Sizde mi bir İİBF’zedesiniz ?

0
3151

Değerli ekonomist, maliyeci,kamucu, işletmeci, ekonometris, çekonomist ve aklıma gelmeyen diğer İktisadi ve İdari Bilimler Öğrencisi arkadaşlarım.  Vasfiye Teyze bizim hallerimizi bilseydi. “Ne çektiniz be İİBF’li çokça mezun verdin 300 bin sınırına dayandın, o da yetmezmiş gibi kamuda kadro açmadılar. Üstelik kendinizle yarışmanız yetmiyormuş gibi birde fizikçilerle, kimyacılarla da yarışmaya başladınız. Özel sektörde çalışayım dediniz  de ne oldu bir liseli muamelesi gördünüz, asgari ücrete köle oldunuz, bankalar ne yaptı peki sizleri değil de mühendisleri aldılar. Yazık sizlere be evladım…” derdi muhtemelen…

Peki nedir bizi bu kadar önemsizleştiren. Yoksa İktisat’ın genel kanunu olan “arz artınca fiyat düşer” teorisimiydi bizleri değersiz kılınan… Nasrettin Hoca olsa Hırsızın(Devletin) hiç mi suçu yok demez miydi? hiç korkmadan ve fütursuzca. Yoksa bizler üvey evladız da bizim haberimiz yok. Nedir suçumuz ne yaptık söyleyin de bi bilelim… Oysa ne kadar da sevinmiştik üniversiteyi kazandık diye… Hayatımız kurtuldu diye düşünmüştük o an. Ama elden ne gelir bu hale… Biliyorum siz de bıktınız, yoruldunuz ama yılmak yok bu yolda. “Ağlamayan bebeğe süt vermezler” dememiz mi atalarımız… Peki ne yapmalı ? Nasıl başarmalı? Nasıl yoluna sokmalı bu adaletsizliği?

iibfSevgili Dostlarım aslında bizler üzerimize düşen görevi Twitter ve Facebook da bir nebze olsun yaptık. Lakin hala tam birlik olmuş değiliz. Hani derler ya “Ya tek tek yem olacağız ya da birleşerek bir güç olacağız.” diye bizimki de işte böyle bir şey… Sadece Twitterdan bakanlara twit atarak olmaz bu işler. Güçlerimizi birleştirip bir dernek kurmanın ve eylemlere başlamadın zamanı geldi de geçmedi mi?

Eeee sorunu dile getirdik de devlet ne yapmalı  bu soruna yönelik… Biliyorsunuz; “Çözüm önerisi getiremediğin eleştiri, eleştiri değil hakarettir.” #AdemSimit (@ekonomiperver)

Tabiki devlet  her sene çok sayıda kadro açamaz, buna bütçesi de el vermez. Ama 300 bin için bin- iki bin kadro da nedir dalga geçer gibi! Bu sayı muhakkak artırılmalı. Kadro sıkıntısı yetmiyormuş gibi birde Fizikçilere, Kimyacılara vergi müfettişliği yolu açıyorsun. Fizikçi ne anlasın vergiden müfettişliğinden. Biz hiç olmazda hukuk dersleri görüyoruz. Açın o zaman bizim önümüzü de Savcı ve Hakim olalım. Nerede adalet (Ey Ömer! sen gittin gideli adalete hasret kaldık…). Ayrıca her yere üniversite açıyorsun kontenjanları artırıyorsun sanki ülkede bu alanda açık varmış gibi! Acilen bu popülist uygulamaya da son verilmeli. İİBF kontenjanları mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Hatta belki Açık öğretimde okuyan arkadaşlarım kızacaklar ama çıkmış soruları ezberleyip ders geçmek ile iktisatçı olunmaz. Açık Öğretimler  KAPATILMALIDIR! Üniversitelerin de muhakkak eğitim sistemi ve müfredat yapısı değiştirmelidir. Daha çok iş hayatına yönelik, girişimciliği teşvik eden dersler de konulmalıdır…

Gelelim çıbanın başı özel sektöre; Bu ülkede her ay 4 bine yakın KOBİ’lerin kapandığını biliyor muydunuz? Peki bu şirketler niye kapanıyor diye sorarsanız? Tabiki kötü yönetimden hatta hiç bir şeyden anlamamaktan kapanıyor deriz. Tüketici kredisi ile yer açan adamlar biliyorum ben… Bu noktada nasıl Eczaneler için eczacı diploması, kuyumcular için kuyumcu diploması istiyorlarsa… Açılan her yeni şirket için İİBF diploması ile birlikte nasıl belli işçinin üzerindeki yerlere iş hekimi zorunluluğu getiriliyorsa finansal danışman zorunluluğu getirilmesi gerekir. İşçilerin sağlığı şüphesiz önemli ama işçileri aç kalmaması da önemli. Bunun içinde şirketin iyi yönetilmesi gerektiğini hepimiz biliyoruz. Ama bu noktada şöyle sorular geliyor. “Ya kardeşim iktisat-İşletmeden mezun olan ne kar iyi biliyor ki finans danışmanlığını.” evet katılıyorum. Maalesef bu konuda iyi eğitim alamadılar. Ama müfredatları buna yönelik değiştirebilirsiniz. Ayrıca bunun da özel sertifikası ve sınav sistemi olacak. Yani o sertifikayı alanlar bu alanda yetişmiş olacaklar. “İsteyen bir çaresini istemeyen de bir bahanesini” bulur sevgili dostlar… Evet unutmuyoruz:

“Ya tek tek yem olacağız ya da birleşerek bir güç olacağız.”  susmuyoruz durmuyoruz. Çünkü “Haksızlığa karşı susan dilsiz şeytandır.” Hz.Muhammed(sav)… Vesselam…

twitter: @ekonomiperver

 

 

Yazıyı Değerlendirin!
Paylaş