Tasarruf’un Düşmanı : Aşırı Tüketim ve İsraf

0
1274

Günümüzde tüketimin aşırı derecede özendirilmesi sonucu, insani ve ahlaki değerler aşınmakta; kültürel ve manevi zenginliklerden yoksun, çevreye karşı duyarsız, başkalarının açlığına ilgisiz kimi insan tipleri oluşmakta ve bu insanlar mutluluğu sırf tüketimde arar hale gelmektedir.

Aşırı ve dengesiz tüketim, insani ve ahlaki değerleri aşındırmakla beraber;  gezegenimizin potansiyel kaynaklarını da yok etmekte, çevremizde adeta çöplükten dağlar oluşmakta, ormanlar yok edilmekte, nehirler, sular ve hava kirlenmektedir.

Çok üretmek ve çok kazanmak için aşırı tüketimin gerekli görülmesi nedeniyle başta reklam olmak üzere çeşitli iletişim araçları kullanılarak yapay ihtiyaçlar oluşturulmakta; bu durum ise gelir dağılımında dengesizliklere yol açmakta, fakir ve yoksulların sayılarını hızla artırmakta, insanların değer ölçülerini değiştirmekte, tüketimiyle öne çıkarak gösteriş yapan ve lüks içinde yaşayan insanlar özenilir olmaktadır.

Aynı şekilde adeta insanların yaşamlarıyla özdeş hale gelen ve bilinçsizce kullanılan kredi kartları  ve tüketici kredileri tüketim çılgınlığını körüklemekte ve birçok insan gelirinin üzerinde borçlanarak harcamasını özellikle faiz ödeyerek gerçekleştirmektedir. Hatta kimileri birkaç yıl sonrasına ait gelirlerini bugünden tüketmekte, geleceklerini ipotek altına aldırmaktadır.

Diğer yandan her geçen gün ihtiyaç olmayan ürünlerin sayıları hızla artarken, tasarrufa yönelmek de neredeyse imkansız hale gelmektedir. Çünkü insanlar gün geçtikçe, daha önce gereksiz gördükleri ve ihtiyaç duymadıkları kimi ürünleri kısa bir zaman sonra farkında olmadan tüketir olmaktadır. Kimse tüketmekte olduğu bu ürünlere gerçekten ihtiyacı olup olmadığını sorgulamamaktadır.

Kısaca günümüzün tüketim anlayışı insanı ekonomik boyuta indirgemekte, tüketim bağımlısı yapmakta, dayanışma, muhtaçlara yardım , tabiatı koruma , israf ve gösterişten sakınma, hakkından fazlasını almama gibi dini ve ahlaki erdemleri aşındırmaktadır.

Bu bakımdan gerek bireysel gerekse toplumsal hayatımızda günümüz tüketim kültürünün getirdiği bu ve benzeri olumsuzluklara son vermek, tüketime değil; dengesiz,savurgan ve gösterişe dayanan tüketim çılgınlığına karşı ahlaki ve manevi rezervler oluşturmak büyük önem arz etmektedir. Bunun için bir yandan reel ihtiyaçları karşılamak için üretimi teşvik ederken; diğer yandan da varlıklarının, tüketimde israftan sakınıp tasarruf ederek, fakirlere, yoksullara gönüllü olarak gelir transferi yapmalarını sağlamak gerekmektedir. Çünkü tüketim bir amaç değil, araçtır. Amaç ise insanın ve toplumun mutluluğudur. Tüketimin mutlaka bir ölçüsü ve ahlaki normları olmalıdır.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • ekonomi israf tasarruf
Paylaş