FED para basmazsa halimiz nice olur?

0
2515

Psikolojik sınır 2 TL değerinin üzerine çıkan Amerikan doların artış gösterip göstermeyeceği merak konusu. Fakat bu dönemdeki kotasyon artışı ekonomik kriz kaynaklı değil. ABD merkez bankası FED’in, her ay karşılıksız olarak bastığı 85 milyar dolara artık bir dur diyeceği haberi küresel piyalara bomba gibi düştü. Gelişmekte olan ülkelerde ise bir nevi devalüasyon etkisi yarattı

 

TUİK, uluslar arası çevrelerde şaşkınlıkla karşılanan ve beklentilerin üzerinde gerçekleşen 2013 yılı II. çeyreğin büyüme rakamlarını açıkladı.

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri sabit fiyatlarla %4,4 arttı

2013 II. çeyreği dört dörtlük artışla karşıladı. TUİK’ten yapılan açılmaya göre üretim yöntemiyle gayri safi yurtiçi hasıla tahmininde, 2013 yılı ikinci üç aylık çeyreği 2012 yılının aynı çeyreğine göre sabit fiyatlarla %4,4’lük artışla 30 145 Milyon TL oldu. Üretilen mal ve hizmetin güncel değerleri üzerinden hesaplanan artışa baktığımızda ise %10,2’lik artışla 385 113 Milyon TL ulaşıldığını görüyoruz. Tüm bu rakamlar ekonomik büyüme grafiğinin kıyaslı tabloya göre yükseldiğini gösteriyor.

Peki tüm bu rakamlarda imalat sanayinin etkisi ne?

İmalat sanayi, 2013 yılı ikinci üç aylık çeyreğinde cari fiyatlarla %5,7’lik artış gösterdi. Üretim ve üretimden elde edilen gelirler ise yakın oranda yükseldi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış Ticaret ve Hizmet Ciro Endeksi 2013 yılı II. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre %3,7 oranında arttı.

2012 yılına kıyasla 2013 yılının II. çeyreğinde genel değerlendirme yaptığımızda gerek üretim gerekse nihai tüketicilerin harcamalarında artış olduğunu gözlemledik. Ekonomik durum iyileşiyor gibi görünürken yılın 2. yarısında beklenmedik bir artış kaydeden Amerikan Doları, 27 Ağustos günü tüm ekonomistlerin psikolojik sınır olarak belirttiği 2 TL’nin üstüne çıktı. Merkez bankasının milyonlarca dolarlık döviz satım ihaleleri, doların ateşini düşürmeye yetmedi. Kamuoyunda son zamanlarda yaşanan iç çalkantı ve istikrarsızlığın yabancı yatırımcıları menfi yönde etkilediği ve ekonominin kötüye gideceği düşüncesi hakimdi. Fakat gerçek şu ki daha önce olduğu gibi gelişmekte olan ekonomiler, dolayısıyla Türkiye’yi yine ABD’den gelen bir karar vurdu.

III. Çeyrekte neler olacak?

2013 II. çeyrekte mal ve hizmet ihracatı değeri %1,2 oranında artarken, ithalat %11,7 oranında artış gösterdi. 2008 krizi sonrasında olduğu gibi bu yıl da doların artışının sonraki dönemde etkisini göstermesi bekleniyor. 2008 Aralık ayını 1,51 kurundan kapatan Dolar/TL kuru, 2009 yılında 1,80 seviyelerine kadar çıkıp sonraki dönemde sakinleşmeye başlamıştı. Bugün ise 2 TL değerinin üzerine çıkan doların artış gösterip göstermeyeceği merak konusu. Fakat bu dönemdeki kotasyon artışı ekonomik krizden kaynaklı değil. ABD merkez bankası FED’in, her ay karşılıksız olarak bastığı 85 milyar dolar paraya artık bir dur diyeceği haberi küresel piyalarda bomba etkisi yarattı. Bu parasal genişlemenin durdurulmasıyla birlikte umduğu yüksek faizi bulamayan yabancı yatırımcıların dolarlarını alıp gideceği aşikar. Yani ABD’nin karşılıksız parasıyla gelişmekte olan ülkelerin büyümesi yavaşlayacak mı sorusu akla geliyor.

Gelişmekte olan Türkiye, yapacağı her birim ihracat için, meblağının %50’sinden fazlası tutarında ithalat yapma gereksinimi duyuyor. Doların yükselmesiyle ithalat satın alma gücünün düşeceği reddedilemez bir gerçek. Bu durum doğrudan yatırımcıları ve sanayicileri etkileyecek, yatırım ve üretimleri için gerekli yabancı alımları durdurmak ya da azaltmak zorunda kalan firmalar devalüasyonun tek faydalı etkisi olan dış talebin artan eğiliminde de bu fırsattan yararlanamayacak ve korkarım ki istedikleri ihracat rakamlarını yakalayamayacaklar.

Özel sektördeki bu etki milli ekonomiye nasıl yansır?

Taze haber TUİK’ten geldi; 2013 II. çeyrek GSYH oranı %4,4 artış gösterdi. İstatistiklere olumlu bir kayıt olarak geçen bu rakamın gelecek dönemlerdeki istikbali ise şimdilik kuzuların sessizliği gibi endişe verici. Zira III. çeyrekte artan doğrudan kotasyon sebebiyle yatırımların azalması, sanayicinin pahalanan ithalat fiyatları nedeniyle imalat performasını düşürmesi, istihdamın azalması ve maliyetlerin artması ile nihai tüketicilerin harcamalarının düşmesi her zamanki gibi aynı zincirin halkaları.

Maalesef gelişmekte olan ülke ekonomilerinin küresel ekonomilerin etkisiden kurtulmak için münferit çabaları yeterli olmuyor. Yanılıyor olmayı dilemekle birlikte görünen o ki 2013 III. ve IV. çeyrekte istatistikler Türkiye’nin yüzünü güldürmeyecek.

Esra Öztürk
Eylül 2013,  İstanbul

https://twitter.com/Exponomist

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • FED çok para basarsa ne olur
Paylaş