Bayatlamış Bir Konu Hakkında Yazı

0
1240

Ülkemizin, geçen Salı günü itibariyle IMF’ye olan borcunun son taksitini ödemesi, gerçekten ülke ekonomisi için oldukça tarihi bir olaydı ve şundan eminim ki etkisi kolay kolay unutulmayacak bir olay. Başından sonuna kadar irdelenmesi gereken bir olay. Bu olay, bu kadar önemliyken, aklımı şu soru kurcaladı: Gerçekten, Türkiye-IMF ilişkisi 51 yıl önce mi başladı? Gelin, bu soruyu birlikte cevaplayalım.

Türkiye’nin IMF ile ilişkileri, her iki tarafın ataları zamanında, yani Osmanlı ve Duyunu Umumiye arasında başladı. Hatta bu ilişki Duyunu umumiye İdaresi’nin kuruluş tarihi 1881 yılından öncesine de dayandırılabilir. Her Osmanlı tarihi kaynağında Osmanlı’nın ilk borcunu 1853 yılında Kırım Savaşı sırasında aldığını yazar. Doğrudur fakat aradan geçen 28 yıl sonunda alınan borçlar öyle hale geldi ki Duyunu Umumiye kuruldu ve Osmanlı’ya borçlarını ödeme fırsatı(!) verildi. Tütün ve reji idaresi aracılığıyla Duyunu Umumiye adına Osmanlı devleti gelirlerine borçları karşılığı el konuldu.

Duyunu Umumiye, yani IMF’nin atasını da kısaca tanıtmadan olmaz. 1881 yılında kurulan bu idareye, ne tesadüftür ki AB’ nin kurucu altılar olarak bilinen üyelerinin tamamı yer alıyordu. Sadece Lüksemburg, Belçika’ya bağlı bir prenslikti. Bu idarenin amacı, Osmanlı devletinin mali gelir getirebilen sektörlerini idarenin kontrolüne almak ve dayatacağı mali politikalarla borçların ödenmesini garanti altına almaktı. Borçlar ödendiği anda, idarenin de görevi bitecekti ama 1853 yılında başlayan borçlanma öyle bir boyuta ulaştı ki, ancak ve ancak Osmanlı’nın yıkılışından 31 yıl sonra Cumhuriyet hükümeti zamanında ödendi. Dedesinin borcunu ödemek torunun vazifesiydi ve bu vazife genç torunun 31 yılını aldı.

Gelelim Türkiye’nin IMF ile ilk temasına. Ekonomi tarihi kitapları ilk stand-by anlaşmasının, askeri darbeden hemen sonra 1961 yılında imzalandığını yazar. Doğru bir bilgidir. Ancak IMF ile ilişkilerin başlamasında ünlü 7 Eylül 1946 devalüasyonunda etkisi göz ardı edilemez. Sırf, IMF üyeliğimiz onaylansın diye yapılmış bir devalüasyondur bu ve bizi bugüne kadar IMF gölgesi altında bırakmıştır.

Daha önce de belirttiğim gibi ilk stand-by anlaşması 1961 yılında imzalandı ve Türkiye o dönemki ekonomik yapısını düzlüğe çıkarmak için borçlanma yoluna gitti. Doğaldır ki IMF de verdiği borçları geri alabilmek için belirli ekonomik uygulamaları dayattı. Daha çok kemer sıkma politikaları ya da acı reçete olarak bilinen bu mali uygulamalar kriz içindeki ülkelerin toparlanmasına destek olma amaçlı politikalar olarak karşımıza çıktı. En önemli örneği özelleştirmelere başvurmak, ücret artışlarını kısıtlamak, devletin küçülmesine destek olmak, mali disiplini ve şeffaflığı oturtacak uygulamalara önem vermek olan bu uygulamalar IMF’ nin verdiği borcu geri alabilmesi için getirilmiş uygulamalardır. Türkiye işte bu uygulamalara Cumhuriyet tarihinde tam 19 kez maruz kalmış bir ülke. Kısaca IMF ile 1961 yılından itibaren tam 19 stand-by anlaşması imzalamışız. Son imzaladığımız anlaşma haricinde hiçbir anlaşmayı amacı doğrultusunda (ülke ekonomisini krizden kurtaracak yatırımlara yönelmek) kullanılmamıştır.

Şimdi Yapılacak Şey

Madem ki, borcumuzun son taksiti ödendi, borç ilişkisi bitti, ekonomiyi idare edenlerin artık şu cümleyi kurması gereklidir: “Borç bittiyse IMF’ nin ekonomik programını da uygulamaya gerek kalmadı.” Gerçekten de artık IMF gölgesinde olmayan bir ekonomik model inşa etmek borç ilişkisinin bitmesinden hemen sonra atılacak önemli bir adım olabilir. Aksini düşünürsek, borç ilişkisinin ileride tekrar başlama ihtimali hiç de zayıf değil. Ortalama bir ekonominin 7 ile 10 yıl arasında kendini kriz nedeniyle test ettiği varsayılırsa 2023 için güçlü hedefler koyan bir Türkiye’nin bu hedeflerine kendinden kaynaklı bir ekonomik büyüme ivmesiyle destek olması elzemdir.

Son söz; bütün bu yazılanlar bayatlamış bir konunun getirdikleridir. Ekonomistleri ilgilendiren yegane şey ise yarın ve ilerleyen günlerde nelerin olacağıdır. Saygılar.

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • bir konu hakkında yazı
  • önemli bir konu hakkında yazı
Paylaş