Ekonomik Verilerin Sentezi

0
1919

Türkiye’nin ekonomik gelişmişliği üzerine bir eleştiride bulunmak istersek, GSYİH, GSMH, Kapasite Kullanım Oranları, İşsizlik Oranı, Şirketlerin Kar Oranları, Enflasyon Oranı, Kredi Notu, Faiz Oranları, TL Karşısında Diğer Yabancı Paraların Değeri ( Parite İlişkisi) , Tüketici Güven Endeksi… Gibi pek çok ekonomik enstrümanları  göz önünde bulundurup, bunlardaki rakamsal ve yüzdesel değişimlere göre ekonomik yorumlar yapılır. Ancak yapılan bu yorumlar arasında dikkat edilmesi gereken pek çok husus gerek eleştirilerde gerekse yayımlanan pek çok makalede göz ardı ediliyor. Bunun en büyük sebeplerinden biriside eleştirisi ve bilimsel yorumu yapılan bu ekonomik verilerin sadece ana nedenleri arasında duruluyor, ara sebepler üzerinde fazla tartışılmadan genel geçer yorumlar yapılıyor. Bunun nedenlerinden birisi iktisadi karmaşıklıktan uzak durmak ya da yazın derinliğiyle halka hitap etmenin zor olması olabilir, ancak olayların genel geçer bir şekilde ele alınması yanlış değerlendirmeleri de beraberinde getiriyor. Bunlar arasında sözünü ettiğimiz ve tek bir yönden incelenen verilerden birisi de İşsizlik oranı ne yazık ki. Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) bu veriyi belirler, sitesinde yayımlar ve sonra gazetelerin ekonomi sayfalarında, ekonomistlerin yorumlarında sadece yüzdesel bir veri olarak kalır. Pek çok iktisat dergisi veya gazete bu verilerin geçen aya göre artıp artmadığı üzerine yazılar yazar biraz da afili olsun diye çizgi veya sütun grafiklerle gösterimlerde bulunulur. Aslında benim değinmek istediğim nokta ekonomik bu verilerin her nedeninin bir ara nedeni olduğunu söylemek olacak, genel nedenlerin çözüme kavuşması için ise öncelikle genel sebeplerin altındaki nedenlerin gün yüzüne çıkarılması gerekecek bu durumda.

Türkiye İstatistik kurumun son verisine göre işsizlik oranı %9,7 yani her 1000 çalışabilecek nüfustan 97’si işsiz pozisyonunda… Bu sorunun doğru biçimde irdelenmesi için işsizlik oranını 0,097 seviyesine çıkmasına sebep olan alt sebepleri araştırmak gerekecek. 

Bunun çözüm yollarından birisi de Kaoru Ishıkawa tarafından geliştirilmiş ‘Balık Kılçığı Yöntemi’dir.  Bu yönteme göre herhangi bir sorunun kaynağının çözümüne yol açabilecek ana ve ara nedenler vardır, bu yöntemi kullanarak daha kaliteli bir çözüm bulmak kaçınılmazdır. Bunu Türkiye’deki işsizlik problemine uygularsak eğer aşağıdaki gibi olacaktır:

nufus-piramidiGENEL SORUN:   TÜRKİYE’DEKİ İŞSİZLİK PROBLEMİ

 

Piramitte görüldüğü gibi işsizliğe sebep olan bir takım ara nedenleri sıraladık, yalnız bu ara sebeplerin de bir alt sebebi muhakkak vardır. İşsizliğe sebep olabilecek ara nedenlerden birisi olan ‘Üretim Faktörlerindeki Değişimler’ in alt sebeplerini de sıralarsak:

 

–         Finansal Düzenin Değişmesi,

 

–         Rekabetin Artması,

 

–         Seri Üretim,

 

–         Toplam Kalite Anlayışı,

 

–         Emek maliyetinin, diğer üretim faktörlerine göre daha fazla olması

 

–         Teknolojik Değişimler… Gibi bunları çoğaltmak mümkündür.

 

 

 

Asıl anlatmak istediğim olay TÜİK’ in yayımladığı bu verileri sadece yüzdesel olarak değerlendirmek değil, sebeplerinin araştırılması, sentezlenmesi ve çözümün kaynağına daha erken ve daha net bir şekilde ulaşılmasıdır.  Yüzdesel ve rakamlar ifadelerle avunmak ya da korkulu bir rüyaymış gibi bahsetmek ortak bir çözüm kaynağı hiçbir zaman olamaz.

 

                                                             YUSUF GÖKHAN YILDIZ

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • trkiyenin 2014 ekonomik verileri
  • tüik 5 nisan 2016 ekonomik veriler
  • ekonomik verilerin yorumlanması
  • türkiyenin ekonomik verileri
  • 2010-2016 ekonomik veri değerlendirmeleri
Paylaş