Ekonomimizin Kalbi:Dolar

Modern dünya ekonomisinde bilindiği üzere para değişim aracı olarak kullanılır. Her ülkenin kendi ekonomik sistemi, belli bir piyasası vardır. Ülke olabilmek kendine öz değerlerin olabilmesinden geçmektedir. Bizimde bu yönde milli bir para birimimiz ve seçtiğimiz bir ekonomik sistemimiz vardır.

Ekonomik sistemimizin temeli 24 Ocak İstikrar Kararlarına dayanmaktadır. Bu kararlar Süleyman Demirel tarafından Turgut Özal’a hazırlatılmış olup 1980 darbesi öncesinde genel kabul görmüştür. Darbe hükumetinde bu kararlara müdahale edilmemiş olup, desteklenmiştir ve Turgut Özal da darbe hükumetinde ekonomiden sorumlu “Başbakan Yardımcısı” olarak göreve getirilmiştir.

24 Ocak Kararları ekonomimiz adına radikal bir unsurdur. Bu kararlar doğrultusunda serbest ekonomiye geçişimiz başlamıştır. İlk defa yabancı sermayeye bu denli bir kapı açılmıştır. Kapalı ekonomiden serbest ekonomiye geçiş aşamamızdır. Dışa kapalı ekonomiden serbest ekonomiye geçiş dönemimiz paramızın teorik olarak konvertibl olmasına kadar düşük seviyede devam etmiştir.1980’li yılların sonunda konvertibl paralar listesine milli paramız dahil olmuştur.

Konvertibl para, paranın serbestçe dolaşımıdır. Bu dolaşım için dünya ülkelerinin genelinde döviz olarak kabul edilebilmek gerekir(Döviz: yabancı para).Yani konvertibl para bu dünya küresel ekonomisinde paranızın diğer ülkelerin piyasalarında tanınabilmesidir. Bunun içinde para biriminize konvertibl demekle iş bitmiyor. Uluslararası piyasaya ülke olarak entegre olup, diğer piyasaların güvenini kazanmak şarttır.

Ülke tarihimizde 32 sayılı kanun gereği 1989 yılında paramızın konvertibl olması kabul edilmiştir. Bir önceki paragrafta da bahsettiğim gibi konvertibl demekle küresel anlamda konvertibl olmak arasında fark vardır. Ülkeler çapında bir güvene sahip olunması, paranın gerçek değerinde olması gerekir. Bunun için ABD’nin ulusal parası “Dolar” örnek gösterilebilir. ABD yaptığı ticaret anlaşmalarını da kullanarak dolar ile alışverişi diğer ülke piyasalarına kabul ettirmiş ve milli parası tanınmıştır.

Ülke ekonomi piyasamızın temeli değişen ismiyle “Borsa İstanbul” dur. Borsamızın sermaye kaynağı yerli ve yabancı olarak ikiye ayrılmaktadır. Borsamızdaki yabancı sermaye kaynağı ortalama %60 dolaylarındadır. Tabi buna direk dış kaynak da denmeyebilir. Çünkü bazı yabancı kaynaklı olarak gözüken firmaların başında Türk yöneticiler mevcuttur. Borsa İstanbul’un değeri iç ve dış faktörlere göre değişiklik göstermektedir. Ülke piyasamız Merkez Bankası tarafından da denetlenmektedir. Merkez Bankasının değişken bir döviz stoku vardır. Borsanın değeri yüksek iken döviz satın alır. Çünkü ülkemizin ithalat ve ihracat rakamlarından da anlaşıldığı gibi dövize ihtiyacı vardır, dışa bağımlı bir ülke olduğumuz genel kabul görmektedir. Bu dövizin birimi dolardır. Dolar olmasının sebebi, dünya ekonomisinde doların genel kabul görmüş para birimi olmasıdır.

Gerekli görülen yerde borsaya Merkez Bankası tarafından müdahale yapılmaktadır. Örnek olarak yakın zamanda “Gezi Olayları ve FED(Amerika Merkez Bankası) Politikaları gösterilebilir. Bunlar yakın zamanda borsamızı etkileyen bir iç ve bir dış faktördür. Bu iki tip durumdan ötürü borsamız değer kaybetmiş ve Merkez Bankası, Doçent. Erdem Başçı Başkanlığında müdahalede bulunmuştur.

Merkez bankası örnek aldığımız durumlarda döviz satarak yani piyasaya tanınan para birimi doları sürerek müdahalede bulunmuştur. Bu iki durumda da piyasa değer kaybetmiş ve dolar kur cinsinde milli paramız karşısında oldukça değerlenmiştir. Doların değerlenmesi demek Türk parasının değer kaybetmesi anlamına gelmektedir. Merkez Bankası bu tip durumlarda müdahale ettiği içinde paramızın dolar karşısında gerçek değeri bilinmemektedir.

Döviz kuru müdahalesine ekonomide “Devalüasyon” denilmektedir. Bu tip kurlara ise “Kirli Dalgalanma” denir. Devalüasyon yapılmazsa ülke para değeri düşer ve dolayısıyla yapılan ihracatında eskiye nazaran değeri düşer. Türkiye, Yunanistan gibi gelişmekte olan ülkelerde devalüasyon olayı sıklıkla görülmektedir. Milli para birimini savunurken bazen döviz satmanın işe yaramadığını da bilmek gerekir. İki örneğimizden biri olan FED’in etkisinde bazen döviz satmamız bir etki yapmayabiliyor.

Yazımda bahsettiğim gibi paramız tam anlamıyla konvertibl değildir. Sebebi çok açık olarak paramızın küresel anlamda bir güvene sahip olmaması ve milli paramızın yapılan müdahalelerden dolayı değerinin belli olamamasıdır.

Bir sonra ki yazım; “Peki Dolar Tek Güç Mü?”

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • dolar üzerine ekonomik yorumlar
  • doların serbestçe dolaşımı
  • Haftalık Ekonomi Dergileri

“Ekonomimizin Kalbi:Dolar” için 2 cevap

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir