İnsanları Mutlu Etmeye Çalışan Kederli Bir Bilim: İktisat

İktisatla az veya çok ilgilenen herkes bilir ki, iktisat kıt kaynaklarla insan ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan, dolayısıyla insanların optimal anlamda mutlu olmasını arzulayan bir bilimdir.

İktisat, öznesi insan olan bir bilimdir ve bu bilimin öznesinin, yani insanın ve onun davranışlarının incelendiği bir bilimdir. İktisat, insan davranışları karmaşık ve değişken olduğu için, doğal bilimler gibi salt matematiksel model ve teoriler kullanmaz. Çünkü sadece matematiksel denklemler ve bu denklemler yardımıyla kurulan modeller, akşam evine yiyecek ekmek götüremeyen ve bu yüzden mutsuz olan bir insanın mutsuzluğunu tek başlarına açıklayamazlar. Aynı durum, yatırım yaptığı şirketin borsa değerinin yükseldiğini öğrenen bir yatırımcının mutluluğu için de geçerlidir. Yani iktisat, insanların mutlu veya mutsuz olmalarını ölçmez. Onlara mutlu olmak ya da olmamak arasında tercih yapma fırsatı sağlar.

Adam Smith’ten bu yana iktisadın ve iktisatçıların amacı budur. İnsanları, fayda maksimizasyonuna, firmaları kar elde etme yoluna ve devletleri de güçlü ve zengin bir ekonomik yapıya kavuşturmak için bize rehber olmayı amaç edindiler.

Fakat, bazen iktisat da iktisatçı da toplumun bir tarafını memnun ederken diğer tarafını üzebilir. Her ne kadar öznesi insan olan bir bilim olsa da insanlara sonsuz mutluluğu vaad etmez. Siyasetçiler, iktisatçıları, gerçekleri kötümser şekilde gösterdikleri için sevmezler mesela. Çünkü siyasetçiler için iyi şekilde maskelenmeye çalışılmış bir ekonomi ya da amiyane tabiriyle balon gibi şişirilmiş bir büyüme ekonomisi, insanları görünüşte mutlu eder ve siyasetçiler işte bu mutluluğun peşinden koşarlar. Çünkü böylesine bir mutluluk seçim zamanı kendisine oy olarak geri döner.

Üreticilerin kar maksimizasyonu peşinde koştuğu herkesçe bilinir. Kar üstüne kar eden bir üretici, üretimini arttırmak için yeni yatırım ortamı bulduğunda mutlu olur. Ancak, yatırım amacıyla maliyetleri düşürmeye çalışmak ve maliyet indirimi amacıyla ilk olarak emekten vazgeçmek, işte, toplumun bazı kesimini rahatsız eder.iktisat

İktisat mutluluğu amaçlayan kederli bir bilimdir. Bunu, bu yazıyı yazan söylemiyor. Şimdi adını hatırlamadığım bir iktisatçı söylemişti. Ama dün şahit olduğum bir olay, bunu doğruladı: Kanser hastası olan oğluna, moto-kuryelerden, daha anlaşılır şekilde karaborsadan, kanser ilacı temin etmeye çalışan bir babanın gözyaşları… Bu ilacı üreten kimse bu gözyaşlarını görmez. Maliyetler yükselir diye ilacın ithalatına yanaşmayan devlet kurumları, ilacı pahalıdır diye satmayan veya satamayan eczacıların elinden bu durumu gidermek için bir şey gelmez. Taa ki, kanser hastası kişi, dünyasını değiştirene kadar.

İktisat işte… Kederli bilim…

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • Kederli insanla ne etmeli

“İnsanları Mutlu Etmeye Çalışan Kederli Bir Bilim: İktisat” için bir yanıt

  1. Verdiğim örnekle birilerini rencide ettiğimin farkındayım. Bu yüzden özür dileme zorunluluğu hissettim. Fakat yazının ana fikrine uyan en çarpıcı örnek buydu. İktisat bir kişiyi sevindirirse iki kişiyi üzer.
    Verdiğim bu örnek için kanser hastalarından ve yakınlarından sonsuz özür dilerim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir