Pozitif ve Normatif İktisat İlişkisi

0
9813

İktisadın tanımını aşağı yukarı herkes bilir. Tüm kitaplarda üç aşağı beş yukarı yazılan aynıdır: İktisat, “Kıt kaynakları kullanarak sınırsız insan ihtiyaçlarını mümkün olan en dengeli, en optimal şekilde karşılamaya çalışan bilim dalıdır.”

Bu tanımı verdikten sonra zaten herkes tarafından az çok bilinen şeyleri tekrar etmeyi düşünmüyorum. Bu yazının amacı iktisat bilimine aynı pencereden bakıp gördüklerini iki farklı şekilde anlatanları konu edinmektir.

Pozitif iktisat, kitaplarda çoğunlukla şöyle tanımlanır: ” İktisadın ve/veya ekonominin mevcut durumunu inceleyerek ne olduğunu belirlemeye çalışan ve (buraya dikkat edelim) değer yargısı içermeyen kısmıdır. Bu tanıma göre pozitif iktisadın iki özelliği çıkarılabilir. Birincisi pozitif iktisat aynı zamanda objektiftir. Ekonomideki durumu olduğu gibi, iktisatçılara ve iktisatla ilgilenenlere iletir. İkincisi ve belki de en önemlisi, pozitif iktisat bunu yaparken hiçbir değer yargısından etkilenmez. Tıpkı bilim adamlarının deney yaparken ön yargılarını laboratuvarın dışında bırakması gibi.  Bu duruma ekonomik manada verilecek en güzel örnek ise ekonomik verilerdir. Enflasyon verileri, işsizlik rakamları, büyüme rakamları, v.s.

Normatif iktisat, pozitif iktisattan biraz farklıdır. Farkı anlamak için önce tanımlayalım derim. Çünkü iki bilimsel bilginin farkı önce tanımda gizlidir. Normatif iktisat, ” Toplumsal refahın en üst düzeyde sağlanabilmesi için, ne olması gerektiğini inceler ve buna yönelik olarak önerilerde bulunur. Normatif iktisatta görüldüğü gibi öznel yargılar ağır basar. Tıpkı pozitif iktisat gibi normatif iktisat da ekonomiyi izler ancak farklı olarak ekonomide bir aksaklık yaşanmışsa ve bu toplumun refahını etkiliyorsa sorunu ortadan kaldırmak için çözüm önerileri sunar.

Normatif iktisat, kişisel yargıların kol gezdiği iktisat bölümüdür. Örnek verecek olursak, söz gelimi bir ülkede enflasyon rakamlarının ekonometrik yöntemler ve istatistiksel verilerle %7 olarak tespit edilmesi pozitif iktisadın alanına girer. Bu haberi yazılı ve/veya görsel medyadan alan bir kişinin “Hadi canım, yok artık, en azından %20 olmalıydı. Çünkü fiyatlar yüksek. Zannedildiği gibi düşük değil. ” gibilerinden bir cümle kurması normatif iktisadın alanına girer. Görüldüğü gibi iktisada olduğu gibi yaklaşan da olması gerektiği gibi yaklaşan da düşüncelerine ve cümlelerine aynı konuyu yerleştirdiler: Enflasyon.

Yukarıdaki örnekte ifade edilen durum sadece enflasyon verisi için geçerli değil. Bir yıl içinde ekonomik manada kamuoyuna duyurulan tüm verilerde bu ilişki geçerlidir. Kredi derecelendirme kuruluşlarının kredi notlarında bile. Ekonomiyle ilgilenenler ve iktisatla haşır neşir olanlar birbirleri arasında ” Ülkemizin kredi notu arttı / azaldı.” gibisinden ifadeler kullanırlar. Bu bir nevi pozitif iktisattır. Ancak bu haber kamuoyuna duyurulduğunda devreye normatif iktisat girer. “Bu kredi notu artışı iyi oldu ama yetmez.” gibisinden kurulan cümleler kişisel yargı cümleleridir ve bununla normatif iktisat ilgilenir. Aynı zamanda ” Ülke ekonomisi daha yüksek bir büyüme trendi yakalamalı ki kredi notu istenilen seviyeye gelsin.” ifadesi de normatif iktisadın bir ifadesidir.

Buraya kadar yazılanlardan pozitif iktisadı profesyonel iktisatçılar, normatif iktisadıysa amatör iktisatçılar ya da kamuoyu kullanır fikrine kapılmayın. Ekonominin nerede olduğunu görmek için pozitif iktisat gereklidir ancak ekonominin bulunduğu yeri daha anlaşılır şekilde ifade etmek ya da onu daha ileriye taşımak için normatif iktisattan da istifade edilmelidir.

Ezcümle iktisadın bu iki kısmı birbiriyle çatışmadan birbirlerini destekleyen iki koldur.

 

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • pozitif iktisat
  • normatif iktisat
  • pozitif iktisat nedir
  • pozitif normatif iktisat
  • pozitif ekonomi normatif ekonomi
Paylaş