Öteki Dünya

Tahterevalli : Dünya Dengelerinde Diğer Taraflar

Stalin’in tabiriyle ‘çöken birleşik ve kapsayıcı dünya piyasasında birbirlerine paralel ve rakip konumda ortaya çıkan iki farklı dünya’ olan Sosyalist devletler ve Kapitalist devletlerin soğuk savaşı 20. yüzyılın sonunda Sovyetler Birliği’nin dağılmasına dek sürmüştür. Bu sürece kadar küreselleşmenin ve uluslararası ticari entegrasyonların politikaları için olumsuz tutumlar olduğunu düşünen Post-Sovyet ülkeleri, bu tarihten sonra ‘geriden gelme ve geç kalmışlık’ yönlerini dezavantajdan avantaja dönüştürebilme başarısını göstermek zorunda kaldılar. Nitekim, gelişmekte olan ülkelerin hükümetlerinin hemen hepsi ülkelerinin dış dünyaya kapalı bir tutum sergileyerek gelişmenin ve istenilen refah seviyesine ulaşmanın mümkün olmadığını fark etmişlerdir.[1]

 

Avrupa’nın merkantilist başarısını, gelişime gösterdikleri uyum ve istekliliğini yaratıcılığını, sanayileşmesini ve başarısını yeteri kadar övdükten ve kolonileşmeye antipatimizi gösterdikten sonra 2. Dünya Savaşı’nda neredeyse tüm sermayesini kaybedip küllerinden doğan Asya’nın yükselen yıldızı Japonya’ya değinmek şarttır. Dünyada belki de en çok korkularından cesaret alan bu ulus, son derece modern teknolojilerle, kaybettikleri fabrikalarını, sanayilerini yeniden inşa etmişler ve bunu yaparken kimya endüstrisini geliştirmenin yanı sıra makine, gemi, otomobil üretimi gibi sektörlerde hızlı ilerlemeler elde etmişlerdir. Tekstil gibi hafif üretim sektörlerinden para kazanırken, katma değerli sanayi ürünleri ile istihdamı, gelir düzeyini ve ülkenin refahını artırmış ve ülkenin geleceğini garanti altına almıştır. Teknoloji ve sanayideki liderliği sayesinde 4 trilyon doları aşkın milli geliri ile dünyadaki ikinci büyük ekonomi olma konumunu halen sürdürmektedir.[2]

 

Asya’nın bir diğer sanayi ve teknoloji devi Güney Kore için ise aynı hikayeyi anlatmak mümkün değil. Bugün 1 trilyon 156 milyar dolara yakın milli gelir sahibi Güney Kore, ABD’nin Kuzey Kore ve Çin’in komünizmine karşı bir blok oluşturmak üzere her türlü teknoloji üretmesini sağlamak üzere yaptığı yatırımla ve AB’nin inovasyon ve teknoloji üssü olarak gördüğü, ülke bugünkü milli gelir seviyesine ve OECD raporuna göre insani gelişim endeksinde 3. sıraya ulaşabilmiştir.[3]

https://twitter.com/Exponomist
@Exponomist


[1] Guoliang, Pu & Guangqing, Xiong, Dünya Solu ve Çin’in Konumu, sf. 70-73

[2] http://www.oecd-ilibrary.org/economics/profil-statistique-par-pays-japon_2075227x-table-jpn

[3] http://tr.wikipedia.org/wiki/İnsani_Gelişme_Endeksi’ne_göre_ülkeler_listesi

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • teki Dnya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir