Hiçbir Ekonomi Öğrencisi Bunları Takip Etmemeli

0
1717

Daha önce her ekonomi öğrencisinin okuması gereken dergiler, kitaplar ve izlemesi gereken filimler şeklinde konularla ekonomi öğrencilerine yardımcı olmak amacıyla paylaşmıştık. Şimdi de “Hiçbir ekonomi öğrencisinin takip etmemesi gereken yayınlar” şeklinde bir paylaşımda bulunmak istiyorum. Böyle bir içerik oluşturmamın sebebi farklı yayınların hayatımıza etkisi incelemek ve okurken kimi okuduğumuzu bilmemiz gerekliliğidir.

Aşağıdaki varsayımlar sadece ekonomi öğrencileri için değil aslında herkes için geçerli bir durumdur.  Ne demek istediğimi az sonra anlayacağınızı ümit ediyorum. Aklımdakileri yazıyı dökerken hiçbir siyasi grubu ya da onları destekleyen medya grubunu kast etmeden evrensel basın kuralları çerçevesinde irdelemeye çalışacağım. Bu yazdıklarımı sadece ekonomi haberleri ve verileri çerçevesinde inceleyeceğimi belirtmek isterim.

Ancak her ne kadar bir içerik taraflı, yanlı ya da yanlış şekilde oluşturulsa da, kötü bir ürün olsa da yine de okumaya değer olduğunu düşünüyorum. Benim bahsetmeye çalıştığım ne okuduğunun bilincinde olmayan o yazılanlara güvenip ona göre düşüncelerini yönlendiren kişiler içindir. Yoksa okuduğunun farkında olan biri bir içerikteki bilgiyi yorumlayacak, karşılaştırabilecek ve eleştirebilecek kapasitede ise zaten durumun farkındadır.

Öncelikle okumamamız gereken, takip etmememiz gereken kaynakların başında aşırı muhalif, partizan gazete ve televizyon kanalları geliyor.  Bu türden yayınlar rakip siyasi partilerinin yaptığı her ne olursa olsun olaya negatif yönden bakan gruplardır. Rakip siyasi partilerin yaptıklarını kendi çerçevelerinden yorumlayıp takipçilerine sunarlar.  Örneklemek gerekirse Ekonomi büyürken bu gruplar ısrarla cari açık konusunu haber yapıp büyümeden bahsetmezler. Ya da enflasyon işsizlik ilişkisinden bahsetmeyip enflasyonun düştüğü dönemde işsizliğin arttığının haberini yapmak gibi.

Bir diğer medya grubu ya da yazar ise aşırı hükümet yanlılarıdır. Sadece tek partili hükümet zamanında değil koalisyon hükümetleri döneminde dahi o hükümeti destekleyen, burada desteklemek sempati duymaktan öteye körü körüne bağlılık anlamında, hatta koalisyonun biri sağ biri sol görüşlü olsa dahi top yekin sağ sol demeden çıkar kollayanlar olmuştur. İşte bu tarz gruplar varlıklarını sürdürebilmeleri için mevcut düzenin bozulmaması adına sürekli olumlu haberler yapar, demeçler verirler. Sadece onları takip etseniz güllük gülistanlık bir ülkede yaşadığınızı düşünürsünüz. Öyle ki neredeyse hiç kötü içerik okumazsınız. Aynı örneği vermek gerekirse sürekli büyümeden, büyüyen ekonomiden bahsederek cari açık gibi, ithalat gibi sorunlardan hiç bahsetmezler.  Hep enflasyonun düştüğünü daha önce yapılmamış bir şey olduğunu belirterek işsizliği atlarlar.

Bir diğeri ise aşırı sağ ve aşırı sol partiler ve örgütleri temsil eden gruplardır. Her ne kadar dünya bugün anlamını dahi bilmediği ideolojik kavramlara takılmadan sağ sol ayrılmadan, bu yüzyılın gerekliliğine uyan farklı ayrışımlara gitmiş olsa da ayrımın odak noktası yine  temel ideoloji kapitalizm ve sosyalizm kavramlarından gelmektedir. Bu nedenle bugün farklı uç noktalarda toplanmış gruplar tamamen aynı konuya farklı açılardan bakarlar. Örneğin bir grup sürekli halk refahından bahsederken, cari açığın halkın sömürülmesi olarak yorumlarken diğer grup ise halkın üstünde bir devletin varlığını kabul eder  ve devlet çıkarlarının gözetilmesini savunur. Hal böyle olunca da cari açığın devletin gerekliliği olduğunu düşünüp yayınlarını oluşturabilir. Tabi kapitalizm ve sosyalizm çerçevesinde iş bu kadar basit olmamaktadır. Ayrıca sadece cari açık örneği ile de kısıtlanmamalıdır.

Aslında en zararlısı ise ne yazdığı hakkında bilgisi dahi olmayan, sadece tiraj yapıp, reyting toplayarak para kazanmak için oluşturulmuş içeriklerdir. Bunlar sadece içerik oluşturmak için oluşturur bir şekilde abone toplar ve reklam satarlar. Bu kadar kötü içerikler neden reklam ve abone alır sorusuna ise yine yukarıda açıkladığımız körü körüne bağlılık açıklamaları ile aynı yapıdadır.

Burada hiçbir siyasi ya da medya grubuna dem vurmadan basit örnekler ile medya gruplarının tutumunu ve bize nasıl haberler yaptığını yansıtmaya çalıştım. Çok doğaldır ki herkes istediği türden içerik oluşturabilir ve istediği grubu destekleyebilir. Bu yazıyı da onları eleştirmek için değil okuyuculara hangi çerçeveden okumaları gerektiğini belirtmek için yazdım. Yani eğer felsefedeki boş levha gibiyseniz okuduğunuz hakkında bilginiz yoksa, yukarıdakilerden birini takip ettiğinizde onların desteklediği gruba katılma ihtimaliniz yüksektir. Tabi bu hemen bir haber izlemekle, bir köşe yazısı okumakla hemen olacak bir şey değildir. Bu süreç içerisinde kontrolünüz dışında gerçekleşen bir olgudur.

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • ekonomi öğrencisi
  • ekonomi öğrencisi olmak
Paylaş