Tüketim Çılgınlığı

İktisat bilimi, kıt olan kaynakların sınırsız insan ihtiyaçlarını nasıl karşılanması gerektiğini ve insanların malları istihsal ederek (üretmek) ve bunları toplum birimleri tarafından istihlak edilmesi (tüketilmesi) konusunda çağın gereklerine cevap verecek biçimde yöntemler geliştiren bilim dalıdır.

Tüketici; tüketici kimdir gibi bir soruya ise basitçe şöyle cevap verebiliriz: mal ve hizmeti belli bir semen karşılığı satın alan kişidir.
Moda, sözlük anlamı olarak bir toplumda bir zaman dilimi içerisinde öne çıkan giyim tarzlarını ifade etmekle birlikte, sadece giyim değil genel davranışlar, sanat, mimari, edebiyat ve yemek gibi birçok konuyu da içine alan ve bir süre etkin olan toplumsal beğeniyi de anlatmak için kullanılır. Bir diğer tanımla modayı şöyle ifade edebiliriz. Giysi, etiket, davetler ve sair günlük alışkanlık veya stil ve giyimin, davranışların seçkin veya seçkin olmak için yapılan bir toplumun geleneksel kullanımı şeklinde tanımlayabiliriz.

Bütün bu tanımlarla birlikte tüketim reflekslerini belirleyen sosyolojik olgular bireyin toplumda statü kazanmasına yol açıyor. Bu bağlam da Aristo şöyle der, “Kendini olduğu gibi kabul etmek istemeyen tek varlık insandır.” Günümüz tüketim çılgınlığının fiziksel vurgusunu yapan çok güzel bir sözdür bu, mamafih tüketicilerin gerek sosyal medya üzerinde motive oldukları tüketim refleksleri, ihtiyaçların giderilmesi konusundaki optimum davranmaları yerine dolaylı olarak ya da mecazen kalite yıpranması olarak da tabir edebileceğimiz israfçıl tutumlar sergilemeleri sözünü ettiğimiz tüketim çılgınlığının başlıca nedenlerinden biri olarak sayabiliriz.

O zaman şu soru akıla gelecektir. ‘peki, tüketim çılgınlığı mutluluk mudur?’ Bu daha çok bireylerin tüketim alışkanlıklarının karşılamaları noktasındaki gelir düzeyi ile ilişkiliymiş gibi görünse de aslında hiçte öyle değildir. Konuya bir örnekle devam edecek olur isek; Elinizde tüm ihtiyaçlarınızı gideren, ‘X’ marka ve modelde bir aracınız var ve bu araç henüz bir veya iki yaşlarında, gayet pozitif heyecan ve isteklerle sahip olduğunuz bir araç ancak siz sosyal medya veya diğer medya araçları  veya paylaşılan sosyal ortamlar gereği ilginizi cezbetmiş olan bir üst model ve özellikteki ‘Y’ aracına yöneliyorsunuz. Ancak ne var ki, gelir düzeyiniz bu araca sahip olabilmeniz için, ‘bir süre beklemek’  gereksinimde imkan sağlıyor. Tam da burada ‘beklemek’ sözcüğünün ifade etmiş olduğu zaman zarfı kadar; belki de aynı heyecan ve isteklerle sahip olduğunuz mevcut aracınızın sağlamış olduğu zevk, yerini tatminsizliğin vermiş olduğu mutsuzluğa bırakıyor. Bu ve bu örneğin muadil ve türevinde ki örnekler, toplumun tüketim davranışları konusundaki geneli temsil eden bütünün küçük bir parçası olarak düşünüldüğünde tüketim çılgınlığının her zaman mutluluk vermeyeceği aşikardır.

Eleştirel bir tavırla vermiş olduğumuz bu örnek dışında olması gereken tüketim alışkanlığını ise şöyle ifade edebiliriz.

Ekonomi toplumu bir arada tutan harçtır. Yani diyebiliriz ki toplumun harcı ekonomidir. Bireyler aileleri, aileler toplumları, oluştururlar ve güçlü ekonomiler bilinçli tüketicilerin oluşturduğu toplumlardan beslenirler. o halde çılgınlık boyutundaki tüketimleri sorun olmaktan çıkarmak ve ülke ekonomisinin kalkınmasında fayda sağlanması için ekonomi eğitimine önem verilmelidir ve bu iş aile kurumundan itibaren süregelmelidir bugünün küçüğü olan yarının büyüklerinden itibaren.

Tüketim Çılgınlığı
1 5

Ne aradılar:

  • tüketim çılgınlığı
  • tüketim çılgınlığı makale
  • tüketim çılgınlığı nedir
  • tüketim makale
  • tüketim çılgınlığı ile ilgili bilgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir