IMF’ye Kim Borç Veriyor?

Kotalar

IMF’nin, dara düşen üyelerine destek olmak için kullandığı üç kaynağı var. Bunlardan ilki üye ülkelerden alınan bir çeşit sermaye payı niteliğindeki kotalar. Kota, üye ülkenin ekonomik gücüne paralel olarak IMF tarafından belirli bir formüle dayanarak belirleniyor. Kota, IMF açısından karşılıksız olduğu için en tercih edilen kaynaktır. Kotalar, her beş yılda bir artırılıyor. Üye ülkelerin durumlarındaki değişmeler dikkate alınarak kotalarda bu beş yıllık süre beklenmeden birinden ötekine kaydırma yoluyla değişiklikler de yapılabiliyor.

IMF’nin bugün itibariyle 188 üyesi var ve bunların kotaları toplamı yaklaşık 362 milyar USD ediyor. Bu üyeler içinde en yüksek kotaya sahip 10 ülke şunlar:

Ülke
Kota (milyar USD)
ABD
63,8
Japonya
23,7
Almanya
22,2
Fransa
16,3
İngiltere
16,3
Çin
14,4
İtalya
10,8
Suudi Arabistan
10,6
Kanada
9,7
Rusya
9,0
Kota, IMF’ye katkı payı olmanın ötesinde bir ülkenin IMF genel kurulunda (Guvernörler Kurulu) oy gücünü belirliyor ve ülkenin, ihtiyaç halinde IMF’den kullanabileceği kaynağın miktarını da belirleyen bir ölçü görevi görüyor. Örneğin yukarıdaki tabloda gösterdiğimiz 63,8 milyar dolar tutarındaki kota payı ABD’ye yüzde 17’ye yakın oy gücü veriyor.
Türkiye’nin IMF’deki kotası 2,2 milyar dolar. Bu kotanın Türkiye’ye verdiği oy gücünün oranı ise yüzde 0,61 (binde 6.)
Altın Varlıkları
IMF, 2.814 ton altın varlığıyla, dünyada en fazla altın rezervine sahip devletler ve kuruluşlar sıralamasında ABD ve Almanya’nın ardında üçüncü sırada yer alıyor. IMF, ana statüsü gereği, ihtiyaç halinde sahip olduğu altınları satarak kaynak toplayabiliyor. Altın satışı yapılabilmesi için oy toplamının yüzde 85’inin olumlu oy kullanmasına ihtiyaç bulunuyor. Bu gibi hallerde ABD yüzde 17’yi bulan oy gücüyle olumsuz oy kullandığı takdirde satış kararı alınamıyor. Yani bu gibi kritik kararlarda ABD tek başına veto hakkına sahipmiş gibi oluyor. IMF son yıllarda altın satışı yaparak parasal kaynak takviyesine gitmiş bulunuyor.
Borçlanma
Kotalar ve altın satışıyla yeterli kaynak elde edemeyen IMF üye ülkelerden ve onların Merkez Bankalarından borçlanabilme imkânına sahip bulunuyor. Bu konuda iki farklı düzenleme söz konusu: Genel Borçlanma Düzenlemesi (GAB) ve Yeni Borçlanma Düzenlemesi (NAB.) IMF, bu iki geçerli düzenlemeye dayanarak aşağıdaki tabloda yazılı limitlere kadar adı geçen ülkelerden ve Merkez Bankalarından borçlanma yoluna gidebiliyor.
Tutar (milyon SDR)
GAB
NAB
Toplam
Avustralya
      4.370
4.370
Avusturya
      3.579
3.579
Şili Merkez Bankası
      1.360
1.360
Portekiz Merkez Bankası
      1.542
1.542
İsrail Merkez Bankası
         500
500
Belçika
      7.862
         595
8.457
Brezilya
      8.741
8.741
Kanada
      7.624
893
8.517
Çin
     31.217
31.217
Güney Kıbrıs
         340
340
Danimarka Merkez Bankası
      3.208
3.208
Almanya Merkez Bankası
     25.371
2.380
27.751
Finlandiya
      2.232
2.232
Fransa
     18.657
1.700
20.357
Yunanistan
      1.655
1.655
Hong Kong Para Otoritesi
         340
340
Hindistan
      8.741
8.741
İrlanda
      1.886
1.886
Italya
     13.578
1.105
14.683
Japonya
     65.953
2.125
68.078
Kore
      6.583
6.583
Kuveyt
         341
341
Lüksemburg
         971
971
Malezya
         340
340
Meksika
      4.995
4.995
Hollanda
      9.044
850
9.894
Yeni Zelanda
         624
624
Norveç
      3.871
3.871
Filipinler Merkez Bankası
         340
340
Polonya Merkez Bankası
      2.530
2.530
Rusya
      8.741
8.741
Suudi Arabistan
     11.126
11.126
Singapur
      1.277
1.277
Güney Afrika
         340
340
İspanya
      6.702
6.702
İsveç Merkez Bankası
      4.440
383
4.823
İsviçre Merkez Bankası
     10.905
1.020
11.925
Tayland
         340
340
Birleşik Krallık
     18.657
1.700
20.357
ABD
     69.074
4.250
73.324
Toplam
 369.997   
   17.001   
386.998
Yeni bir düzenleme henüz yapılmadığı için Türkiye, IMF’ye borç verenler listesinde yer almıyor. İleride bu konuda bir genişletme yapılırsa Türkiye’nin de bu listeye girmesi söz konusu olacak.

Tablodan görüleceği üzere IMF’ye borç vermeyi taahhüt etmiş olan ülkeler arasında ekonomik açıdan zor durumda olan Güney Kıbrıs, Yunanistan, İrlanda ve Portekiz de yer alıyor. Tablodan ve özellikle borç veren bazı ekonomilerin içinde bulunduğu ekonomik durumdan hareketle söylemek gerekirse; IMF’ye borç verilmesinin taahhüt edilmesi, taahhüt eden ekonomilerin durumunun iyi olduğu anlamına gelmiyor.

MAHFİ EĞİLMEZ       Twitter: @mahfiegilmez         diğer yazıları için: mahfiegilmez.com
Yazıyı Değerlendirin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir