ŞİMDİ; KIRMADAN, YIKMADAN BİRLİK OLMA ZAMANI!

1
2886

 

BK7zW-mCcAAWQ53-240x290 Sevgili dostlar; sizlere hüzünlü bir hikâye anlatacağım. İİBF’lilerin hikâyesi…

 

İstisnasız, açılan her üniversitede yer aldı İİBF. Zira masrafa gerek yoktu bu bölümü açmak için. Bir öğretmen, bir tahta, bir de tebeşir… İktisadi tabirle ifade edersek arz arttı ama talep kısıtlı idi. Sonra mezunlar çoğaldı, -iş arzının az, iş talebinin fazlalığından- işsizlik arttı. Türkiye’de işsizler ordusu üreten fakültelerin başını İİBF’nin çektiğini söylememe gerek bile yok. Maliye Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı  gibi birçok bakanlıktaki meslekler, alanımız ve hakkımız olduğu halde, bırakın buralarda yeterli kadro bulabilmeyi, bir de dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş (!) bir uygulama ile karşılaştık. Artık İİBF’li olarak, sadece kendi alanımızdakilerle değil; öğretmenlerle de yarışacaktık! Onlar da girebilecekti bu sınavlara! Düşünsenize; kimya, fizik veya mühendislik mezununu bir genç ülkenin vergi politikalarına yön vermede İİBF mezunu ile eş görülmekte… Oysa bu bölümlerde vergi hukuku adına, maliye politikası adına eğitim verilmediği de herkesçe bilinmekte. Bu nasıl bir çelişkidir anlayamıyoruz.

 

Biz kendimizi kandırmıyoruz. Elbette devlet her sene İİBF’ye 100.000 kadro açamaz. Bunun bir maliyeti var. Ama 350 binin üzerinde İİBF mezunu için, 2-3 bin gibi bir rakam da komik geliyor bize. Bu komedinin içerisinde ne acıdır ki bir de bizi başka bölümlerin mezunlarıyla yarıştırmak isteyen bürokratlarımız da var!…

‘‘ Devlette yeteri kadar kadro bulamıyoruz! ’’ dedik,

Bürokratlar bize“ Özel sektöre yönelin” dedi.

“Özel sektöre yöneliyoruz zaten; ama özelde iş imkânları kısıtlı” dedik.

Aynı tuzu kuru bürokratlar “KPSS A ile alımlar artıyor” dediler.

“KPSS A mülakatlarında referansı kuvvetli olan kazanıyor, garibanın çocuğunun emeği yeniyor,  mülakatlarda hakkı olanın kazanacağı adil bir sistemin gerekli” dedik; ancak henüz sesimize ses veren yok.

 

Sosyal Devlet olmanın gerekliliği; her yurttaşının iş imkânının sağlamasını, kolaylaştırmaktır. Ya bize özel sektörde veya kamuda itibar göreceğimiz, -tam manasıyla!- kendi mesleğimizi icra edebileceğimiz iş imkânları sağlayın, ya da bu bölümlerin kontenjanlarını azaltın ve hatta gerekiyorsa bu bölümlere hiç yeni kayıt almayın ve gençleri farklı sahalara yönlendirin; böylece her sene binlerce işsiz daha piyasaya çıkmamış, bizim yaşadığımız acıları başkası çekmemiş, “üniversite bitirmesine rağmen işsiz” damgasını başka gençler yememiş olur ve BUNDAN GÜZEL ÜLKEMİZ KAZANÇLI ÇIKAR.

 

Şimdi gelelim; “İğneyi başkasına, çuvaldızı kendimize batırmaya!”. Hani; Nasrettin Hoca demiş ya “Hırsızın hiç mi suçu yok!” diye. Elbette bizim de biraz suçumuz; var. Daha tam manasıyla birlik ve beraberliği sağlayamadık bile. Sosyal medya ortamında, İngilizce öğretmenleri, çok rahat sesini duyurabilirken; biz daha bir TT (Trending Topic ) bile yapamıyoruz.

 

Sevgili İİBF’liler; artık sizlerin haklarını savunan bir derneğiniz var. Gelin; bizim haklarımızı savunan bu derneğe, sahip çıkın. Unutmayın: “Ya tek tek yem olacağız ya da birleşip güç olacağız.” . Muhtemelen; bu yazıyı okuyan birçok okurumuz da halen öğrenci ya da iş imkânını bulamamış bir mezun ve ya – ki aruzumuz odur- iyi bir meslek sahibi ama her şeyden öte o da İİBF’li. Öğrenci olanlara sesleniyorum; sizler şimdi rahatsınız ama siz de bir gün mezun bir İİBF’li olacaksınız. Haklarınızı; şimdiden savunmayı öğrenin. İş imkânını bulanlar sizler de; daha önce yaşadığınız, sıkıntılı halleri düşünün ve birlik beraberliğimize katılın. Derneğimize destek verin.

 

Derneğimiz öğrencilerden üyelik aidatı almamakta, işe giren mezunlardan ise sadece 5 TL aidat almakta, niyetimiz kimseye yük olmak değil. Aksine İİBF’lilerin yükünü kaldırmak, siyasilerimize, büyüklerimize sesimizi duyurmak. Gençler geleceğine sahip çıkacak ve siyasilerimiz de buna destek verecek. İktidarı ile muhalefeti ile herkesin çığ gibi büyüyen bu soruna duyarsız kalmayacağına eminiz, YETER Kİ BİZ BİRLİK OLALIM.

 

Gelin bir olalım, birlik olalım. Şimdi; hakkı dile getiren sesimizi yükseltme zamanı! ŞİMDİ; KIRMADAN, YIKMADAN BİRLİK OLMA ZAMANI!

Adem Simit

( Twitter: @ekonomiperver)

 

 

Sitemiz: http://iibflilerdernegi.org/

 

Takip edeceğiniz ve iletişimde olacağınız adresler:

 

www.iibfliler.net

 

Twitter: @iibflilernet — @iibfder—-@iibfdernegi                      

 

Facebook: https://www.facebook.com/iibflilernet?fref=ts

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • iibf lilerin hakkını savunan yazılar
Paylaş
  • abc

    “kırmadan yıkmadan” derken? Otobus durakları ve caaanım seramiklere atıf varsa ben yokum.