Dış Ticaretin Can Damarı: Lojistik

Türkiye Lojistik Sektörüne Bakış

Uluslararası ticaretin can damarı olan lojistik sektörü, küresel rekabetin artmasında önemli rol üstlenmiş ve Dünya Ticaret Örgütü tarafından yapılan açıklamaya göre toplam hizmetler içindeki yerini hızla artırmaya devam ederek günümüzde %30 oranının üstünde pay sahibi olmuştur.Dış Ticaret Danışmanlığı

Gümrük ve sınır kapısı işlemleri, lojistik altyapı, uluslararası taşıma olanakları, lojistik operasyonların kalitesi, ürünlerin izlenebilirliği ve zamanında teslimat ölçütlerine göre ülkelerin performanslarının değerlendirildiği Küresel Lojistik Performans Endeksi’de, Dünya Bankası, Türkiye’nin %3,22 oranına payı bulunduğunu ve 155 ülke arasında 39. Sırada bulunduğunu rapor etmiştir.

Diğer yandan, büyüyen ekonomisiyle gelişmekte olan ülkelerin adım adım önüne geçen Türkiye’de, ulaştırma ve lojistik sektörü 2010 yılından sonra %12’nin üzerinde büyüme kaydetmiştir. Bu bağlamda, ulaştırma ve lojistik sektöründe yolcu taşımacılığının büyük oranda hava yolu, yurtiçi taşımacılığın kara yolu ve uluslararası mal taşımacılığının ise deniz yolu ile yapıldığı bilinmektedir.

Son dönemde yapılan ülkeler arası işbirliği, uluslararası ticareti geliştirme yönünde yapılan anlaşmalar ve boru hattı taşımacılığı da göz önünde bulundurulmak üzere, Türkiye’nin 2023 dış ticaret hacmi ve özellikle ihracat hedefleri doğrultusunda lojistik sektörünün bu gelişme ve hedeflere paralel olarak büyümesi, milli gelir içindeki payının artması ve taşıdığı stratejik önem bakımından gelişmesi en olası sektör olması beklenmektedir.

Bu bağlamda, Türkiye’de lojistik sektörünün gelişimi konusunda verimli çalışmalar yapılabilmesi ve potansiyel gelişmenin sağlanabilmesi için UTİKAD ve TÜRKİYE ULAŞTIRMA VE LOJİSTİK MECLİSİ, lojistik sektörüne ilişkin çeşitli analizler yapmışlardır. Bu analizler sonucunda lojistik sektörünün SWOT analizi aşağıdaki şekilde çıkarılabilir.

S / Sektörün Güçlü Yanları:

  • Jeo-stratejik önemi ile Türkiye’nin, gelişmekte olan Orta Doğu ve Türki cumhuriyetlerden Avrupa’ya uzanan yol üzerinde bir merkez konumunda bulunması:

Türkiye, konumu itibarıyla komşu ülkeler arasında taşımacılık merkezi ya da bağlantısı görevi görebilecek ve lojistik sektörü açından gelişen bir ülke olarak BRIC ülkeleri kadar dikkat çeken bir gelişim içinde. Coğrafi konumu itibarıyla Türkiye’nin Batı ile Doğu arasında bir köprü niteliğinde olması, bölgenin ekonomik gelişimi açısından taşımacılık sektörünü son derece kritik bir sektör haline getiriyor.

  • Çok uluslu lojistik şirketlerinin ülkedeki varlığı yerel şirketlere bu çok uluslu şirketlerin teknik bilgi birikimlerinden faydalanma imkânı sunulması

 

  • Türkiye’de Avrupa’nın en büyük kamyon filolarından biri ve gelişmiş bir karayolu taşımacılık sektörüne sahip olması:

Türkiye lojistik sektörü, 55.000 adetlik araç filosu ve 80 milyar TL’lik sektör hacmi ile hava, deniz, demir ve kara yolunda ileriye yönelik güçlü yatırım hedefleri koyarak potansiyelini artırıyor.

  • Lojistik sektöründe profesyonel yaklaşım, nitelikli çalışan ve düşük işgücü maliyeti:

Her geçen güç gelişen Türkiye Lojistik Sektörü, işgücüne bağlı maliyetin düşük olması, firmaların lojistik eğitimi almış eleman çalıştırmaları ve kriz yönetiminde ve Pazar ekonomisinde deneyim sahibi olması ile güçlü bir pozisyondadır.

  • Etkin demir yolu ağı, yerli sermaye ve teknoloji kullanımı:

Özellikle demiryolu sektöründe yerli sanayi ve teknolojiler yüksek oranda kullanılmakta olup, gerekli yatırımların yapılması ile Türkiye’nin bölgesel konumu güçlendirecek bir sektör haline gelecektir. ve ülkemizdeki en önemli yedi liman aracılığı ile Avrupa- Asya ve Avrupa- Ortadoğu eksenlerinde, iyileştirilme ve yeni hatlarla tamamlanmak suretiyle etkin hizmet sunabilecek demiryolu hatlarına sahip olunacaktır.

  • Stratejik limanlar ve güçlü deniz yolu taşımacılığı:

Limanlarımız bölgesel konumu itibariyle önemli ve transit taşımacılığa uygundur. Ro-Ro filosunun yaş itibariyle durumu yeterli düzeyde ve filoya katılan yeni gemilerle güçlenmiştir. Konteyner gemilerindeki sayı ve tonaj artışı, yaş ortalamasının oldukça genç olmakla birlikte son beş yılda filomuza yeni hampetrol ve petrol ürün gemileri de (Suezmax) katılmıştır.

Ayrıca uluslararası taşıma koridorları arasında yer alan coğrafi konumumuz nedeniyle büyük bir talep ve liman sahaları içinde evvelce kurulmuş olan serbest bölgelerin getirdiği ekonomik avantajlar da bulunmaktadır. Diğer yandan, deniz emniyetinin sağlanması kapsamında VTS, AIS gibi teknoloji destekli sistemler de oluşturulmuştur.

 

W / Zayıf Noktaları:

  • Sistematik eksiklikler:

Taşıma türlerinin birbirleri ile entegrasyonunu sağlayacak ulusal ve yerel taşıma planları bulunmamaktadır. Ayrıca kanun ve mevzuatlar, sistemin sağlıklı işleyişini destekleyecek yeterli denetimler sunmamaktadır. Genel olarak lojistik sektörünün bütününe yönelik planlama ve politika eksiklikleri bulumakta olup, liman altyapılarıın gelişmesine yönelik yeterli yatırım yapılmamakta, sektörel işbirlikleri sağlanmamakta ve bilgi teknolojileri verimli şekilde kullanılmamaktadır. ‘Yeşil büyüme’nin konu olduğu günümüzde halen çevre dostu taşımacılık sistemleri yeterince kullanılmamaktadır.

 

  • Fiyat odaklı rekabet yüksek kalitede hizmet sunan firmaları zorlaması ve özellikle kamyon taşımacılığındaki kâr marjlarının olumsuz etkilenmesi:

Lojistik, uygun maliyetle kaliteli hizmet sunmayı amaçlayan bir sektör olmasına karşın, küresel ekonomideki olumsuzlukların gelişmekte olan ülkelere yansıması ve bölgesel krizler yakıt fiyatlarını doğrudan etkilediği için özellikle kara yolu taşımacılığındaki kar marjları düşebilmektedir.

Diğer yandan, firmalar arasındaki rekabet fiyat odaklı olduğu için sektörde sürdürülebilirlik düşük maliyete dayanmaktadır.

 

  • Sektörde kayıt dışı faaliyetlerin devam etmesi:

Türk lojistik sektörü ciddi bir yapılanma içerisindir ancak son dönemde lojistik firmaları kurumsallaşmaya başlamıştır. Önceden lojistik sektörünün yüzde 70-75’i kayıt dışı yapılırken son dönemde bu oran kayda değer seviyede düşmüştür. Buna karşın bir çok firma düşük kaliteli yağ ve kaçak motorin kullanmakta ve kayıt dışı personel istihdam etmektedir.

 

  • Özellikle demir yolu ve deniz yolu altyapısında modernizasyon gereksiniminin mevcut olması:

2011 yılında derlenen rakamlara göre toplam demiryolu uzunluğu 11 bin 940 km olan Türkiye’de, 24 milyon 753 bin 153 ton yük, demiryollarıyla taşınıyor. Bu hacmin 2 milyon 554 bin 950 tonu uluslararası taşımacılık dahilinde. Türkiye’nin yurt içinde aylık blok tren sayısı 5 bin 700 adetken Avrupa’ya 13 blok tren rotası bulunuyor. Hükümet demir yollarının büyük bir bölümünün eski olması sebebiyle çeşitli projelerle sistemi modernize etmeyi hedefliyor ve yatırımların bir kısmı tamamlanmak üzere. Demiryollarının modernizasyonu için 2023 yılına kadar 23,5 milyar doları tutarında bir bütçe ayrılmıştır.

Deniz yolu taşımacılığında ise mevcut eksiklikler yüzünden taşımaların %75’i yabancı bayraklı gemiler tarafından yapılmakta ve yerli gemilerin ise yaş ortalamasının yüksek ve özelliklerinin standartların altında olması dezavantadır. Enerji taşımacılığında LPG transferi için yeterli, LNG ithalatın için ise hiç gemi filosu bulunmamaktadır.

  • Yatırım zorluğu:

Özellikle deniz yolu taşımacılığına ilişkin yatırımların yapılabilmesi için uzun vadeli kredi ya da alternatif finansman gereksinimine karşın mevcut bankacılık sisteminde bu eksikliğin giderilmesi için gerekli finansman ve vade sağlanmaması konusu sorun teşkil etmektedir.

O / Fırsatlar:

  • Demir yollarının yeniden yapılandırılması verimliliği artıracak olması:

2023 yılına kadar 23,5 milyar dolarlık bütçe ayrılan projeler arasında demiryollarının da geliştirilmesi, Türk lojistik sektörünün önemli eksiklerinden birisinin kapatılmasını sağlayacak.

Ayrıca, 2008 yılında başlanan Kars-Tiflis-Bakü demir yolu projesinin toplam uzunluğu 124 km’ye ulaşacak ve bunun 92 km’si Türkiye’den geçecek. Türkiye bu projelerin tamamlanmasıyla birlikte Avrupa, Orta Asya ve Orta Doğu arasında bir bağlantı merkezi haline gelecek.

  • Sektörün boyutunun AB ülkelerine kıyasla önemli ölçüde küçük ve pazarın henüz doymamış olması:

Ülkemize yönelik karayolu ithalat taşımaları 460 bin seferin üzerindedir; ülkemiz üzerinden gerçekleştirilen transit taşımalarında son 3 yılda % 40’a yakın bir artışın gerçekleşmiştir. Buna karşın, Türkiye lojistik sektörü yeterinde doymamış bir Pazar niteliğindedir ve orta vadede bölgesel lojistik üs haline gelme hedefi yönünde olumlu bir gelişmedir.

  • Türkiye’ye duyulan güvenin artması ve gelişen uluslararası ticaret hacmi:

Türkiye ekonomisi, dünyanın 17. Ve AB’nin 5. Büyük ekonomisi konumundadır. Ekonomik büyüme ile doğru orantılı olarak artan dış ticaret hacmi ile diğer yandan Körfez ve Orta Doğu ülkeleri ile yapılan işbirliği anlaşmaları doğrultusunda yapılan yeni yatırımlar, Türkiye lojistik sektörü için büyük avantajdır.

  • Türkiye’nin olası AB üyeliği ticaret hacimleri artırma ihtimali:

Türkiye’nin olası AB üyeliği sektörde yeni yatırımları teşvik edecek önemli fırsatlar olarak yer alıyor. Taşımacılık, hâlihazırda Türkiye’nin AB’ye uyum süreci gündeminde yer alan beş önemli başlık arasındadır. AB’ye uyum süreci altyapı, araçlar ve çevre standartları ile uyumu, lojistik ağın geliştirilmesini ve dış ticaret politikalarının iyileştirilmesini kapsamaktadır.

  • Dünya ticaretinin Asya ülkelerine doğru kayması:

Türkiye, artan küresel dış ticaret hacminin Asya, özellikle BRIC ülkelerine doğru kayması ile transit ticaretin geçiş noktasına dümenlerin kırıldığı bir konumda bulunmaktadır. Toplam dış ticaret hacminin yaklaşık %45’i Asya ülkelerine gerçekleşirken Türkiye de, Asya içi, Ortadoğu-Afrika-Asya ve Latin Amerika-Asya üçgeni gibi bölgelerde lojistik sektöründe payını artırarak fırsat elde etmektedir. Bu bağlamda, Türkiye lojistik bir üs konumuna gelmektedir.

  • Yeni limanların inşa edilmesine uygun topografya:

Planlanan lojistik üs konumunda bulunmak ve bu bağlamda farklı taşımacılık modlarının kullanımını sağlayan coğrafi konum avantajı ile yeni inşa edilecek altyapısı güçlü limanlar, lojistik sektörünün gelişmesi bakımından önemli rol oynayacaktır.

T / Tehditler:

  • Uluslararası bürokratik zorluklar:

Avrupa Birliği’nden alınan sürücü vizeleri temininde sorunlar yaşanmakta, dünyada, Türk ticaretine ve taşımalarına yönelik korumacı politikalar (örneğin Türk nakliyecilerine uygulanan geçiş belgesi kotaları ) uygulanmakta, ülkemizdeki yük pazarından daha fazla pay elde etmek amacıyla yabancı ülke ulaştırma bakanlıklarının kota vb. kısıtlayıcı-korumacı tedbirleri “koz” olarak kullanmaktadır. Diğer yandan, AB, Rusya, Çin, Hindistan gibi ekonomisi güçlü ülkelerin kendi aralarında yaptıkları işbirliği anlaşmaları ve alternatif transit taşıma hatları oluşturmaları, Türkiye’nin bu yöndeki avantajını riske etmektedir.

 

  • Bölgesel krizler:

Türkiye’nin bulunduğu jeopolitik konum, avantaj kadar tehdit de getirmektedir. Mütemadiyen ateş hattında bulunan ve krizlerin patlak verdiği Orta Doğu’daki gelişmeler gerek yakıt fiyatlarının artması ile rekabetçiliğin düşmesine sebep olması, gerekse güvenlik gerekçeleriyle bölgede rekabetçiliğini kaybedebilmektedir.

  • Liman ticaretine ilişkin uygulamalardaki eksiklikler:

Türkiye, ticaretin ve taşımacılığın kolaylaştırılmasına yönelik BM Sözleşmelerine taraf değildir ve ülkemizde bu sözleşmenin maddeleri uygulanmamaktadır. Ayrıca türk bayraklı gemilerin AB limanlarında alıkonulma riski bulunmakta, ayrıca kendi limanlarımıza da güvenlik ve emniyete yönelik son zamanlarda yürürlüğe konulan uluslararası kurallara uyumda gecikmeler yaşanmaktadır.

Türk limanları halen çok iyi bir imaja sahip olmamakla birlikte, Türk boğazlarındaki artan deniz trafiği, tehlikeli yük taşımacılığının kıyı bölgeler için güvenlik tehdidi oluşturmaktadır.

 

  • Komşu ülkelerdeki liman rekabet:

Akdeniz Bölgesi’nde mevcut diğer modern konteyner limanları ise, rekabetçilikleri bakımından Türk limanlarının ikinci planda tercih edilmesine sebep olup Türkiye lojistik sektörü için tehdit oluşturmaktadır.

 

Kaynaklar:

1- TOBB Ulaştırma Kitap 2012

2- TurkishTime Mayıs 2013

3- Türkiye Ulaştırma ve Lojistik Meclisi Sektör Raporu

4- TÜİK

 

@Exponomist  https://twitter.com/Exponomist

 

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • küresel ekonominin can damarı ulaşım sistemleri
  • dış ticaret mi lojistik mi
  • uluslararası ticaret mi lojistik mi
  • BAKLİYAT SEKTÖRÜNDE DIŞ TİCARET VE LOJİSTİK KONULARINDA NE GİBİ ÖZELLİKLER ARANIR
  • can lojistik sektördeki yeri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir