BERNANKE HALEFİNE “TEMİZ” BİR PARA PİYASASI BIRAKMAK İSTİYOR PEKİ YA ERDEM BAŞÇI

0
1080

Görevde kaldığı süre içinde aldığı cesur ve bir o kadar radikal kararlar nedeniyle eleştirilen, bazen de desteklenen FED başkanı Ben Bernanke’ nin görev süresi dolmak üzere. Görevini layıkıyla yapıp yapmadığı tartışılır ama aldığı kararlarla hem ekonomi dünyasında ezberleri bozdu hem de üzerine giydiği ateşten gömleğin kendisini yakmaması için çok çalıştı.

Görevinin ilk yıllarında, tüketicilerin konut kredilerine dayalı taleplerinin artmasına bağlı olarak ortaya çıkan mortgage sisteminin finansal piyasalara verdiği zararı temizlemekle uğraştı. 2008 yılında ortaya çıkan bu durum, aynı yıl bankacılık sisteminde, alınan konut kredilerinin geri dönmemeye başlamasıyla bir krize dönüştü. Çok düşük faizlerle yüksek miktarda konut kredisi alınması, kredilerin geri ödenmesinde ise sıkıntıların yaşanması piyasada likiditenin azalmasına yol açtı. Bir yerden para bulmak isteyen ABD vatandaşları uzun vadeli konut kredileriyle aldıkları gayrimenkullerini kısa sürede hd film izle elden çıkartmak istedi ama likiditesi azalmış bir piyasada bu da mümkün olmadı ve 2009’da herkesin gördüğü bir kriz yaşandı.

Ben Bernanke, işte bu ortamda likiditesi azalmış piyasayı canlandırmanın yolunun piyasaya ucuz maliyetli likidite sunumuyla olacağını savundu. Ekonomistler piyasaya karşılıksız ve ucuz para sunumunun piyasayı canlandıracağını ama diğer yandan da enflasyona neden olacağını savundular. Milton Friedman’a sıkı sıkıya inanan biriyseniz, bu doğru sayılır ancak ucuz para, o dönem için piyasa tarafından olumsuz karşılanmadı çünkü bunalımdan çıkmak için Bay başkana göre böyle bir adım elzemdi.

Bütün bunlara rağmen ABD ekonomisi olumlu sinyalleri hemen vermedi. Etkilerin gecikmeli olacağı iktisatçılar tarafından görülür hale geldikçe, Bernanke eleştirilere maruz kaldı. Eleştiriler nedeniyle başkanın yüzü düşünceli bir hal alsa da hiçbir zaman yürüttüğü politikadan taviz vermedi. Ya da en azından öyleymiş gibi göründü. Ne zamanki bankanın izlediği verilerden olumlu sinyaller gelmeye başladı, piyasanın artık fazlasıyla likiditeye doyduğu sonucuna vardı.

Görev süresinin sonlarına doğru yaptığı, parasal genişlemenin kademeli olarak ve verilere de bakılarak azaltılacağı duyurusu doları hızla yükseltse de birkaç ay sonra yaptığı, tahvil alımlarında değişiklik olmayacağı açıklaması ile kur 1,94-1,96 arasında seyreder hale geldi. Şimdi görevi bitene kadar bir sorun çıkmazsa halefine “temiz” bir piyasa bırakacak gibi.

Türkiye’nin “Merkez”i

FED’in başına Bernanke geçerken, TCMB’nin başındaki isim ise o dönemde Durmuş Yılmaz olarak hafızalarda yer aldı. Yılmaz da başkanlığı sırasında ABD kaynaklı krizle baş etmeye çalıştı. Sıkı para politikasından ve fiyat istikrarından taviz vermeyecek ve Türkiye’deki bazı çevrelerce aşırı derecede ihtiyatlı sayılan adımlar attı. O dönem için tünelde olan ekonomi için “Karşıdaki ışık, kurtuluş ümidi de olabilir, hızla yaklaşan bir tren de.” dedi diye kabul edelim ki, bazı çevrelerce TCMB başkanlığına layık görülmedi.

Durmuş Yılmaz’dan sonra TCMB’nin başına geçen Erdem Başçı, selefinden daha aktif ve ofansif bir para politikası benimsedi. Göreve geldiği sırada kur 2 TL bile olmamıştı. Erdem Başçı’nın görevi sırasında art arda yaşanan Taksim olayları ve Suriye hadisesi, kuru 2 TL’ nin üzerine çıkardı. Tabi bunda, Bernanke’nin parasal genişlemeyi kademeli azaltacağı açıklamasının da etkisi oldu. Ekonomi çevrelerinin, “en cesur başkanlardan birisi”  olarak tanıdığı Başçı, ellerinden geldiğince kuru düzeltmeye çalışacaklarını söyledi fakat merkez bankasının 10 Eylül 2013 tarihli müdahalesi bile kuru 2 TL’ nin altına düşürememişti. Kuru, 2 TL’nin altına düşüren yine Bernanke’nin rahatlatıcı açıklamaları oldu. (19 Eylül tarihli konuşma)

Sonuç

            Erdem Başçı, görev süresinin ne kadarını kullandı, ne kadarı kaldı bilmiyorum. Bildiğim bir şey var ki ekonomik yapısıyla dünya düzenini etkileyen bir ülkenin merkez bankası başkanı, uzun uğraşlarla düzeltmeye çalıştığı ortamı korumaya bir hayli özen gösteriyor ve görev süresi bitmeden bir sorun çıkmazsa, halefine temiz bir ekonomik ortam bırakacak gibi. Eğer, günümüz ekonomisinde merkez bankalarının uyumlu olmasına inanılıyorsa, Erdem Başçı’nın da aynı gayreti göstermesi gerekir. Bu ifade, başkanın gayretsiz olduğu anlamına gelmez ama şu anki çalışması da halefine olumlu sinyal vermez. Artık halefi kimse.

Yazıyı Değerlendirin!
Paylaş