BSMV Nedir ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri

0
4845

BSMV , banka ve sigorta işlemlerinden doğan, kar üzerinden hesaplanan ya da banka ve sigorta işlemlerinin miktarları veya gelirleri üzerinden hesaplanan bir vergi çeşididir.

(Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi)’nin doğması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi gerekir; (i) Bir işlem (muamele) yapılması, (ii) Bu işlem sonucunda bankanın lehine para kalması. Yani BSMV’nin doğması için bankaların her ne şekilde olursa olsun bir işlem yapması, yapılan bu işlem neticesinde nakden ya da hesaben lehlerine para almış olmaları ve bu iki unsurun da gerçekleşmiş olması gerekir[1]

Banka ve sigorta muameleleri vergisinin konusu BSMV nedir ve vergiyi doğuran olayı düzenleyen 13/7/1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununun 28 inci maddesine göre,

Banka ve sigorta şirketlerinin 10/6/1985 tarihli ve 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununa göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere, her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.

Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım-satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler sağlamak üzere devamlı olarak para toplama işiyle uğraşanların topladıkları paralara sağladıkları gelir ve menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir.[2]

Kanunun 33 üncü maddesinde ise, BSMV nedir oranının kambiyo işlemlerinde binde bir, diğer işlemlerde %15 olduğu; ancak Bakanlar Kurulunun bu oranı bankalar arası mevduat muameleleri, bankalar ile 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri ve diğer banka ve sigorta muameleleri için ayrı ayrı veya birlikte % 1’e, kambiyo muamelelerinde ise sıfıra kadar indirmeye ve yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkili olduğu belirtilmiştir.

Bu maddenin verdiği yetkiye dayanarak Bakanlar Kurulu;

– Bankalar arası mevduat muameleleri sonucu lehe alınan paralara ilişkin BSMV oranını 1/9/1998 tarihli ve 23450 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 98/11591 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/9/1998’den itibaren %1’e,

– Kambiyo muamelelerinde satış tutarına ilişkin BSMV oranını 15/4/2008 tarihli ve 26848 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2008/13459 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 1/5/2008’den itibaren sıfıra,

– Genel BSMV oranını (Bakanlar Kurulu Kararı ile oranı farklı olarak belirlenmemiş diğer tüm işlemler için) 2/9/1998’den geçerli olmak üzere 98/11591 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %5’e indirmiştir.[3]

6802 sayılı Gider Vergileri Kanunun 29. maddesine göre BSMV nedir istisnası ise,

Arbitraj muameleleri ile Türkiye’de kurulu borsalarda gerçekleştirilen vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerine ilişkin muameleler ve bu muameleler sonucu lehe alınan paralardan oluşmaktadır.

Bankacılık ve sigortacılık işlemleri katma değer vergisi dışında tutulmuştur. Bu uygulamanın önemli nedenlerinden biri de bu kesimde katma değerin ortaya konulmasının güçlüğü ve özellikle vergi indirimi yöntemine dayalı katma değer vergisi uygulamasında güçlük yaratacak olmasıdır.[4]

Şüphesiz ki BSMV’nin vergi olması hasebiyle bir ülke ekonomisine sağladığı en büyük faydanın toplanan hasılat olduğunu söyleyebiliriz. Bir örnek verecek olursak,

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından Nisan 2012’de yayımlanan 2011 Yılı Faaliyet Raporu’na göre, Türkiye’de 2011 yılında toplam 284.446.206.000 TL vergi geliri elde edilmiştir. Söz konusu vergi gelirinin 4.309.826.000 TL’si BSMV den ibaret olup, 2011 yılında tahsil edilen BSMV’nin toplam vergi geliri içindeki payı yaklaşık %1,5 olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca BSMV hasılatının 2010 yılında 3.577.367.000 TL olduğunu göz önüne alırsak, 2011 yılında söz konusu vergi türünde %20,5 nominal artışın gerçekleştiğini söyleyebiliriz.[5]

BSMV, sağladığı vergi hasılatından çok, iktisadi ve mali koşullar üzerinde yarattığı etkiler dolayısıyla önem taşımakta olup; mali piyasa, bankacılık sektörü, para arz ve talebi, kredi maliyetleri üzerinde etkili olmaktadır.[6]

Türkiye’de bankacılık işlemlerinin BSMV’ne tabi tutulması, anılan hizmet vergisinin yansıtma özelliğinin bulunmaması sebebiyle ekonomik bozulmalara yol açmaktadır. Öte yandan, bankacılık hizmetlerinin BSMV’ne tabi tutulması, anılan hizmetlerin çifte vergilendirmeye yol açmaması amacıyla KDV’nden istisna edilmesine sebep olmuştur. Bu ise bankaların yüklendikleri KDV’ni indirebilecekleri bir mekanizmadan mahrum kalmalarına yol açmış ve yüklenilen KDV’nin maliyet olarak üzerlerinde kalmasına sebep olmuştur. Bu durum verginin piramitleşmesine sebep olmakta ve bankacılık hizmetlerinden yararlanan işletmelerin ve hane halkının söz konusu KDV’ni ve yanı sıra bunun üzerinden hesaplanan BSMV’ni ödemeleri sonucuna yol açmaktadır.[7]

AB üyesi ülkelerde BSMV tipi bir işlem vergisi uygulanmamakta; bankacılık işlemleri sebebiyle ya hiç vergi alınmamakta ya da KDV uygulanmaktadır. KDV ise çoğu ülkede ve çok önemli hacim yaratan işlemler için istisna/muaf tutulmakta ya da ‘0’ oran uygulanmaktadır.[8]

Son olarak BSMV’nin bir finansal aracılık maliyeti olduğunu göz önüne alırsak, BSMV’nin bir ülkede yarattığı etkileri şu şekilde özetleyebiliriz.

Aracılık maliyetleri finansal kurumlar arasındaki rekabeti bozucu etki yaratmaktadır. Yaşanan yoğun ve keskin rekabet ortamında sürdürülebilir kâr etmenin önemli unsurlarından birisi maliyetlerin kontrol edilebilmesi ve düşürülebilmesidir. Bu bağlamda finansman maliyetinin de azaltılması gereği açıktır. Dolayısıyla fon talep eden firmalar tarafından faizin yanı sıra aracılık maliyetleri de tercihlerin belirlenmesinde etkili olmakta; toplam finansman maliyetinin seviyesi banka ya da diğer finansal kurumların seçilmesinde rol oynamaktadır. Banka açısından bakıldığında ise, rekabetçi fiyatlama yapabilmesi için faizin veya aracılık maliyetlerinin ya da bunların her ikisinin birden azaltılması söz konusu olmaktadır. Faizde yapılacak indirim bankanın kârlılığını olumsuz yönde etkileyecek, hâttâ belirli bir sınır aşıldığında zarar edilmesi sonucunu doğuracaktır. Banka bu sınıra yaklaşmış ve fakat müşteri ile çalışmak arzusunu devam ettiriyorsa, karşısına şu yollardan birisi çıkacaktır: (i) Krediyi yurtdışındaki şubesinden kullandırmak; (ii) Krediyi yurtdışın daki banka iştiraklerinden kullandırmak; (iii) Bu ikisini temin edecek organizasyona sahip değilse, yurt dışından kreditör bulmak, bunlara banka garantisi vererek müşterisine kredi almak. Aracılık maliyetlerinden kaçınmak için başvurulacak bu yollar finansal kurumlar arasındaki rekabeti bozucu etki yaratacak ve (i) Yurt dışında şubesi ya da banka iştiraki olan bankaları olmayanlara karşı; (ii) Yurt dışında yerleşik bankaları Türkiye’de yerleşik bankalara karşı görece avantajlı hale getirecektir[9]

Bir başka deyişle, Ülke mali sisteminin kaynak aktarma maliyetinin yüksekliği, sistemin bu göreli az gelişmişliğinin arkasında yatan en önemli etmenlerden birisi olarak kabûl edilmekte ve bunun sonucu olarak mali olmayan kuruluşlar ülke içi mali sistem dışı yollarla kaynak temin etmeye yönelmektedirler. Bunun bir boyutu, organize olmamış mali piyasalardan borç alınması gibi kayıt dışı ekonominin sunduğu olanaklardan yararlanmanın olağan hale gelmesidir. İkinci bir sorun ise, ülke mali sistemi yerine yurt dışı kanalların geçmesidir. Yani mali olmayan kesim, yurt dışından kaynak temin etmeye yönelmektedir. Bu yönelim, yabancı mali kuruluşlar aracılığı ile kaynak temin etme biçimini alabildiği gibi, merkezi Türkiye’de olan bankaların yurtdışı organizasyonları yoluyla da olabilmektedir[10]

Artık Aklınızda BSMV nedir şeklinde bir soru kalmaması ümidiyle.

Yazar; Erdem PINAR’a Teşekkürler..

16.01.2013

[1] Ahmet Kırman, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, 2. Baskı, Ankara, Ağustos 2001, s. 7.

[2] http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=dPD8ZomGh2rFg1SH&type=teblig

[3] http://www.gib.gov.tr/index.php?id=1079&uid=dPD8ZomGh2rFg1SH&type=teblig

[4] Özhan ULUATAM – Yaşar METHİBAY: Vergi Hukuku, İmaj Yayıncılık, Ankara – 2001, s. 412.

[5] http://www.gib.gov.tr/fileadmin/faaliyetraporlari/2011/2011_YILI_FAALIYET_RAPORU.pdf

[6] Güneri ERGÜLEN: Banka ve Sigorta İşlemlerinin Vergilendirilmesi, T.C. Anadolu Üniversitesi,

Afyon İİBF Yayınları, No. 267/3, Eskişehir – 1988, s. 150

[7] Dr. Sezai TANRIVERDİ: Banka Muameleleri Vergisinin Bankacılık Sektöründe Rekabeti Bozucu Etkileri ve Bir odel Önerisi, BDDK Kitapları No: 7, Ankara – 2010, s. 273.

[8] TANRIVERDİ: a.g.e. s. 3.

[9] TANRIVERDİ: a.g.e. s. 30.

[10] Hasan Ersel ve Alpay Filiztekin, “Kredi İstemi Esnekliği ve Bankacılıkta Fon Aktarımından Alınan

Vergilerin İstem Üzerine Etkisi”, Bankacılar Dergisi, Sayı: 49, s. 34.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • bsmv nedir
  • BSMV Dahil
  • bsmv ne üzerinden alınır
  • BSMV Oranı 2016
  • yurtdışı banka iştiraki bsmv
Paylaş