Fırsattan Ne Kadar Yararlanacağız?

Amerikan ham petrolünün varili geçtiğimiz yılın Eylül ayının son çeyreğinde 94 $’a satılırken sonraki süreçte siyasi olaylar ve Rusya-Amerika çekişmesi sonucunda ve malum Orta doğudaki olaylarla birlikte petrolün varil fiyatı iyice düşmüş ve 46 $’a kadar gerilemiştir.Petrolün bu denli düşüşü diğer sektörleri de doğrudan etkilediği için ülkemiz adına bir fırsat doğmuştur dersek yanlış olmaz diye düşünüyorum.Aynı zamanda ülkemizdeki Merkez Bankasının geçtiğimiz günlerdeki 0.50 oranında bir faiz indirimine gitmesi her ne kadar hükumetin yetersiz olduğunu dile getirse de bu indirim kontrollü biçimde enflasyonun aşağılara çekileceğinin sinyalini veriyor.Öte yandan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı yaptığı açıklamada, 2015’in sonunda enflasyon rakamlarının orta noktasının 5.5 olmak üzere 4.1 ile 6.9 aralığında seyredeceğini ifade etti.Ülkemizin dünya genelindeki sektörlere göre kıyasladığımızda gıda ve tekstil sektörlerinde göze çarpan öneme sahip olduğunu dile getirebiliriz ancak oluşan piyasada neyi nasıl ve en önemlisi de ne zaman yapacağımızı bilmek bizi her zaman bir adım öne taşıyacaktır.
İşte tam da burada söylemek istediğim noktaya geliyoruz dünyadaki bu ekonomik koşullar ülkemiz adına ciddi anlamda bir fırsat doğurmaktadır.Öyle ki bu fırsat Başçı’ya göre 45 yılın en düşük enflasyon rakamlarını getirecek.Bu anlamda eğer beklenenler olursa, tüketicinin alım gücü artacak ve refah seviyesinde artış sağlanabilecek.Fakat tüm bunların günümüz koşulları düşünüldüğünde pamuk ipliğine bağlı olduğunu unutmamamız gerekir.Hiçbir ekonomist bariz ipuçları olmadığı sürece kesin olarak ülkemiz kazanacak veya kaybedecek diyemez.Kesin olarak konuşmak bizi günden güne değişen piyasalarda yanlış söylemeye götürebilir.Ama her ne olursa olsun şu an ki fotoğrafa dikkatli bakan birisi olarak bu bahsettiğim koşullarda ülkemizin eline bir fırsat geçtiğidir.Aslında her olayın iyi ve kötü sonuçları söz konusudur.Avrupa ile Rusya ilişkileri geçtiğimiz Kasım ayından bu yana pek iyi sayılmaz hatta birçok Avrupa’daki bir çok Rus iş adamı bu siyasi olaylar sebebiyle hesaplarını dondurmak zorunda kaldılar ve kızışma iyice patlak verdi ve Rus ekonomisi Avrupa’daki ülkeler tarafından ciddi bir zarara uğratıldı.Bu rakamlara bakacak olursak eğer geçtiğimiz Aralık ayında, Rusya Merkez Bankası faiz oranını %10.5’ten %17’ye yükseltmek zorunda kaldı.Rusya borsası sonuç olarak birçok görüşe göre yaklaşık 15 yıl önceki durumuna gerilemiş oldu.Bugünkü duruma baktığımızda ise ruble 67 sınırına yaklaşan bir seyir ile dolar karşısında değer kaybedişine devam ediyor.
Siyasi sonuçları analiz edersek, Rusya’nın bu ekonomisi sebebiyle Türkiye’ye satmış olduğu doğalgazda %6’lık bir indirim konusunda iki ülke lideri anlaşma sağlamıştı.Öte yandan Ukrayna, Rus doğalgazını Avrupa’ya taşımak adına transit ücreti alıyor.Gelişen siyasi olaylar sonucunda Rusya, Brüksel’in Güney Akım’a engel olduğunu iddia ederek tek seçeneğin Türkiye olduğunu ifade etti.Bu projeye göre, Karadeniz’den Türkiye vasıtasıyla tüm bu doğalgazın Yunanistan sınırına taşınacağını Gazprom CEO’su Aleksey Miller yaptığı açıklamada belirtti.Eğer bu proje gerçek olursa Türkiye ciddi derecede Rusya’dan transit ücret alacaktır.

Sonuç olarak, hem petrol fiyatlarının düşüşü hem de Rusya’nın bu ekonomik krizi, Rusya’nın ticari rekabette taviz vermesine yol açmaktadır.Bu durumu ülkemizin en azami şekilde değerlendirmesi ve ekonomik anlamdaki gelişmesini olabildiğince yükseltmesi gerekmektedir.Dilerim, faizlerin düşmesi ve enflasyonun öngörüldüğü gibi azalmasıyla birlikte ülkemizin ekonomisi daha iyi seviyelere gelir.

Sinan Yılmaz

Yazıyı Değerlendirin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir