Hi-Techt Büyüsü, Girişimcilik,Kitap Sektörü Üzerine Mülehazalar

Değerli Okuyucularım,

Hi-Techt Büyüsü, Yüksek teknoloji sonucu üretilmiş katma değeri yüksek ürünlerdir. Günümüzde otomotiv, elektronik, yazılım v.s alanlarda yoğunlaşan bu teknoloji ülkelerin kalkınma hamlelerini iştigal ediyor. Büyüme sürecini dünya’da her ülke belli bir konuda uzmanlaşarak ricardo’nun teorisini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.

Otomotiv sektöründe alman, italyan, fransız, japon ve amerikan üstünlüğünü her daim yaşayan dünya da güney kore’nin sıfırdan başladığı bu yolculukta kendi sitilini ve yeniliğini ortaya koyarak otomotiv sektöründe yenilik ortaya koyacak ülkelere örnek olmuştur. Otomotiv sektöründe yenilik ve yeni trend ve yeni bir dizayn sunabilecek yeniler katma değer noktasında hem kendilerine hem de sektörlerine değer katabilirler. Yani trend ve yenilik yapan kendi varlığının teminatı oluyor.

Avrupa ile başlayan cep telefonu serüveni yerini akıllı telefonda atılım yapan amerikalı ve güney koreli şirketlerin eğemenliğine bırakmıştır. Pazarlama alanında her ürünün bir tutunma ve yaşama dönemi vardır. Kimi ürünün yaşam dönemi iyi analiz edilip tüketicinin ihtiyacına uygun ürün üretiliyor ve o ürün öne çıkıyor. Bütün mesele tutunturma ve tüketicinin ürünü kabullenmesinde gizli…

Girişimcilik:

Girişimcilik olmak kolay bir iş değildir. Herşeyden önce varolan ya da keşfedilen bir pazarda tüketiciye bir ürün sunmak ve talep eden tüketiciyi bulma zorunluluğu girişimciliğin en zor ve en sancılı noktasıdır. Girişimde esas olan kalıcı ve sürdürebilir olmak önemlidir. Hiç kimse yarın batmak için yatırım yapmaz. Girişimci olarak bir pazar bulduysanız, o pazara hitap edecek ürünü tüketiciyle buluşturma zorunluluğunuz vardır. Rakipler, Yönetim ve finans girişimciliğin en önemli bacağıdır. Girişimci olmak demek iki kez düşünülmesi gereken bir olaydır. En az katma değeri çarpı 5 olarak alınması gereken bir olgu olmalıdır.

Kitap Sektörü ve Sektörün Ekonomik Boyutu Üzerine Bir Mülehaza:

Türkiye Yayıncılar Birliği’nin 2014 Toptan Satışlar Raporuna Göre, 2014 Yılında Kitap Sektörünün Toptan Satışlarda Büyüklüğü 1 Milyar 624 Milyon Dolar Seviyesindedir.(908 Milyon Dolarlık Kısmını Ders kitapları ve sınav kitapları, Kültür Yayınları denilen Yetişkin,Edebiyat,Din,Şiir,Roman ve Kişisel Gelişim alanı ise, 580 milyon dolar; Akademik yayınlar ise 36 milyon dolar gibi bir mütevazi bir rakamla karşımıza çıkıyor.)

Yüzdelik değerlendirmede ise,

Ders Kitapları ve Sınav Kitapları %55,91

Kültür Yayınları: %35,71

İthal Yayınları: %6,16

Akademik Yayınlar: %2,22’dir.

Bu sektörel büyüklüğe baktığımızda orta ve uzun vadede sınavların kalkması zor gibi görünüyor. Bu sektörü büyüten ve geliştiren bir sonuç olduğunu kabullenmek zorundayız.

Kültür yayınları olan, bireylerin gelişimine katkı sağlayan alanda kitap okuma bilincinin geliştirilmesiyle birlikte inşaallah bu ilerleyen yıllarda en kötü tahminle 20-25 yıl içerisinde 2 milyar dolara ulaşması mümkün görünüyor. Gönül ister ki kitap sektörü 5-10 yıl içerisinde bu seviyelere ulaşsın ve kendi rekorunu kırarak avrupa kitap sektörüyle yarışır hale gelebilsin. Bu ancak  okul ve evlerde kitap okumayı zorunlu ders haline getirdiğimizde kitap sektörüde büyüyecek ve genişleyecektir.

İlk haftaya özel iki yazı yazdım, 15 gün sonra kişisel gelişim yazımla görüşmek dileğiyle…

Selam ve Muhabbetle,

Gençfast

Yazıyı Değerlendirin!

Sükunet

Ülkece hepimizin başı sağolsun diyerek başlamak istiyorum izninizle.Ülke gergin. Siyasetçisinden yazarına, esnafına , öğrencisine , akademisyeninden, doktoruna , avukatına , mühendisine mimarından öğretmenine daha bir çok meslek grubundan insanına. İçi yaralı ve mutsuz kaygılı. Bu ortamda yazı yazmak ne kadar anlamsız olsa da daha güçlü daha sabırlı ve sükunet içinde birlik ve beraber içinde kardeşçe yaşamaya çalışmalıyız.Deneyelim artık çok can gitmedi mi? Çok ağlayıp üzülmedik mi ? İçimiz parçalanmadı mı? Yeter kardeşim bir yerden başlayalım…Birimiz değil . Hepimiz..  Koalisyon sonucunda 3 tl nin üzerine çıkan dolar son günlerde 2.90 nın altına kadar inmeye başladı.Bunda Amerikan’ın yani Fed in faiz i arttırmaması ve kurdaki volatilite den kaynaklanmakta.Doların önceki gibi 2.50 lere kadar inmesi için hükümetin kurulması reformların hayata geçirilmesi makro ekonomik politikaların uygulanması ve iktisadi kurumların alacağı kararlar ile ülkemizde süregelen güvenlik endişelerinin bir an önce kalkmasından geçmekte.Komşularımızında siyasi ve ekonomik anlamda şaha kalkmaları bizim için çok önemli.Özellikle yanı başımızda olan Suriye’deki Işid tehdidi ve diğer terör örgütlerinin çatışmaları , ülkedeki seçim ortamı hükümetin belirsiz olması yatırımları geciktirmekte.Üreten bir ekonomiye sahip değiliz . İthalata dayalı bir ihracatımız var , ara mal ithalatımız çok fazla. Kısalım diyoruz, ithalat düşüyor ama verilere bakınca ihracatımızda düşüyor. Eğer başka ülkelerin mallarını alıp onları satma gibi bir politikamız yerine kendimiz üretsek dışarı satsak İhracat ın İthalatı karşılama oranı fazla olucak bu da cari açığa yansıyacak.Ve artan üretim kapasitesi, refahı yükseltip işsizliğe yansıyacak büyümeye başlayacağız. Ama maalesef ARGE yatırımlarımız çok düşük teşvikler az. Devletin,insanların teknoloji konusunda yapacağı projelere destek vermesi şart. Aziz Sancar ı tebrik etmek istiyorum Türkiye’den ilk kez bilim adına Nobel kazandı.Fakat bakıyorsunuz Aziz Sancar Türkiye’de doğmuş fakat çalışmalarını yerleştiği ve vatandaşı olduğu Amerika ‘da yapmak zorunda kalmış. Türkiye’de olsa sizce bunu başarabilir miydi sizlere bırakıyorum bunun cevabını. Yeterli destek ve imkan konusunda çok gerideyiz. En son Mete Atatüre Cambridge Üniversitesi’nde kuantum fiziği üzerine çalışan Doç.Dr. Mete Atatüre ölçülemez denilen ışığın sesini ölçtü. Bilim dünyası onu konuşuyor.Bilkent mezunu Mete hocayı canı gönülden kutluyorum.Seçim 1 kasımda az bir süre kaldı.Ülkemiz zor günlerden geçiyor herkesi Sükunete çağırıyorum. Biz, birimiz eksikken çok zayıfız hep birlikte çok güçlüyüz unutmayın. Seçim sonrası görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • prof mete atatüre

Bilgisayar Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Günümüzde bu konuyla ilgili olanlar az çok bilgiye sahiptir ve ona göre hareket eder ancak bu alanda bilgiye sahip olmayan vatandaşlarımız, bütçesine uygun olan cihazı alıp evine götürüyor. Her şeyden önce, adım atarken araştırma yapmalıyız her ne konuda olursa olsun. Teknoloji ise hızla gelişen bir sektör ve bu sektörün hızına yetişmek gerçekten zor. Bugün aldığınız bir cihaz çok kısa bir süre sonra eski nesil olacaktır. Bunları düşünerek hareket edip kendimize maksimum fayda sağlayabileceğimiz bir bilgisayar nasıl alınır ?

Sorgulanması gereken ilk şey, bilgisayarı ne amaçla kullanacağımız. Eğer ki sadece internet, film vb. ufak şeyler için kullanacaksak, ufak bir netbook hatta tablet bilgisayar dahi işimizi görebilir. Fakat oyun amaçlı kullanılacaksa daha yüksek bir donanıma ihtiyacımız olacaktır. Alacağımız cihazın, sadece etiketinde yazan donanım bilgisiyle kendimizi kısıtlayıp almak yerine, daha da derine inip örneğin kasasını inceleyebiliriz. Bir dizüstü bilgisayar eğer ki plastik kasaya sahipse kesinlikle ısınacaktır ve ilerde büyük sorunlar oluşturabilir; lakin alüminyum kasaya sahip bir dizüstü, daha soğuk kalacaktır. Bilgisayar parçası ne kadar soğuk olursa, o kadar verim alırsınız. Ram, ekran kartı gibi donanımların belleği elbette önemlidir fakat bunun da yanında veri hızı (mhz) değerine de bakmamız fayda sağlar. Ayrıca ekran kartları için arabirim (128bit, 256bit) değeri de önemlidir. Bir oyun bilgisayarı için ekran kartı arabirim değeri, işlemci saat hızı, veri hızı gibi değerler fiyatı belirlemede önemli faktördür. 2GB ekran kartı olabilir; fakat mhz değerleri düşükse bu kart size düşük bir performans sunacaktır.

Harddisk içinse, yine görünenden öteye gidip sadece kapasiteye bakmak yerine, devir hızına bakmak faydalı olacaktır. Örneğin 5400 rpm hıza sahip bir harddisk yerine, 7200 rpm hıza sahip bir harddisk, hatta mümkünse bir ssd (solid state disk) tercih edilebilir. Böylece daha yüksek okuma ve yazma hızına sahip olursunuz.

İşlemci seçiminde de aynı şekilde detaylar önemlidir. İntel işlemci ailesinin i7 serisi için örnek verecek olursak, i7 5280 ile i7 5960 arasında ciddi bir performans farkı olacaktır. Yani i7 deyip geçmemekte fayda var. Numaradaki (5280) ilk hane, işlemcinin neslini ifade eder. Verdiğimiz işlemci örneğinde 5.nesil iki işlemciden bahsettik.

Donanımların performans kıyaslarını görmek için internette ufak bir araştırma ile benchmark testlerine ulaşabilirsiniz. Böylece hangi donanıma sahip cihazın sizin için daha uygun olduğuna karar vermeniz kolaylaşacaktır.

Ürünün fiyatını biraz düşürmek isterseniz, ürünü alırken mağazayla anlaşıp içerisindeki işletim sistemini almayabilirsiniz. Başka bir deyişle “freedos” olarak yani işletim sistemi olmadan alabilirsiniz. Bugün Windows 8.1 Pro sürümü ortalama 500 TL civarında. Cihazı freedos olarak satın aldığınızda işletim sistemine para vermemiş olursunuz. Eğer ki bir üniversite öğrencisiyseniz, Microsoft DreamSpark hizmetinden faydalanıp tamamen ücretsiz Windows 8.1 Industry Pro edinebilirsiniz. Yine lisanslı olacaktır ve kesinlikle yasadışı bir durum söz konusu değildir.

Bunların yanı sıra, batarya ömrü ve ekran renk değerleri gibi özelliklerin de göz önünde bulundurulması gereklidir. Tabi ki teknik servis de aynı şekilde önemsenmeli. Bir teknolojik cihaz alırken öncelikle ihtiyaçlarımızı göz önünde bulundurup, ona göre donanıma sahip bir cihaz seçiminde bulunursak, kendimiz için daha fazla fayda sağlamış oluruz ve aldığımız cihaz da ödediğimiz tutarı hakketmiş olur.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • bilgisayar alırken dikkat edilmesi gereken şeyler
  • bilgisayar alırken nelere dikkat etmek gerekir donanımm
  • bilgisayar alırken nelere dikkat etmemiz gerekir

İnternet Üzerinden Para Kazanalım

Günümüzde artık her yetişkin insan yaklaşık her gün internete giriyordur. Haliyle, bir çoğumuzun sinirlerini oynatan reklamlarla da karşılaşıyordur ki bu reklamlar özellikle de Youtube videolarında karşımıza çıkıyor olsak gerek. Bugün girdiğiniz herhangi bir web sayfasında, izlediğiniz videolarda hatta facebook, twitter ve google gibi sıklıkla kullandığımız sayfalarda bile reklamlar karşımıza çıkıyor. Google firmasını ele alarak devam edecek olursak, firmalar reklamlarının Google’da görülmesi için bir “tık başı maliyet” (tbm) belirler ve reklamlarına her tıklandığında, belirlenen miktarı Google’a öder. Google ise, bu paranın bir kısmını, o reklamı yayınlayan kişiye öder. Peki Google reklam yayımcısı olmak için ne yapmalıyız ?

Bunun için bir gmail hesabına ihtiyacımız var. Gmail hesabını artık sadece mail hesabı olarak düşünmeyin. Google hesabı olarak ele alabilirsiniz. Google hesabı oluşturduktan sonra, hesabınızı bir Google Adsense üyesi yapın. Artık reklam alabilirsiniz. Bu konuyu en yüzeysel haliyle özetleyecek olursak, Google Hesabınızla bir Youtube kanalı oluşturup Adsense üyeliğinizi bu kanala bağladıktan sonra kanalınıza attığınız videolarda reklamların çıkmasını sağlayabilirsiniz. Ayrıca başka bir Google hizmeti olan Blogger’dan bir blog sitesi oluşturup yine burda da reklam yayımlayabilirsiniz. Blog sitenizde reklam yayımlarken önerilen reklam boyutlarına dikkat etmenizi tavsiye ederim. Unutmayın, görüntüleme başı para kazanmazsınız, tıklama başı para kazanırsınız; ancak görüntülenmeniz ne kadar yüksek olursa, aldığınız reklam tıkları da o kadar artacaktır.

Bir diğer yöntem ise link kısaltma (örn: adf.ly). Bir link kısaltma hizmetine üye olduktan sonra bu hizmet üzerinden çok basit bir şekilde elinizdeki linkleri kısaltarak da para kazanabilirsiniz. Şöyle ki, kısaltılmış linklerde reklamlar görülecektir ve kullandığınız hizmet bu reklamlardan para kazanır. Siz de o reklamların daha fazla görüntülenmesini sağlarsanız, size de bir miktar komisyon ödemesi yapılacaktır.

İndirme başı da para kazanabilirsiniz. Bir dosya indirme hizmetine (örn: turbobit) okuyucularınızla paylaşmak istediğiniz dosyaları yükleyin ve linklerinizi paylaşın. Dosyanız indirildikçe siz de ufak bir miktar gelir elde edersiniz.

Bütün bu hizmetleri bir arada kullanabilirsiniz. Örneğin Youtube kanalınıza yüklediğiniz videoya reklam alıp, blog sayfanızdaki yazıya bu videonuzu ekleyebilirsiniz. Aynı yazıda paylaşmanız gereken bir dosya varsa, bunu da dosya paylaşıp sayfasına yüklediğiniz linki kısaltarak paylaşabilirsiniz. Böylece blog sayfanıza giren birisi, hem sayfanızdaki reklama tıklamış olabilir, hem videonuzdaki reklama tıklamış olabilir hem de link kısaltmadan ve dosya indirmeden para kazanabilirsiniz. Son olarak, tüm bu hizmetlerin belirli bir ödeme eşiği bulunduğunu hatırlatalım. Örneğin, Google Adsense hizmetinden ödemenizi alabilmeniz için 200 TL eşiği geçmiş olmanız gerekmektedir. İçlerinde en güvenilir olanı ise kesinlikle Google firması.

internetten para kazanma yöntemleri, internetten nasıl para kazanılır, internetten para kazanma siteleri, internetten para nasıl kazanılır, adsense, anket

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • internet para kazanma 2015
  • interneten nasll para kazanallm

Teknoloji

Teknoloji, bir sanayi dalıyla ilgili üretim yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri kapsayan bilgidir. Teknoloji, latince karşılığı “Technoslogos” dur, “techne” yapmak, “logos” da bilmek anlamına gelmektedir. Alet ve edevat yapılması için gerekli olan bilgi ve yeteneği ifade etmektedir.

Teknolojinin gelişmesi her alanda yeniliklere sebebiyet verdi. Bazı teknolojik gelişmeleri bir devrim kabul ederken bazılarını zararlı bulabiliyoruz.
Hiç şüphesiz ki sağlık alanında ilerleyen teknoloji geleceğe umutla bakmamıza ve hastalıklardan daha az korkmamıza neden oluyor. Bu alanda önemli olan bir durum da Türkiye’nin gelişmişlik düzeyi.. Tam teşekkülü bir hastanede bazı cihazların olmaması Türkiye’nin 2014 yılında hala ‘gelişmekte olan ülke’ olarak adlandırılmasın da bir kıstas olabilir.( Merak edenler ; örneğin Samatya SSK -İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Merkez Polikliniği’nde- olmayan cihazları araştırabilir.)
Teknoloji zamandan daha iyi faydalanmamızı sağlıyor. ‘Vakit nakittir’ sözünü baz alırsak bunu iyi bir durum olarak görebiliriz. Zamandan tasarruf etmek adına daha az hareket eden insanoğlunun yaşadığı sağlık problemlerini göz önünde bulundurursak teknolojinin cebimize ve sıhhatimize zararlarını belirleyebiliriz. Kullandığımız asansör,yürüyen merdiven.otomobil..(Türkiye’de teknoloji ve otomobil konusunda başlı başına bir yazı yazılabilir.)
Bilgiye ulaşmanın önemi tarif edilemez; günümüzde kolay ve ucuz olarak bilgiye erişebilmemiz hızlı yaşam temposunda büyük bir öneme sahip. Sadece elimizde kullandığımız telefon ve bir internet bağlantısıyla aradığımız bilgiye ulaşmak, mesafeleri gözle görülür seviyeye indirgemek yıllar öncesinden tahmin edilemeyen bir kolaylık. Bir mektup göndermenin aldığı zaman ile pul ve benzeri giderleri göz önüne alırsak teknolojinin sağladığı kolay iletişimin ne kadar değerli olduğunu anlayabiliriz.
Borsa ve diğer yatırım alanlarında kullanılan teknoloji, yatırım alanına olan güveni arttırmakta bu da yerli ve yabancı yatırım konusunda ülkelere bir artı sağlamakta. İşlemlerin hızlı olması, öngörülebilirliğin kolaylaşması örnek gösterilebilir.
Evlerimizde kullandığımız birçok teknolojik alet kişisel olarak daha az yorulmamıza enerjimizi daha faydalı alanlarda kullanabilmemize olanak sağlıyor. Teknolojik aletleri satın almak için harcadığımız para ve kullanımları sırasında ödediğimiz fatura ve bakım masraflarını göz önüne aldığımızda dahi uzun yıllar bozulmamaları (garanti şartları ve benzeri durumları da değerlendirmek gerekiyor) enerjimizi doğru alanlarda kullanmamızı sağlamaları bu araçların ekonomik olarak da bize katkısı olduğunu gösteriyor. Örneğin kullanılan çamaşır ve bulaşık makineleri hem su ve elektrik harcamalarını azaltıyor hem de enerjimizi günlük işlerle bitirmememize yardımcı oluyor. Kullandığımız buzdolabının aldığımız yiyecekleri uzun süre saklaması mutfak masraflarımızda tasarrufa olanak sağlıyor.
Faydası örneklendirmekle bitmeyen teknolojinin aynı zamanda yanlış kullanıldığında zararlara yol açtığı unutulmamalı. Zamanımızı ve paramızı boşa harcamamıza sebep olabileceği gibi sağlık alanında da geri dönüşü olmayan durumlara sebebiyet verebilir. Kullandığımız teknolojiye dikkat etmeli fayda zarar analizi yapmalıyız.
Türkiye’ de olmayan teknolojileri belirlemeleri ve bunların neden ülkemizde olmadığını ve ülkemizde olması için neler yapılması gerektiğini tespit etmek başta bu alanda uzman mühendislerimizin daha sonra da her bireyin görevi. .

Yazıyı Değerlendirin!