçınan,ciddi ve vakar bir duruşları vardır…Bu ekonomi siyasetinin olmazsa olmaz bir ciddiyetidir…

*Merkez bankaları bir devletin itibarıdır,
*İtibar kaleleri risk almazlar, riski yönetirler,
*Aceleci değildirler, objektiftirler,
*Duygusal değil, akıl ve stratejiyle davranırlar,
*İtibarı korumak brokrasinin işidir, risk almak ise siyasilerin işidir.

Selam ve sevgiyle,
Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • merkez bankasnn ekonomideki yeri
  • dünyada merkez bankası
  • merkez bankası bağımsız olmazsa ne olur

Ne Olacak Bu Avrupanın Hali?

Avrupa çıkmazda, ne yapacagını bilmeden sağa sola bakıyor. Hepsi bir çıkmazda…
En büyükleri de en küçükleri de çıkmaz da…

Almanya: Yıllardır durgun, muhteşem ekonomik büyüme olgusunu unuttu.
İtalya,ispanya,portekiz onlar da borçlarla ve durgunlukla savaşıyor.
Fransa da keza aynı işlerlikte durgunlukta…
Küçük devletler, agabeylerinin gözünün içine baksa da yukarı sakal aşagısı bıyık misali avrupa

Bence Avrupa ekonomisinin bir takım kararlar alması lazım; Avrupa entegrasyonu yani Avrupa Birliği ekonomik yapısında büyük devletlerin parasal hareket kabiliyetlerini arttırmaları lazım:Ekonomistlerin geneli itibariyle euro’nun değeri yüksek bulunuyor, bu da aslında avrupa için bir sıkıntı…

Avrupa Birliği‘nin Yaptığı Hatalar:
1-Tabir-i caizse süt veren inekle,kısır inegi aynı endekse bağlayarak eşitlik kisvesi altında kazanacaklarını ve süper güç olacaklarını zannettiler, Aslında olan Almanya gibi bir devlete oldu.Almanya bunu hiç haketmedi. Mark gibi parasından oldu.

2-Euro’nun aşırı değerlenmesi ve maliyetlerin artması, kur farkı riskiyle satın alma paritesinin yani satın alma gücünün düşmesi…ingiltere de baktı almanya gibi paramdan olmayayım dedi,Sterline devam diyor…

Avrupa Birliği‘nin Yapması Gerekenler:
1-Milli Ekonomi Modeli’nin fikir babasına göre Avrupa Senyoraj hakkını kullanarak bir nefes alması lazım.
2-Ekonomik disipline ihtiyaç var.
3-Avrupa birliginin ekonomik senkronizasyonuna ara verip büyük devletlerin hareket kabiliyetini arttıracak eylemlere geçebilmesi ve ortak para uygulamasından vazgeçmesi gerekiyor.
4-Almanya devletinin Mark para birimine geçiş yapması bölgenin güçlü almanyasında bir kıpırdamaya vesile olacaktır.
5-Her devlet kendi milli parasıyla yola devam etmeli, büyük devletler nefes almalı ve daha sonra küçük devletleri kurtarma planına geçmelidirler.
6-Herşeyden önemlisi tüketimi arttıracak ekonomik politikalara ihtiyaç var. Avrupa’nın emisyona ihtiyacı var.Euro çok değerli…Bir paranın çok değerli olması bir ekonomi için çok faydalı değil.

*Hendekten geçerken evdeki bulgurdan olmamak isteyen bir avrupa yok, avrupa kumar oynuyor ama farkında değil karşısında büyük bir yangın var.

Bediuzzaman Hazretlerinin ifade ettiği gibi Avrupa bir osmanlı devletine hamiledir,yani iyi ya da kötü avrupa hasta osmanlı devletini andırmaktadır şu anki görüntü itibariyle…

Şangaya baktığımızda ise, Rusya olaylara milli bakıyor,çin olaylara milli bakıyor…iki devlette sağlam basıyor… Ne rusya ne de çin parasını aşırı değerlemiyor…Bu da bir risk algılama politikası…

Avrupa yukarıda saydığımız altı maddeyi hayata geçirebilirse gelecek beş yıl içerisinde belini doğrultma imkanı var gibi…Aslında Avrupa’nın Bir Kemal Derviş gibi bir ekonomistte ihtiyacı var, geniş yetkilerle donatılmış astıgı astık kestıgı kestık işi bilen bir ekonomistte ihtiyacı var…Türkiye’de bu işi yapabilecek çok kapasiteli akademisyen ve devlet adamları da mevcut yeterki avrupa bizden istesin bizim insanımız yardımcı olur.

Selam ve sevgiyle,
Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!

Yeni Dünya ve Para Savaşları…

Yeni dünya…Para…Süper güç… Rezerv Para v.s… En son yayınlanan süper güç yazımız çok ses getirdi, bazı gazeteler bizim işlediğimiz konuların detaylı inceleme yaparak, ekonomi yazarları bu konu üzerine yazılar yazmaya başladı. Yeni dünya’ya adım atarken dünya da gücün simgesi olan rezerv para olgusunu işlemeye devam edecegiz.

Abd’nin içinde bulunduğu nokta itibariyle ekonomisi zor günler geçirmesine karşın, Fed’in izlediği politikalardan birisi para basarak ekonomiyi sübvansiye etmeye çalışıyorlar. Bu da enflasyonu tetikleyen bir olgu da olsa abd emisyon hacmi üzerinden ekonomisi yönetmeye çalışıyor.

Çin’in yeni dünya ölçeginde lider olacagı herkesin malumu… Çin devletinin önünde en büyük sorun ise, çin nezdinde bulunan rezerv amerikan doları, Çin her halukarda hazinesinde bulunan amerikan dolarını emisyon olarak elinde tutarken, yuhan’ın para değeri hususunda en büyük nedenlerden biride bu olsa gerek.

Abd kabul edelim eski günlerinde değil ve amerikan doları daha ne kadar rezerv para olur? Görünen köy klavuz istemez, ekonomi de Bill Clinton dönemini arayan Abd aslında Türev ürünler,mortgage ve ırak savaşının ağır maliyet bedelini ödüyor. Dolar nereye kadar rezerv para olabilir? Bu sorunun cevabını verebilmek için;

*Yuan’ın dünya üzerinde tek başına rezerv para olabilme olasılıgı konusunda kısa vadede gerçekleşmesi zor ama uzun vadede Yuan’ın dünya ölçeginde rezerv para olabilme olasılıgı hiç de az değil.Aksine büyük bir olasılıkla Yuan gelecek 25 yıl içinde dünyanın rezerv parası olacak gibi görünüyor.

*Çin devletini düşündüren elindeki rezerv doları nasıl elden çıkartabiliriz düşüncesindeler?
-Bir ihtimal 1usd=1yuan endeksini uygulayarak aynı zaman da ellerindeki rezerv dolar kadar para basmaları lazım ama bu da çin için büyük bir risk ve sorumluluk isteyen bir iş.
-Çin usd üzerinden hammadde sağlayarak elindeki amerikan dolarını çıkartabilir…
Yine de yuan’ın rezerv para olması için birinci seçenek uygulanabilir ya da;
*Çin 25 yıl bekleyecek bekle gör siyasetiyle devam edecek.

Avrupa Birliği ile Şangay Modeli’ni karşılaştırıdğımızda; Şangay Modeli yaşama ömrü AB’ye göre daha fazla ayrıca ortak para birimi uygulamasına geçilirse asya dünya’nın en değerli parasını rezerv para olarak Amerikan dolarına rakip alternatif para üretebilir. Bu tamamen rusya ve çin2in bakış açısına bağlı…

Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler…

Asya’dan bir avrupa doguyor, görenlere selam olsun.

Selam ve Sevgiyle,
Bülent Hin

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • para savaşları
  • dünya para savaşları
  • çinin elinde ne kadar dolar var
  • yeni dünya düzeyinde paranın yok oluşu

Gelecegin Türkiyesi ve Vizyondakiler

Birgün gelecek, birgün kalacak…Gelecek de bir gün gelecek. Türkiye sevdalılarının unutamadığı bir söz vardır: 21. Asır Türk asrı olacaktır sözü…Bu söz rahmetli Turgut Özal ile hayat buldu ve vizyondakilerle devam ediyor.

Gelecegin Türkiyesi Denince Akla Ne Geliyor?Bunları ben demiyorum, Bunu dünya diyor,Futuristler diyor…

-Genç Nufus ve Yetkin İnsanlar,

-Gelecek 25 yılda dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında olmaya finans çevreleri tarafından kesin gözle bakılıyor.

-Bölgesel Güç ve caydırıcı üstünlük,

-Ticari Rekabet ve Güçlü ekonomik networking,

-Güçlü sosyal güvenlik alt yapısı,

-Cari açıgın sıfıra yaklaştığı,

-İşsizliğin minimize olduğu,

-Eğitim de beklentilerin karşılandığı

-Vergi de adaletin olduğu bir beklenti

*İşte bu hususların hepsi gerçekleştirmek için neye ihtiyaç var:

1-İnovasyon ve inovasyonel düşüncenin hayatının her boyutunda olmasına izin vermek ve serbest bırakmak,

2-Bencmarketing hayatın her anında desteklemek ve onaylamak,

3-İyi bir eğitim anlayışının ülke sathına yayılması,

4-Batı örnegindeki bilinçli insan yetiştirme,

5-En önemlisi vatanını seven,Türkiyeliyim diyen Türkiye Milliyetçiliğinin  bir söylem haline getirilmesiyle çok buyuk adımlar atılabilir.

Dedim ya…Türkiye Milliyetçiliği=Türkiyeliyim demek kavramı çok önemli…

Selam ve sevgiyle,

Bülent Hin

Not:Yazılarım bir sevdadır,Bir Sevdadır Türkiyeli Olmak.

 

Yazıyı Değerlendirin!

Rusya ve Abd,Çin Süper Güç…Süper Güç Olabilmenin Yolu Nedir?

Evet…Süper güç olabilmek… Dünya konjekturunu incelediğimizde süper güç olmanın bir takım kıstasları oldugunu görebilmekteyiz. Süper güç olmaya giden yollar ve olgular ise dünden bugune hiç değişmiyor. Fatih,İstanbul’u fethettiginde dünya da henüz kullanılmayan uzun menzilli toplarla ve bir dahi hareketi olan gemileri karadan denize yürütmesiyle savaş inovasyonuna bir değer katmıştı. Demek ki,

*Süper güç olmanın birinci yolu; Silah ve savunma sanayinde yapılamayanı yapabilmek halen geçerliliğini koruyor.

Rusya ve Abd’nin her yıl yeni silahlar ve savunma sanayisinde attığı adımların dünya da bir caydırıcı boyutu var.Prof.dr.Haydar Baş Beyin dediği gibi ABD’de ekonomi çöktü ama iki nokta da çökmediler, Bir savunma sanayileri ve amerikan dolarının dünya da dolasımı amerikanın ayakta tutan iki unsur…Daha uzun yıllar abd’nin ayakta kalacagı kesin gibi…

*Süper Güç Olabilmenin İkinci Boyutu Yerel Paranın Dünya da Dolaşımı…

Zira Çin dünyanın en büyük ekonomi yolunda ilerlerken önünde tek engel olan ABD dolar rezervini nasıl etkisiz hale getirebilecegi hususunda halen çözüm üretebilmiş değil, Abd’nin yıkılması bile dünyaya zarar veriyor…Öyle bir parasal sistem kurgulaması yapılmış ki, siyonizm en kötü ihtimali bile kendi menfaati noktasında oluşturabilmiş. Çin’deki abd para rezervi, AB’nin dağılma sürecine girmesi ABD’nin ömrünü en az 50 yıl daha uzattı.Şu an dünya da amerikan sistemini yıkacak bir boyut ya da bir yaşamsal fonksiyon oluşmadı ancak Rusya’nın çin ile işbirliğine girmesi dünya konjekturunde amerika sonrası en büyük modelin şangay modeli olacagı konusunu göstermektedir? Nasıl mı? Çin, orta ve uzun vade de ABD rezerv doları dolayısıyla zarar yaşayacagını öngörmüş ve kabullenmiştir. Rusya ile ticari ittifak yaparak yuan ve ruble paritesine ihtiyaç oldugu varsayımına girişmiştir.Özellikle rusya’nın milli ekonomi modelini benimsemesi ve çin ile ticari anlaşma yapması asyanın bir anda parlamasına sebep oldu. Şangay Modeli, Amerikan para sistemine bir darbe olabilir mi?Ya da herkes kendi parasını ortya koyarak abd’ye kafa tutabilirmi? işte üçüncü dünya savaşının patlama nedeni para savaşı mı? sorularını iyi düşünmek ve iyi analiz etmek gerekiyor.

*Süper Güç Olabilmenin Üçüncü Boyutu Milli Politikalar…

İki büyük güç rusya ve çin devletlerini ele aldığımızda ikisi de milliyetlerinden ve milli politikalarından büyük ölçüde taviz vermiyor…Bu ülkelerin ekonomik,siyasi ya da askeri başarılarında en büyük etken kendi olabilmeleri yani milli politikalarıdır.

ABD Devletini Bekleyen Sorunlar

*Mortgage krizi ve krizin derinlemesine devam etmesi,kapitalizmin gelecek 25 yıl içerisinde büyük yara alması ve bunun sonucu abd’nin yeni bir yayılmacı politika izleyerek Bop modeliyle tepki görmesi,

*Çin’in ekonomik gücü ve rusya ile işbirliği yaparak asya’da şangay modeliyle abd’nin yayılmacı politikasına hayır deme ihtimali büyük…

*Kuzey Kore’nin silahlanması ve silahlanma da Abd’ye kafa tutması,

*Rusya’nın ekonomisini güçlendirmesi ve Bop karşısında daha etkili politikalar üretmesi…

Süper güç olmak; siyasi,ekonomi,askeri,idar alanlar da manevra kuvveti yüksek ülke olabilmektir. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın bir sözüyle haritalar değişiyordu.İşte süper güç kavramı ve esası büyük olmaktan güçlü olmaktan geçiyor.

Halen şu soruyu kendime soruyorum: Çin Abd rezerv parasına nasılbir çözüm bulacak? Bu handikapı nasıl çözecek?Ya belirli bir zarara katlanarak senyoraj hakkını kullanarak kasasında ki abd doları kadar para basarak ekonomik süper gücünü ilan edecek ya da abd karşısında boyun egerek zarara katlanacak? Ya da rusya ile işbirliğine giderek milliparaların değerlenmesini sağlayacak…Dünya bir yöne gidiyor hayırlısı…

Selam ve sevgiyle,

Bülent Hin

not: Sitemiz hiç bir siyasi parti ile ilişkili değildir. Görüşler tamamen yazara aittir.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • ekonomik g sper g
  • rusya amerikaya kafa tutabilir mi
  • rusya nasıl süper güç oldu
  • turkiye rusyayla kafa tutabilirmi
  • ABDnin yayılmacı para politikası

Ulusal Ekonomi Modeli mi?Yoksa Küresel Ekonomi Modeli mi?

Bugunler de ve son 30 yıldır tartışılan bir konu üzerinde konuşmak istiyorum. Ülkemizde Turgut Özal iktidarıyla birlikte küresel dünyaya adaptasyon ve de ekonomik işleyiş hızlanmıştı. Turgut Özal sonrası koolisyon hükümetleri ve 5 Nisan krizi ile birlikte,bankacılık krizleri sonunda Kemal Derviş Ekonomi Modeliyle yeniden yapılanma ve ekonomik disipline geçiş aşamaları başarıyla sürdürüldü.

Kemal Derviş ve Akp hükümetlerinin uyguladıgı ekonomik politikalarla yabancı sermayenin ülkemize gelişi hızlandı.

Özellikle Finans,Bankacılık ve Sigortacılık gibi stratejik kalemler yabancılar tarafından satın alındı. Ulusal ekonomiyi savunanlara göre kırılma noktası burada başladı. Küresel ekonomik modeli savunanlara göre ise, herşey normal ve olması gibiydi olarak analiz edilmeye başlandı.

-Carry Tired ile birçok yabancı türkiye’nin verdiği yüksek faizle zenginleşti,Türkiye’de bu vizyonla birçok yabancı yatırımcının gözdesi oldu. Dünya da bir ekonomik stilizasyon oldugunu varsayalım:

-Abd’nin Bop politikasının iki temel bacagı oldugunu varsayabiliriz:

*Enerji ve petrol yataklarındaki egemenligini pekiştirmek

*Arap baharı ve Bop ile bitme noktasına gelen kapitalizme yeni pazar bulma arayışı.

Böyle bir vizyonda haritaların yeniden şekillenecgini varsayarsak; Ulusal ekonomi‘nin bu denklem de kazancı ne olabilir?

*Ulusal vizyona sahip aydınlara göre Türkiye’nin bagımsızlıgı ve milli bütünlügünün tehlike de oldugu savunuluyor,

*Türkiye, eğer bagımsızlıgını ve misak-i milli sınırlarındaki devamlılıgını sürdürebildiği takdirde şu olumlu sonuçlara ulaşabilir:

1-Arap baharının yeni tedarikçisi ve yeni pazarların ihracatcısı olabilir.

2-Ilımlı islam ve türkiye modelini bu ülkelere ihraç edebilir.

ABD Ortadogu da türkiyesiz bir modele hiçbir zaman evet demez, ABD her halukarda Türkiye’ye ihtiyacı var, bölünmüş bir türkiye bölge de Abd çıkarları için kabustur.Kaldı ki Irak savaşı sonuçları,Türkiyesiz abd başarılı olamıyor. İşin maddi ve manevi boyutunu kendimize çekebiliriz. Orta vadede belki musul bile bize geçebilir. Nasıl mı? Türkiye Bölge’nin ağabeyi olmaya aday…Kaldı ki:Biz iran da üstün bir devletiz,Türkiye’yi iran ile kıyaslamak ya da iran politikasına hapsetmek çok saçma…

Bu nokta itibariyle Avrupa Birliği kağıt üzerinde bizim için sadece ihracaat boyutu olan bir kalemden öteye gidemiyor. Türkiye, Başbakanın şangay politikasını da hayata geçirebilirse,Ulusal bagımsızlıgını garanti altına alarak bölge’nin denge siyasetin de,denge ekonomik ilişkilerinde önemli adımlar atabilir.Hem şangay hem de bop projesiyle üstüne denge siyasetiyle Türkiye bölge’nin parlayan yıldızı olmaya aday…

Şangay modeli’nin tek tehlikeli boyutu:Çin’in ekonomik gücü…Ancak Şangay modeli Turan inancının bir nebze de olsa gerçekleşmesi adına faydalı ve anlamlı bir proje… Olaya denge siyasetinden baktıgımızda başbakanın ileri görüşlü ve olayları çok iyi analiz ettiğini ifade edebiliriz…Şangay modelinin hayata geçirilmesinin katkıları şunlardır:

1-Bop handikapına karşı rusya ve çin kartı ile ulusal bagımsızlıgın korunması,

2-Bop pazarı ve asya pazarına açılma ve büyüme şansı…

3-Denge siyaseti’nin üç bacagı var:AB,BOP,ŞANGAY Bu üç saç ayak türkiye’nin atı istediği gibi oynamasına yarayacak.

Ulusalcılıgı savunanların dünyadan haberdar olamadıklarını görebiliyoruz:

1-Denge siyasetsiz ulusal ekonomi modelleri tutmaz

2-Dünya dengelerini değiştiremezsiniz ama ülke menfaatini koruyabilirsiniz.

3-Dünya küreselleşiyor yani tekleşiyor.

Ama şu da var bence hem ulusal ekonomi hemde küresel ekonomi yani denge ekonomi modeli mantıklı gibi…

Selam ve sevgiyle,

Bülent Hin

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • küresel ekonomik modeli hangisidir
  • dünyadaki yeni ekonemi modeli hangisi
  • global ekonomi ulusal ekonomi
  • yeni ekonomi modeli

Milli Ekonomi Modeli’ne Göre Emisyon Konusu

EKONOMİ KÜRSÜSÜ YAZIM-23.01.2013

Milli ekonomi modeli’nin fikir babası Prof.Dr.Haydar Baş ‘ın  Emisyon(Piyasa da dolaşan banknot) ile ilgili  şu tespitlerde bulunuyor:

‘’Bir ekonomi sürekli büyüme istiyorsa piyasada GSMH’nin 1/3 kadar paranın bulunmasını temin etmeli, her yıl hedeflediği büyüme oranı kadar emisyonu arttırmalıdır. Bu bir iktisat kuralı olduğu gibi bir matematik hesabıdır. Bu güne kadar sürekli büyümeyi sağlayamayan ekonomi modelleri, emeğin devreye girmesiyle ürettikleri mallardan kazandıkları serveti tekrar üretime döndürmek yerine faize yönlendirdiklerinden ülkeleri eninde sonunda resesyona ve stagflasyona sokmuşlardır. Bu durumdan kurtuluşun tek çaresi emisyonu arttırmaktır. Fertlerin elinde olması gereken para faizle bloke edilince piyasada talep oluşmaz. Talep oluşmayınca arz da kısıtlanmış olur. Bunun aşılabilmesi için emisyonunu genişletilmesinin yanında faiz de kaldırılmalıdır. Emisyon gelişi güzel genişletilmez. Emisyon üretime mukabil ya da devreye konulabilecek emek kadar genişletilmelidir.’’

Haydar Bey’in bu düşüncesine katılıyorum. Aslında ABD’de aynı politikayı uygulayarak piyasa da parasal emisyon hacmine çare bulmaya çalışıyor. Son para politikasın’da yer alan 0,25’lik rezerv para uygulamasının emisyonu arttırmak amacıyla merkez bankası nezdinde para depolama olarak adlandırabiliriz. Tabiki emisyonu üretimle arttırmak için bir çaba ve bir enerji gerektiriyor. Buraya kadar her şey normal seyrediyor Asıl sıkıntı burada başlıyor, Bankacılık sisteminin yarattığı sanal paraya maalesef ekonomik sistemler çare üretemiyor. Tek bir çare var üretimle büyüyerek ve ihracatı arttırarak ekonominin emisyon oluşturması ile sorunun çözülebilecegini ifade edebiliriz.
Maliyet Enflasyon ile ilgili şu tespitlerde bulunuyor:
‘’Türkiye’de yaşanan “maliyet enflasyonu” ekonomi yetkilileri tarafından hala tespit edilememiş ve gerekli yapısal önlemler alınamamıştır. Enflasyon DİE’nin hesapladığı eksi enflasyon rakamlarına objektif bir gözle bakıldığında stoklarını eritmek için zararına satış yapan girişimcinin içler acısı hali görülecektir. İş adamı mal ve hizmet üretmekte ancak piyasada para olmadığı için malına müşteri bulamamaktadır.  Türkiye’de üretimle mal mukabili para tedavülde olmadığı için, talep senelerden beri istenilen seviyede olamamıştır. O bakımdan üretim ve mal mukabili emisyonun var olması bir iktisat kanunudur.  Türkiye bunu yapacağı yerde parayı piyasadan çekerek maliyet enflasyonunu hortlatmış, IMF’nin yanlış teşhisi münasebetiyle de talep enflasyonu kurallarını uygulamıştır. Böylece para darlığı gittikçe artmış, ismi konmamış bir stagflasyon dönemi birkaç seneden beri yaşanmaktadır. Bu badireyi aşmak için para darlığına emisyonu genişleterek son vermek, piyasaları paraya kavuşturmak lazımdır. O takdirde para darlığı aşılır, emisyonla beraber tedavüle giren para ekonomiyi bu badireden çıkartarak, bütün kesimlerin yüzünü güldüren bir kurtarıcı olur. İşte Milli Ekonomi Modeli, ekonominin çarklarının dönmesi ve her yıl büyümenin sağlanması için emisyonun her yıl belli oranda genişletilmesini bir iktisat kuralı haline getirmiştir. ‘’

Haydar Bey’in maliyet enflasyon konusundaki düşüncelerinde haklılık payı var ancak normal Enflasyonun son on yılın en düşük rakamlara ulaştığını ifade edebiliriz.Piyasa da en büyük sorun emisyon hacminin yetersiz olması ve sanal para ile sistemin dönmesi nedeniyle sistem sıkıntı yaşamaktadır. Haydar bey’in ifade etmeye çalıştığı nokta şudur, ABD’deki gibi merkez bankası piyasada ki işlem hacmi kadar paranın karşılığının merkez bankasında olmasının piyasaya güç verecegini bu güçle büyümeye engel resesyonun aşılabilecegini ifade etmektedir.Haydar beyin direkt olarak parasal tabanda para basarak piyasaya sürmek enflasyonu tetikleyebilir burada Merkez bankası para bassa bile bu parayı bir güvence olarak bulundurması zorunlu durumda kullanması ya da bir rezerv karşılığı para bulundurması olarak ifade edebiliriz.Herkesin anlayacagı şekilde emisyon hacmini arttırmak için ABD modelinin hayata geçirilmesinin ekonomiye güç katacagını ifade etmeye çalışıyor.

Not: Bu yazılar kimseye ya da bir kurum,teşkilata akıl vermek yada bir menfaat elde etmek amacıyla yazılmıyor,Bu yazılar bir gazeteninin ekonomi sayfasında yazan ekonomi yazarının yazdığı bir yazı gibi değerlendirilmesini okuyucularımdan rica ediyorum. Akademik anlamda yazdığımız ve paylaştığımız yazılar için öneri ve eleştirilerinizi bekliyoruz. Yorum bölümüne düşüncelerinizi yazabilirsiniz.

Ben yazılarımla seviniyorum,yazılarımla kendimi geliştiriyorum.inşaallah iyi bir yazar olmak için çaba sarfediyorum.

Selam ve sevgiyle,

Bülent Hin

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • haydar başın milli ekonomi modeli kitabını nereden temin debilirim