İslam Ekonomisi ve Kurban

Sitemizin yeni yazarı olarak, siz değerli okuyucularımla bir arada olmaktan kendi adıma kıvanç duyuyorum. Bundan sonra sizlere İslam Ekonomisi hakkında bilgiler sunmaya çalışacağım. İlk konumu hemen sıcak sıcak olması nedeniyle, tam da şu günlerde idrak edeceğimiz kurban bayramı üzerine yazmayı planladım.

Günümüzde kurban haftasına baktığımız zaman, hizmet sektöründe yarışan hemen hemen bütün üreticilerin bu durumdan gayet memnun olduklarını görürüz. Çünkü üretilen mal ve hizmetlere, tüketicilerin talepleri oldukça artmakta. Bu düzey o denli arttı ki artık piyasada ” Kurban Ekonomisi ” olarak telaffuz ediliyor. Aklımıza şüphesiz ilk gelen hayvancılık sektörü. Ancak bunun dışında ulaşım, turizm gibi sektörler de yıl içerisinde en parlak dönemlerinden birini yaşıyor. Bunda, bu sene tatil için belirlenen 9 günün de etkisi oldukça fazla.

Yarattığı bu piyasadan bahsettikten sonra asıl konumuz olan, islamın, kurban bayramıyla ekonomik olarak ulaşmak istediği hedeflere göz atalım. Maliyecilerin ilgilendiği en büyük alanlardan biri şüphesiz ki devlet müdahalesidir. Hükûmetin uygulayacağı müdahalenin nedenlerinden birisi de gelir dağılımındaki etkidir. Fakir-zengin arasındaki farklılığın, git gide arttığını birçok uluslararası kuruluşun raporlarıyla bilmekteyiz. İslamın kurban bayramı ile en büyük gayesi, elbetteki bu farkı minimuma indirmektir. Zenginin fakire olan bu davranışını, devletin yapmış olduğu bir nevi transfer harcaması olarak da görebiliriz. Biraz da verilerle konuşmak gerekirse, kilogramı 30 TL’ye dayanan et nasıl olsun da fakir hane halkının evine girsin? Matematiksel zekası zayıf kalan Türk öğrencisinin en büyük sorunu sağlıklı beslenemediği gibi, et ürünlerinden de eksik kalmasıdır. Bunun sonuçlarında, bilim dünyası için neden geride kalıyoruz? Gibi sorulara yanıt bulmamızda kolaylaşıyor. ABD Gıda ve Tarım Politikası Araştırma Enstitüsünün 2012 raporuna göre kişi başı et tüketimi: Hong Kong’da 123,6 , ABD’de 108,9 , Japonya’da 45,6 kg iken Türkiye’de bu sayı 32,6’de kalıyor. Bir diğer husus güvenlikle alakalıdır. Paylaşma bilincini toplumlarda yaymanın faydası; hırsızlık, gasp gibi ve buna bağlı ölümleri engellemesidir. Veren insan, elbette ki çalmaktan kaçınır. Bu durum toplumun refahını, topluma duyulan güveni artıracaktır. Bu vesile ile emniyet teşkilatı için büyük bir kaynak tasarruf edilmiş olacaktır.

Sonuç olarak İslam Ekonomi‘si, daha sonraki yazılarımızda bahsedeceğimiz bir nevi mali araç görevi gören kurallarla ki, bugün kurban bayramından bahsettim, halkın ekonomik refahını, güven ortamını maximuma çekmeye çalışmaktır..

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • hasan furkan çıracı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir