Türkiye’de İmalat Sanayi ve Üretimin Önemi

0
1202

Türkiye 1980 yılında 27 milyar dolarlık imalat sanayi kapasitesi günümüzde dek 150 milyar dolarlık kapasiteye ulaşmıştır. Bu kapasite oranı ile Türkiye’nin imalat sanayi açısından gelişme gösterdiği ve daha çok imalat sanayi ürünlerinde üstünlük kurduğu görülmektedir. Türkiye 1988-1989 , 1994 ve 2001 krizleri neticesinde imalat sanayide bu yıllarda küçülmüştür. Krizler sonucunda imalat sanayideki gelişme sürekli gecikmeli olarak işlemiştir. Ayrıca ithal ikameci sanayi politikasından vazgeçip 1980 yılında serbest dış ticaret politikasının uygulanması ile imalat sanayiye daha çok önem verilmiş. Çeşitli fabrikalar kurulmuş ve o dönemden itibaren gelişme sadece kriz dönemleri hariç göreceli olarak artmıştır.

1990’dan günümüze dek imalat sanayi ürünleri üretimi yaklaşık 6 kat artmıştır. Ayrıca yurt içi üretim oranlarındaki artış ile ihraç ettiğimiz imalat sanayi ürünlerindeki artış doğru orantılı olarak gerçekleşmiştir. Özellikle 2000 yılında beyaz eşya sektöründe yurt içi üretim oranını bin adet cinsinden ifade edecek olursak yaklaşık 4000 oranında bir değere ulaşıyoruz. Ayrıca ihraç ettiğimiz beyaz eşya ürünlerinde ise bin adet cinsinden belirtecek olursak yaklaşık 1300 oranında bir değere ulaştığımızı belirtebilirim. Bu işleyen süreci 2007 yılı ile değerlendirecek olursak 2007 yılında yurt içi üretim bin adet cinsinden yaklaşık olarak 16500 oranında, ihraç ettiğimiz beyaz eşya ürünlerinde de bin adet cinsinden yaklaşık olarak 12000 oranında bir ihraç gerçekleşmiştir. Bu gelişmeden anlayacağımız üzere 2002’de güçlü ekonomiye geçiş programı kapsamında yapılan düzenlemeler ve gelişmeler ile özellikle 2002-2007 döneminde çok önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Yalnız 2008’de çıkan kriz ile imalat sanayi büyüme oranı ile ayrıca GSYİH’deki düşüş önemli derecede olmuştur. İmalat sanayinde yaklaşık olarak %18 oranında bir küçülme görüldü. Ayrıca GSYİH oranı yaklaşık olarak %14 oranında küçülmüştür.

Türkiye 2000’li yıllarda sanayileşmesini sürdürmüş. Dünya ve AB piyasasında pazar payını arttırmış,fakat bu konuda Çin, Güney Kore, Hindistan ve Polonya kadar başarılı olamamıştır. Türkiye’nin artan imalat sanayi ürünleri çerçevesinde AB piyasasına ihracatı 1995’te 2.1 milyar dolar iken, 2004’te 6.2 milyar dolara yükselmiştir. Ayrıca  Türkiye’de 1997- 2006 yılları içerisinde imalat sanayi iş yeri sayısının 100 binin üzerinde çoğaldığı ve istihdamın bir milyon civarında arttığı gözlemlenmektedir.

Şuan hala krizin etkisinden çıkamayan Türkiye 2014 yılına dek gerek büyüme oranlarında gerekse imalat sanayi gelişme oranında tatmin edici bir büyümeye ulaşamamıştır. Tüm Avrupa’yı hala etkisi altında tutan kriz Türkiye’yi de olumsuz boyutta etkilemekte özellikle ihracat açısından da gelişmemizi etkilemektedir. Önem vermemiz gereken nokta; imalat sanayi alt yapısını geliştirme aşamasını hızlı bir süreç içerisinde tamamlayıp özellikle Güney Kore ve Çin’de uygulanan ‘pahada küçük değerde yüksek’ üretimlerle bilim ve teknoloji açısından gelişmemiz gerektiğini belirtmekte fayda var. Eskişehir teknoloji  merkezinde üretilen ülkemizin ilk yerli otomobilinin icat edilmesi önemli bir başlangıç niteliğindedir bizim için. Umarım bu ve benzeri yenilikçi politikalarla sanayide önemli gelişmeler elde ederiz.

Unutmayalım ki “akıllıca düşünmek zor üretmekten” daha değerlidir.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • imalat
  • imalat teknolojisinin türkiye için önemi
  • türkiyenin imalat sanayisi
Paylaş