Seçim Sonrası Ekonominin Durumu

0
1364

Geride bıraktığımız seçim atmosferinden çok seçim sonrası siyasi ve özellikle ekonomik atmosfer önem kazanmaya başladı. Tek başına bir iktidarın seçimlerden çıkmaması siyasi olarak farklı boyutlar taşımakta. Seçim sonuçlarının yani siyasal atmosferin bu denli belirsiz olması ister istemez finansal piyasaları da yakından etkiledi. Çünkü ekonomik ve siyasal istikrarın birbirinden etkilendiği hepimiz biliyoruz.

Güne kimine göre olağan kimine göre sert bir şekilde yükselişle başlayan döviz kurları doların kendi rekorunu kırması ve sepet kurun da 3 liraya yaklaşması akıllarda soru işareti bıraktı. Oysa henüz piyasaları etkileyecek her hangi olağan üstü bir durum gerçekleşmemişti. Her seçim sonrası 5 puanlık yükselişler alışıla gelmiş bir şeydi. Bunu borsanın 8 puana yaklaşan değer kaybı izleyince merkez bankasının piyasaya etkisi gecikmedi ve gerekli önlem alınarak oynaklık kontrol altına alınmaya başlandı.

Bugünden sonra asıl gözlerin çevirileceği dolar ve euro kurları her an tepkisini gösterecek şekilde bekliyor. Hükümetin kurulması ne kadar erken tamamlanırsa, koalisyon ya da azınlık, dalgalanmanın etkisi de  o kadar az olacaktır. Bu nedenle bence finansal piyasaların ipi yine Adalet ve Kalkınma Partisinin elinde. Ne kadar diğer partilerle uzlaşmacı ve iyimser hareket ederse piyasa oyuncuları o kadar az etkilenecektir. Bu konuda döviz kurlarını ve beraberinde faiz oranlarını akabinde enflasyon ve büyüme oranlarının bağlı olduğu bu piyasa için bir an önce hükümetin kurulmasının gerekliliğini belirtmek isteriz. Her ne kadar geçmiş dönemlerde koalisyon hükümeti aklımızda kötü izlenimler bıraksa da Türkiye’nin sağlam temeller üzerine oturtulduğu lanse edilen bir ekonomisi bulunmakta. Bu tür kısa süreli dalgalanmalara dayanabilecek ve ani iniş çıkışlara etki edebilecek bir TCMB rezervi bulunmaktadır. Bu seneryolara TCMB’nın tepkisiz kalacağını düşünmüyorum. En kötü ihtimalle çok hızlı yanıt alabildiği ve acil durumlara sakladığı bir faiz planının her an kullanılmaya hazır olduğunu düşünüyorum.

Peki bir hükümet ortaya konamaz ve güven oyu meclisten alınamazsa ne olacak? İşte bu konuda ciddi endişeler tartışabiliriz. Demokratik, olaysız ve adil bir seçim sonrasında kurulamayan hükümet nedeniyle gidilen ikinci bir seçim yabancı yatırımcı açısından bir güvensizlik oluşturacaktır. Çünkü yıllardan beri tanıdığı bir ülkede olacak ikinci seçimin sonucunu kimse kestirebilecek durumda değildir. Yapılacak olası bir erken seçimin sonucu ne olur bilinmez ama seçim kararı alındığı gün özellikle dolar yükselişini belli bir şekilde gösterecektir. Üzülerek söylemek gerekirse yabancı sermaye bağlı olan döviz ve borsayı aynı bant aralığında tutmak için yabancı sermayeyi ürkütmeden politika yürütmemiz gerekecektir. Bunun en iyi örneklerini faiz tartışmaları sırasında görmüştük. Şu an faiz üzerinde de geleceğe dönük bir belirsizlik yaşanması nedeni ile sıcak para havayı koklamakta ve geleceğe dair kararlar vermektedir. Yarın kurulacak bir hükümetin ya da oluşacak koalisyonun faiz oranlarına bakış açısını emin olun en az bizim kadar yabancı yatırımcı da merak etmektedir. Bu nedenle içimizde ne yapıyorsak yapalım bunu el altından yapalım. Eğer riskleri göze alabilecek durumdaysak endişemiz olmamalı, er ya da geç bir hükümet kurulur ve kaldığımız yerden devam ederiz. Ancak eğer risk almadan en az kayıpla geçiştirmek istiyorsak bir an önce siyasi uzlaşmanın gerektiğini belirtmek istiyorum.

Bu nedenle bundan sonra dolar,euro,faiz ve borsa için söz seçmenin değil doğrudan hükümet kurmakla yetkili kişilerin ve diğer muhalif siyasetçilerindir.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • seçim sonrası ekonomi durumu
  • ekonomi sonrası durumu
  • ekonominin durumu neden bu kadar kötü
Paylaş