Cari Açıksız bir Türkiye Hayal mi?

0
1956

adem simitSevgili Dostlar geçtiğimiz günlerde ekim ayı cari açığımız açıklandı. Türkiye’nin ekim ayında cari işlemler açığı 2 milyar 890 milyon dolar olurken, yıllıklandırılmış bazda cari işlemler açığı 60 milyar 855 milyon dolar oldu. Aslında  beklenenden az geldi ama cari açığımız az geldi diye niye sevilelim ki? İnsan hiç bu sene çok şükür az borçlandık der mi? tabi ki de demez her zaman borcumuz olmasın isteriz. Ülkeler için de öyle olması lazım. Tabiki de cari açığımızı ne kadar minumum tutarsak o kadar iyi de neden cari fazla vermeyelim?

İyi diyorsun hocam da, öyle klavye başından eleştirmek kolay peki nasıl olacak bu iş nasıl başaracağız derseniz;

Türkiye’nin cari açığının %75’ini enerji ve ara-yatırım malları oluşturuyor.  Yani Türkiye ihraç ettiği malları üretmek için bile bunların ara mallarını ithal etmek zorunda kalıyor. Hükümet bunu önlemek adına son günlerde sağlam teşvik paketleri sundu ama görüyoruz ki bu yeterli değil eğer bu sorunu kısa vadede çözmek istiyorsak (3-4 yıl) muhakkak devlet de bu işe el atıp kısmen ortak olmalı, finanse etmeli. Bir başka sorunumuz olan enerji sorununa gelirsek bu konuda malesef elimiz kolumuz bağlı. Petrolümüz ve Doğalgazımız olmadığı için mecbur ithal etmek zorunda kalıyoruz. Yapacağımız tek şey alternatif enerji kaynaklarını bir an önce  harekete geçirmek olmalı. Çok eleştirilse de nükleer santralinin yapılması taraftarıyım çünkü başka alternatifimiz yok. Eğer doğa faciasından korkuyorsak o zaman çevremizdeki hiç bir ülkenin bu santralden yapmasına izin vermeyecektik. Ermenistan’da da nükleer santral var ve herhangi patlamada bizi de etkiliyor. Onun haricinde her yönden cennet olan güzide ülkemizde güneş ve rüzgar enerjisinden de yeterince yararlanmıyoruz. Bu alanlara da muhakkak ciddi yatırımlar yapılmalı. Hatta boğazlardaki (Çanakkale ve İstanbul) akıntıdan bile elektrik üretilebilir ( Türkiye kullandığı elektiriğin % 50 sini doğalgazdan üretiyor) Bu konuda proje olduğunu da daha önce duymuştum. Ama kuruldan geçemiyormuş niyeyse? Bir de  madem enerjiyi pahalı elde ediyoruz bari değerini bilelim israftan kaçınalım. Türkiye’de  yalıtım eksikliğinden dolayı her yıl yaklaşık 12 milyar TL enerji israf ediliyor. Muhakkak bu ve bunun gibi israfların önüne geçmeliyiz. Hatta gerekirse bu konuda bu israfı önlemeye yönelik yasa da çıkarılabilir. ( Yalıtım yapma zorunluluğu ve bu konuda faizsiz kredi verilmesi gibi)

Bir başka çözüm önerisine gelirsek;  şu anda ihracatımızın % 61 KOBİ’ler tarafından yapılıyor.  Yani Büyük İşletmelerimiz az, Küresel olanları ise neredeyse hiç yok. THY haricinde tam manasıyla bu bizim dünya çapında küresel markamız diyebileceğimiz başka bir markamız yok. Bence bu şartlar altında gene iyi ihracat yapıyoruz. Burada devlete düşen ise bu alanlardaki KOBİ’leri birleştirerek küresel marka olmalarını sağlamaktır. Güçlerini birleştiren KOBİ’ler küresel marka olarak hem kendi karlarını hem de ülkenin ihracatını arttırmış olur.

Anlayacağınız cari açıksız bir Türkiye hayal değil? Ama devlet de dahil olmak üzere kimse taşın altına el koymazsa. Sonra  Zeki Müren edasıyla “Tam başardık derkeeen cari fazlaa hayaall oolduu” deriz.

Twitter: @ekonomiperver      Facebook: Adem Simit

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • türkiyede cari açık nedenleri boyutları çözüm yolları
Paylaş