Türkiye Ekonomisinin Durma Lüksü Yok

0
1208

Türkiye İstatistik Kurumunun geçtiğimiz günlerde açıkladığı verilere göre Türkiye’nin ikinci çeyrek büyüme oranı %2.1 oldu.Piyasa beklentileri daha çok %2.7 veya %2.8 idi.Hatırlarsanız 2014 yılı ilk çeyreğinde %4.3 gibi bir oran elde etmiştik.Bu oran da revize edilerek %4.7’ye yükselmişti.Bu düşüşü bir de mevsim ve takvim etkisinden arındırırsak belki de bu çeyrek ekonomik olarak hiç büyüyemedik hatta ve hatta geriledik.Bunu irdelemek şart.Özellikle de biz gençler…

Öncelikle en önemli olarak gözüken sebep tüketimin gerilemesi,taksit sınırlamasının tüketimdeki etkiyi düşürdüğü bir gerçek.Ama bunun uzun vadede olumlu şeyler getirebileceğini düşünüyorum.Üretime bakıyorsunuz,ülkede doğru düzgün üretim (tarım ve vasat sanayimiz hariç) yapılmıyor.Örneğin geçtiğimiz günlerde Güney Doğu Anadolu Bölgesinde yüzlerce yeni bitki türleri keşfedildi.Buraya kadar sorun yok.Bitkiden ne üretebilirsiniz? İlaç değil mi,evet.Bitkileri yolladık Almanya’ya onlardan da hap olarak geri aldık.E neden kaynağı satıp ürünü daha pahalıya alıyorsun? O ürünü kendin üret.Senin ilaç firman yok mu? Var.Üretim olmadan büyüyemezsiniz.3.köprüyü yapıyoruz iyi hoş ne güzel,köprüyü kim yapacak biliyor musunuz? Tamamen olmasa da,Japon mühendisler.Senin mühendisin yok mu? Var hemde bu işler için eğitilmişler,neden yabancı mühendislere gerek duyuyoruz? Şimdi e Japonlar yaptı mı da tam yapıyor falan diyebilirsiniz,kısmen haklısınız.O zaman kapatalım Mühendislik Fakültelerini,Eczacılık fakültelerini.İthalat,durmadan bizim kolayımıza gittiği sürece,2023 hedefimiz olan 500 milyar dolarlık ihracatı elde etmek hiç mümkün gözükmüyor.Çimento üretiyoruz ihracat için değil mi? İnanın daha fazla çimento üreterek ihracatı arttıramazsınız.Ürettiğiniz çimentonun zaten belli bir pazarı var,daha fazla çimento üretmek bizi piyasada etkin yapmaz tam tersi komik bir durum ama şirketlerimizin daha çok vergi ödemesine yol açar.Diğer bir konu tasarruf,gelirimize R,harcamalarımıza yani tüketimimize C,tasarruflarımıza da S dersek S=R-C olur değil mi? Evet ama bizim durum biraz şöyle; -S=R-C. Yani tasarrufumuz negatif.Bu da dışarıdan finansman aramamıza sebep oluyor.Bu durumu kapatmak için borç alıyoruz bir de üstüne faizi biniyor.Gelirimize göre değil de taksit seçeneklerine (!) göre harcama yapınca bu durumdan kurtulamıyoruz.Tasarruf eksik,tasarruf eksik olunca yatırım da istenilen seviyede olmuyor.Son olarak da özel şirketlerin rolü var burada.Ben Türkiye’de global olarak sürekli büyüyen Türk Hava Yolları dışında başka bir firma bilmiyorum.Belki KOÇ grubu ama onlarda bir kaç yıldır yerlerinde saymaya başladılar.Bu kalkınma tek taraflı yürümez.ABD’den iki tane şirket sayarsak ihracat olarak Türkiye’deki tüm özel şirketlerle başa baş gidebilir.Sadece iki şirket.Burdan nereye gelmeliyiz? İşte çıkış kapımıza…Girişimciliğe.Ben şahsen 2016-2020 yılları arasındaki süreci girişimcilik için çok uygun görüyorum.Girişimcilik çok önem ve dikkat isteyen bir konu olduğu için onu belki başka bir yazıya bırakıyorum.Bizim ülkemizin duraklama lüksü yok.Zaten dev ekonomileri bir kaç yıl geriden takip ediyoruz.Daha da büyümemiz,büyümek için de üretmemiz,üretmek için de tüketmemiz gerekiyor.

Son olarak ise 2023 için en büyük 10 ekonomi arasına girmek,500 milyar dolar ihracat elde etmek,kişi başına geliri 25 bin dolara çıkarmak gibi hedefler güzel gözükebilir.Hedef koymak hedefsizlikten daha iyidir.Cumhuriyetimizin 100.yılında bu hedeflere bu gidişatla ulaşmak gerçekten zor gözüküyor.Türkiye’nin umudu biz gençleriz,umarım da bu umutları yeşillendirebiliriz.

Türkiye Ekonomisinin Durma Lüksü Yok
2 4.5
Paylaş