Türkiye’nin Büyüme Yapısı Üzerine

0
1742

Eski yazılarımızdan biraz farklı olmakla birlikte bu yazımızda biraz iktisat bilimine ve genel makro verilere göndermeler yapacağımızı güncel veriler ile  destekleyerek Türkiye’nin büyüme sürecini ve teorik olarak nasıl daha hızlı ve reel büyüme sağlayacağını ele almaya çalışacağız. Bu bağlamda konuya iktisada giriş ders notlarımızı ortaya çıkararak başlıyoruz.

Şimdiye kadarki bir çok yazımızda mevcut veriler, alınan kararlar ya da olabilecek ihtimaller üzerinden yaklaşmaya çalıştık.  Bizde yazılarımızda bu hataya düştüğümüz gibi gerek Türkiye’de ekonomi politikası uygulayıcıları, Maliye ve TCMB beraberinde hükümetler de aynı hataya düştü ya da bazı konuları göz ardı etti.

Genel ekonomiden bildiğimiz üzere bir ülkenin büyümesi milli hasılasının bir önceki yıldan daha fazla artmış olması ile mümkündü. Bu reel, üretime bağlı bir büyüme olabileceği gibi parasal, enflasyona bağlı bir büyüme olabilir. Şimdi bunları bir köşeye koyarsak, bir ülkede üretimin olabilmesi için gereken bileşenleri üretim faktörleri olarak daha önce gruplamışlar. Hatırlatmak gerekirse üretim faktörleri: Doğal Kaynaklar, Sermaye, Emek ve Girişimci. Ayrıntılı olarak üretim faktörleri konusunu Dr. Mahfi Eğilmez Hocamızın makalesini de buradan okuyabilirsiniz.

Bir önceki yıla göre daha fazla üretim yapmamıza olanak sağlayan yani büyüme rakamını belirleyen üretim miktarını etkileyen bu dört unsuru incelemeye alarak Türkiye’nin neden yeterince büyüyemediğini ya da en azından potansiyelinden daha az büyüdüğünü bir başka açıdan ise büyümenin neden devamlılığını sağlayamadığı veyahut en ufak bir krizde negatif büyüme olarak dolaylandırılan küçülme gerçekleştirdiğini bulmaya çalışalım.

Konuya üretim faktörlerinden Doğa ile başlarsak, üretim için gerekli olan doğal kaynakları, hammaddeleri gibi unsurları içeriyor. Peki ama her bir köşesi cennet nitelendirdiğimiz, yok yok dediğimiz ülkemizde yeterince doğal kaynak yok mu? Muhtemelen bir çok doğal kaynak ülkemizde bulunmaktadır. Tek tek bu kaynakları saymak yeri olmadığından bu konuda eksiğimiz olmadığını düşünüyoruz. Ancak bu noktada doğalgaz ve petrol gibi ülkemizde bulunmayan doğal kaynakları düşündüğünüz üzere ülkemiz ithal etmekte. Gayet tabi yurt içinde bulunmayan bu faktörleri ithal etmek mecburidir. Burada Doğa diye bahsettiğimiz faktörlerin gayet tabi yurt içinde bulunması esas değildir, ithal şekilde de tedarik edilerek üretime koşulması olasıdır. Bu bizim dış ticaret açığımızla doğrudan ilgili olan bir husustur zaten bu kadar hammadde ve aramalı ithaline karşı büyüme noksanlığı sorunu başka yerlerde aramamızı gösteriyor.

Bir diğer üretim faktörü olarak ise Emek. Bu konu aslında bizim en şanslı olduğumuz konu olmakla birlikte, bir okadar da kaliteli, kalıcı büyüyememizin de nedenlerinden, şöyle ki: Oldukça fazla olan emek gücümüz iş gücü piyasasında emek talebini fazlası ile karşlamakla birlikte geçmiş yıllarla birlikte yüzde 10larda seyir eden bir işsizlik oranımız dahi bulunmakta. Yani çalıştırmak için yeterli emek gücümüz mevcut olduğunu düşünüyorum. Bizim eksiğimiz ise şu noktada karşımıza çıkıyor: Kaliteli, kalifiye, nitelikli iş gücü ihtiyacında. Ülkemde herkes emeğini koşmaya hazır olmakla birlikte bir iş için spesifik olarak aranan nitelikli iş gücü sayısı yeterli düzeyde değil. Buna bağlı olarak emek piyasasında ücretler düşük seyir edebiliyor. Daha önce değindiğimiz aşırı iş gücü arzı doğal olarak ücretleri aşağı çekmekte yani bir iş için çalışacak bir çok aynı düzeyde kişi mevcuttur.  Bu konuda nitelikli iş gücü kalitemizin arttırılması, ücretlerin yukarılara çekilmesi bu üretim faktörünü olumlu etkileyecek ve üretim kalitesini arttıracaktr. Bu emek sadece fabrikada çalışan işçi olarak düşünmemekle birlikte TUBİTAK’ta araştırma yapanlar, akademisyeler gibi herkesin bu kategoride olduğu unutulmamalıdır.

Bir diğer üretim faktörümüz olarak Sermaye veya kapital; ekonomi biliminde mal üretmek için kullanılan makine, fabrika gibi fiziksel araçlardır. Ekononomi bilimindeki sermaye kavramı ile finans bilimindeki sermaye farklıdır. Finansta sermaye kavramı, fiziksel sermaye üzerindeki mülkiyet hakkını ifade eder. Paraya dönüştürülebilen bono, hisse senedi gibi değerler de sermaye olarak kabul edilir.[1] Tanımından da anlaşılabileceği gibi bu makine, techizat  vs fiziki yatırım araçları bir şekilde tedarik edilebilir. Doğa faktöründe olduğu gibi ithal de edilebilir ki tekrar belirtmekte yarar var, bu ithallar büyümemizi değil ödemeler bilançomuzu doğrudan etkileyen işlemlerdir. Bu işlemlerin akabinde mutlaka büyümeye olumlu olumsuz etkileri olacaktır ancak konuya üretim faktörleri açısından değindiğimizden dolayı doğrudan etkileri araştırmak daha uygun olacaktır. Yoksa genel ekonomi çerçevesinde bu ithal girdileri üretimden soyutlamak yanlış olacaktır.

Son olarak üretim faktörümüz ise Girişimci, Müteşebbis, Entrepreneur gibi terimlerle adlandırdığımız ve  üretim sürecinin en önemli halkası olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki girişimcinin rolü neden çok önemlidir ya da girişimci ne iş yapar? Şöyle belirtmek gerekirse girişimci bu üretim faktörlerini bir araya getirerek bu üretimin gerçekleşmesini başlatan ve devamlılığını sağlayan kişi olarak yer almaktadır. Ona bu kadar önemi veren ise doğada istediği kadar olsun, yerin altında, üstünde, denizde, yurt içinde yurt dışında istediği yerde olsun tek başlarına bir anlam ifade etmeyen bu diğer üretim faktörleri bir girişimci tarafından bir araya getirilerek üretim gerçekleştirilir. Girişimci sadece insan ya da tüzel kişilik olarak değil devlet olarak ta karşımıza çıkabilmektedir.

Peki ülkemizin girişimciler konusunda durumu nedir? Yeterince bu süreci yürütecek kişilere sahip miyiz? Yukarıdaki faktörlerin ne kadar bol ve ulaşılması mümkün olduğunu vurgulamaya çalışmıştım hatta bir şekilde ithal edilerek te üretimin devamlılığını belirtmiştim peki ama bu girişimcilik için de geçerli midir? Ülkemizde girişimci yani müteşebbis sayısı yeterli midir? Bu girişimcileri ithal edebilir miyiz gibi soruların cevapları aslında bizim Büyümemizin odak noktasını vermektedir. Zaten diğer faktörlerdeki bolluğa rağmen verimli büyüyememizin bir kaç nedeni olabilir: birincisi bilinçli büyümeme, bu ekonomi politikası ile olabilir, ki bu politika hükümetler için rasyonel olmaz; ikincisi diğer faktörlerle bağlı büyüyememe ki gerek jeopolitik konumumuz gerekse ödemeler bilançosu kalemlerine göre yeterince ithal sermaye ve hammadde ithalatımz ile sorunumuz yok.

Son zamanlarda yapılan çalışmalara bakılırsa ise gerek kadın girişimcilere kredi, gerek bir çok panel ve seminerde girişimcilik kursu sağlanması ve geniş kitlelere öğretilmesi, cesaretlendirilmesi ya da ne iş yapabilirim şeklinde düşünenlere sunulan fırsatlar, alternatifler gibi bu sorunumuzun çözümü için atılan admlar da zaten bu noktadaki eksiğimizi ortaya koymakta.  Girişimcilik konusunun önemini yazarımız ”Girişimcilik ve Ekonomik Özgürlükler” Başlıklı makalesinde değinmiştir. Yukarıda sık sık değinmek zorunda olduğumuz cari açığın ilacı olarak girişimcilik konusu ise bir diğer makalemizde mevcut.

Tartışmalı olmakla birlikte ”Teknoloji: Modern literatürde teknoloji sözcüğünün çok değişik biçimlerde tanımlandığı ve böylece üzerinde görüş birliği olan, bir tanıma rastlanılmadığı gözlemlenmektedir. [2]”  bu nedenle teknolojinin bir üretim faktörü olarak alınıp alınmama konusunda hocalarımın bana öğrettiği bilgiye sadık kalarak üretim faktörü olarak almayacağım. Yoksa günümüzde üretim için gerekli en yoğun üretim tekniği olan sermaye yoğun üretim tekniğindeki en önemli kısım olarak karşımıza çıkmakta ve üretimi doğrudan etkilemektedir. Ancak biz Teknolojiyi sermaye faktörünün içine atarak tartışmayı Bilim insanlarımıza bırakıyoruz.

Son olarak tüm bunları irdeledikten sonra batıya dönerek Avrupa sanayileşmesi, büyüme sürecini ve üretim yapsını incelemek için Avrupa Mucizesi ve Tahterevalli yazı dizisi makalelerimizi okumanız konular arası geçişkenlik ve teoriden çıkmış uygulamaları izlemenize de imkan sağlayabilir. Bununla birlikte  Girişimciler’in nasıl başarısız olduklarını inceleyen Girişimciler Nasıl Başarısız Olur” adlı alıntı makalemiz size farklı bakış açıları sunabilecektir.

 

1-http://tr.wikipedia.org/wiki/Sermaye

2-http://www.ekodialog.com/isletme_ekonomisi/temel_kavramlar.html

Yazıyı Değerlendirin!
Paylaş