Cari Açığın Uzun Vadeli İlacı: Girişimcilik

0
1560

Geçen  günlerde cari açık sonuçları açıklandı. Türkiye’nin haziran ayında cari işlemler açığı 4 milyar 445 milyon dolar olurken,yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 53 milyar 640 milyon dolar oldu. Cari açığımız yine artmaya başladı. Bulduğumuz çareler kısa vadeli olmaktan kurtulamıyor. Halbuki bizim cari açığımızın nedeni yapısal ve sancak uzun vadede çözülebilecek bir problem…

Peki, cari açığı uzun vadeli olarak nasıl sorun olmaktan çıkarırız? Hep ya büyümeden ya dacari açıktan vazgeçmek, birisini ötekisine tercih etmek zorunda mıyız? Bu konu hakkında kendimizi hesaba çektiğimizde şunu görüyoruz.

–          Bizim küresel bir otomobil markamız var mı? Yok

–          Cep telefonu markamız var mı? Yok

–          Adidas, Nike vb. gibi küresel marka olup, dünyanın her yerinde yok satan markamız var mı? Yok

Yolcu uçağımız var mı?( yani üretim açısından yoksa ulaşım firması THY var ama onunda kıymetini bilemiyoruz.) yok yok yok bunu sayfalar boyunca devam ettirebilirim. O yüzden şaşırıyorum bazen biz bu kadar ihracatı nasıl yapıyoruz diye.

Bu konuda Yeni Teşvik sistemi çok iyi değerlendirilmeli başta ara ve yatırım malların üretimine ağırlık verilmelidir. Ayrıca Kobiler birleşerek küresel marka olma yönünde hareket etmelidir. Yoksa firmaları yabancılara satarak bu işler olmaz. 2023’de ilk 10 ekonomide olacağım diyorsan en az 10 küresel marka elzemdir.

Tabi bunun bir de eğitim yönü var eğitimsiz bir ekonomi düşünülemez. Eğitim sorunu çözülmeden  uzun vadede bir başarı hayal olur. Almanya’da çocuklar mesleki olarak mı? okuyacak yoksa akademik mi? 5. Sınıftan itibaren belirleniyor. Çocuklar mesleki eğitim okuyacaksa ya da girişimci olacaksa ona göre uygulamalı olarak okuyor? Bizim buradaki okullarda iktisat işletme bölümünde okuyan üniversite öğrencileri bile uygulamadan uzak,girişimcilik konusunda eğitimi olmayan ve teorik dersler görüyorlar. Ayrıca Üniversite sanayi işbirliği yok. Sonra bu gençlerden küresel marka çıkarmasını, bir Bill Gates olmasını bekliyoruz. Böyle giderse daha çok bekleriz. Bu konuda gelişme gösteren birkaç bir kaç üniversite var sadece… Bir de Bursa’ya Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde 1 milyon $ yatırımla Teknoloji Merkezi açıldı. Burada Yeni teknolojiler üretilmeye çalışılacak ama tabi ki de bu yeterli değil. Sanayi-Özel sektör-Üniversite işbirliği bir an önce etkin bir şekilde başlamalı. Yeraltı zenginliğimizden çok dünyada eşi benzeri bulunmayan yerüstü zenginliğimiz gençlerimiz hakkettiği gibi değerlendirilmeli…

Yani uzun lafın kısası önce eğitim, sonra girişim şart!

Twitter: @ekonomiperver    Facebook: https://www.facebook.com/pages/Adem-Simit/262097050585459

Yazıyı Değerlendirin!
Paylaş