Kapitalizmin En Etkili Silahı Reklam ve Pazarlama

0
2076

Kapitalizm nedir daha önceki yazılarımızda anlatmıştık ve eminim sizde farkında olmadığımız bu serbest piyasa ekonomisini zaten az çok biliyorsunuzdur. Bu nedenle kapitalizm, emperyalizm nedir kısmını geçerek doğrudan konuya odaklanmak istiyorum.

Liberal kapitalist düzen içerisinde yaşayan toplumlarda piyasaya ait bir çok kararı piyasa elemanları ve özel girişimler verdiğini biliyoruz. Girişimcilerin hangi mal ve hizmetlerin ne kadar üretileceği konusunda karar vermelerinde şüphesiz fiyat ve kar en etkili rolü oynamaktadır. Karlı olmayan pazarlar, mallar, girişimler hiç bir şekilde tercih edilmeyecektir. Bu nedenle karlı olmayanlara hep devleti yönlendirmişlerdir. O, apayrı bir konu olarak önemini korurken ben farklı bir noktaya odaknmak istiyorum.

Firmaların fiyat mekanizması ile karar aldıkları üretim süreci sonucu oluşan karı maksimize etme çabaları farklı teorileri beraberinde getirdi. Şöyleki hangi fiyat düzeyinde ne kadar, kimin için nasıl üretilmesi gibi.  Ancak fiyat mekanizması her ne kadar kapitalist düzende tek değişken olarak görünsede şüphesiz bu fiyatı belirleyen ya da bu fiyata göre şekillenen bir tüketici tercihi bulunmaktadır. Bunu teoride talep olarak adlandırıyoruz.  Talep yasasına bağlı olarak değişiklik gösteren fiyat, kapitalist firmaların üretim düzeylerini ve karlılık oranlarını belirleyecektir. O halde kapitalist sistemde en önemli değişken olan fiyat ve kar aslında tüketicilerin tercihlerine bağlı olduğu ortaya çıkmaktadır. Liberal bir piyasa olduğundan her firma istediği fiyatı ve üretim miktarını belirleye bilir ancak bu fiyat ve miktarlarda tüketici o malları tüketme garantisi vermez. Bu nedenle sadece liberal bir şekilde fiyatı belirlemek ne sistemin devamlılığını ne de karlılığı sağlayacaktır. Bunların sağlanması için belirlenen fiyatta malların satılıp, tüketilmesi gerekecektir. Gerçi günümüz kapitalist sistemde sadece satılmasını yeterli bulsada temelinde o malların tüketilmesi de gerektiğini unutmamak gerekir.

İşte tükeci tercihlerinin ya da talebinin bu kadar önemli olduğunu vurguladıktan sonra yapılan ampirik çalışmalarla birlikte kapitalist firmalar fiyattan önce tüketici tercihlerini etkilemeyi araştırdılar. Bu sayede tüketici tercihlerini belirleyebilecekler ve belirledikleri fiyatlardan mallarını satarak kendi amaçlarına ulaşacaklardır.  Tüketicilerin kafalarına silah dayayarak mallarını satamayacaklarına göre farklı bir yol ile denemeye çalıştılar. Bu yol ise Reklamdır!

Reklamlar ile tüketicilerin tercihlerini etkileyerek, farklı yöntemlerle tüketiciye satın alma, tüketme duygusunu aşılayarak mallarını sattırırlar. Normatif bir bilim olarak iktisat bu alanda pskoloji ve sosyolojiden çok iyi yararlanmış ve psikoanalizlerle tüketicilerin bilinç altına kadar girmeyi başarmıştır. Hatta öyleki anlık reklamlarla tanıtıcı reklamları geçersek uzun vadeli reklam çalışmaları bu sektörün en önemli silahıdır. Bugün bir çoğumuzun aklında çocukluğundan kalan reklamlar mutlaka vardır. Bu reklamlar sadece televizyon reklamı olarak değil bir çok yöntem ile karşımıza çıkmaktadır. Hangi reklamın en etkili geri dönüşüm sağlayacağını yine reklamcılık sektöründeki uzmanlar ile psikologlar en iyi bilenlerdir. Bundan sonraki kısım reklam sektörüne ait çalışmalardır.

Reklam sektörünü bir kenara bırakarak tekrar kapitalizm ile olan ilişkisine dönersek,  eskiden tam rekabet şartlarında piyasa mekanizması ile belirlenen fiyat yani tüketici tercihlerine göre oluşan fiyat bugün doğrudan firmalar tarafından belirkenmekte ve reklam ve pazarlama araçları kullanılarak o fiyat üzerinden  satışa sunulmaktadr. Artık talep fiyatı değil, fiyat talebi belirler düzeye gelmektedir. Bir diğerinden 1 birim daha ucuz olması dahi sanki kıtmış gibi anında tüketilmesine imkan sağlayabiliyor. Bunun belirleyicisi ise şüphesiz o malın talep esnekliğidir.

Yukarıdaki açıklamalarımıza sonuç olarak anlaşılabileceği gibi piyasa mekanizmasında, liberal kapitalist düzende malların üretim miktarını veya ne kadar üretileceklerini (arz) belirleyen şüphesiz tüketici tercihleri, kararları, talepleridir. Bu nedenle günümüz kapitalist düzeninde tüketici, kapitalizmin baş tacıdır. Tabi diğer çerçevede emeğe verdiği değerde yok denecek kadar azdır.  Bu verdiği değer ve vermediği değer yine kar maksimizasyonu çerçevesindedir. Çünkü kapitalizm nedir konusunu açıklarken belirttiğimiz gibi, kapitalist teoriye göre tam rekabet piyasasında girişimciler başta olmak üzere herkes rasyonel davranır ve kendi çıkarlarına göre hareket ederek Bencil davranır.

 

Not: Burada sadece kapitalizm üzerine yoğunlaşma veya sosyalizme hiç değinmeme konusunda eleştirileri olanlar için: Gerek yazıyı sadece ana çerçeveleri ile vermek istemem ve sosyalizm ile bir karşılaştırmaya gitmeyerek konunun dağılmasını engellemek ve daha kısa tutarak, daha iyi anlaşılmasını sağlamak içindir. Sosyalizm üzerine eleştiri niteliğinde olacak olan ve benzer konuyu işleyeceğim yazıda ayrı bir başlık altında vermeyi planlıyorum.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • kapitalizm pazarlamacılık
  • kapitalizm reklam
  • Kapitalizm tuketici
  • reklamlar kapitalist sistem
  • tüketici kapitalizminin açıklaması
Paylaş