Şeref Oğuz ile Dolar, Cari Açık,Suriye v.s üzerine söyleşimiz

398458_262097140585450_1118151794_nSabah gazetesi yazarı Şeref Oğuz ile Sabah Gazetesinde yaptığımız söyleşiyi takdim ediyorum. Söyleşiden önce belirtmek isterim ki Sevgili Şeref Oğuz’un söyleşi öncesinde bizi sıcak bir şekilde karşılaması ve son derece babacan tavırları nedeniyle kendisine teşekkürlerimi iletiyorum.

 

Son dönemdeki artan kurlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Merkez Bankasının söylediği gibi kurlar düşer mi? Artan kurların Türkiye Ekonomisine etkisi nelerdir?

 

1239931_383734715088358_1240282692_nDolar, özellikle Amerikan Merkez Bankası FED ‘in parasal genişlemesine, yani her ay 85 milyar $ dünyaya dağıtmasına (karşılıksız dolar basması)son vereceği, yavaşlatacağı yönündeki açıklamalarla birlikte özellikle bu paranın basılıp gittiği gelişmekte olan ülkelerden yavaş yavaş bu paranın çıkması söz konusu oldu. Bu da bu ülkelerdeki döviz fiyatlarını yukarı doğru tırmandırdı. Yani Türkiye’nin başında olan bu durum BRİCS ve gelişmekte olan ülkelerin de başında var.  Doların, nerede duracağı ve nasıl olacağı yönündeki beklentiler ise şu: Önümüzdeki dönemle birlikte daha az şiddetle artacağı bir noktadan sonra da artık geriye doğru gideceği öngörülüyor. Merkez Bankası ise müdahale araçları ile beraber hazır bekliyor. Merkez Bankası yılsonunda 1,92 TL’ye inebilir açıklaması ile yukarı çıkabileceğinin yanında aşağıya da inebileceğini söylüyor. Aslında daha önce de başımıza geldi. Birden artıp hızla düştüğü zamanlar oldu.  Ama bu sefer bizden bağımsız olarak FED ’in ne zaman ve hangi şiddette parasal genişlemeyi durdurması etkili olacak. Yani birden mi duracak, azalarak mı duracak bunlar etkileyecek. Merkez Bankasının pek de yapabileceği bir şey yok. Küresel piyasalarla birlikte hareket edip temel yanlış yapmama üzerine bir strateji belirleyecek. Artık doğru yapma gibi bir şansı kalmadı. Sebebi de çok basit. Çünkü bütün dünyadan sıcak para çıkışları başladı. Türkiye’de de çıkıyor ve o yüzden Merkez Bankasına baskı yapıyorlar. Bize yüksek faiz verin yoksa biz buradan gideriz. Giderken de arkamızdan ekonomiyi yıkıp gideriz. Bir bakıma faiz lobisi dediğimiz şantaj unsurlarını da beraberinde barındırarak, eskiden beri yaptıkları işleri yapıyorlar. Burada mühim olan Türkiye gibi ülkelerin sıcak paraya yani yalancı paraya, gittiğinde arkasındakileri yıkan paraya olan ihtiyacını giderek azaltıyor olması gerekliliğidir. Aldığı dış borç ucuzluğu bitiyor olması nedeniyle daha verimli alanlara yatırım yapması gerekliliğidir. Siz para bol diye alıp yüksek kuleler diker, tüketimi teşvik eden unsurlar ağırlık verir ama ağır sanayiyi, reel ekonomiye yatırımlara dönüştüremezseniz. Bu aslında sıcak paranın getirdiği afyon hikâyesidir.

Türkiye Ekonomisi etkisi noktasında da Türkiye’de ister istemez finansman pahalanacak ve bu da yatırımların yavaşlaması konusunda büyümeyi olumsuz etkileyecek. Ancak akıllı büyümeye de yeni bir fırsat penceresi açacaktır. Türkiye’ye artık yabancı sermaye gelmesi zorlaşıyorsa. Artık gerçekten yalancı sermaye gelmeyecek yabancı sermaye gelecektir. Yabancı sermaye ile yalancı sermayenin farkı nedir? Yalancı sermaye gelir soyar götürür. Yabancı sermaye ise sizinle ortak bir kaderi paylaşmak için yatırıma gelir. Aradaki farkın ayrışması noktasında ben bu musibetin hayra vesile olacağını düşünüyorum. Kendi hayatınızdan bakın, paraya çok kolay ulaşabiliyor ve bolluk içinde yüzebiliyorsanız bu sizi akılcılıktan uzaklaştırır ve konfora sürükler. Türkiye’nin durumu da bundan farklı değildir.  Gelir, dünyaya övüneceğin kuleler dikersin. Ama bunun Türkiye’deki istihdama katkısını pek fazla düşünmezsin. Kurların yükseliyor olmasının ikinci bir etkisi de kurlar üzerinde idi. Uzun yıllar Türkiye’de ihracat kurların aşırı değerlenmesinden dolayı sıkıntıdaydı. Şimdi gelinen seviye ile birlikte Türkiye rekabetçi bir kura sahip olmuştur. Ancak bunun da bir sınırı vardır. İhracatçılar çok daha iyi bilir. Bu sınır sepet kurun 2,20 dolarında 1,90-95 civarlarında olmasıdır. Dövizdeki tırmanış daha fazla sürerse bu sefer etki negatif çalışmaya başlayacak. Çünkü Türkiye’nin 100 birimlik ihracat yapabilmesi için 65 birimlik ithalat yapması gerekir. Oradan kazandığınız öteki taraftan gidecek ve bu optimal noktayı taşıracak. Optimal noktayı taşırdığınızda da sistem tersine çalışıyor.  Yani kurlardaki bu aşama ihracat ve sıcak paranın afyonlama alışkanlığımızı sona erdireceği açısından iyi. Ancak bu belirsizliğin bizim kontrolümüz dışında olması kötüdür. Yani Merkez Bankasının yapabileceği pek fazla bir şey yok. Bu durum BRİCS ülkelerinin kura beraber müdahale etmesi imkanını da beraberinde getirebilir. Çünkü bu durum sadece bizim sorunumuz değil…

Sizleri çok da fazla yazı ile sıkmamak için yazıyı böldük bir sonraki soruları yarınki yazımızda bulabilirsiniz…

@serefoğuz    @ekonomiperver

Yazıyı Değerlendirin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir