Ülke Elden Gidiyor, Spekülasyonu !

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 6 Ekim Pazartesi yeni özelleştirme kapsamında yer alacak kurumları açıkladı. Açıklamaya göre; elektrik üretim santralleri, otoyol ve köprüler, bazı limanlar ile Erzurum Kış Olimpiyatları Tesisleri, Halk bankası bünyesindeki Halk Sigorta ile Halk Emeklilik özelleştirme kapsamında.

Özelleştirme Nedir? Amacı Nedir?

Özelleştirme; Milli ekonomi içerisinde, kamunun rolünün asgariye indirilmesi veya tamamen kaldırılmasıdır. Kamu kurumlarının kar maksimizasyonu olgusunu ele almaması, rekabet etmesini engellemektedir. Öncelikli amaç kurumun verimliliğinin artması. Rekabetin olmadığı yerde kalite, ilerleme ve adaletten bahsedilemez. Kurumu Monopol(tekel) piyasadan çıkarıp, Tam Rekabet Piyasasına dahil etmek gereklidir. Kurumun kaliteli hizmetinin hane halkına ulaşabilmesi için rekabetçi piyasaya geçmelidir. Elde edilen gelirler de borç finansmanında kullanılır. Türkiye’de elde edilen gelirlerin % 48’i iç ve dış borçta kullanılmak üzere hazineye aktarıldı. % 52’si ise özelleştirilen kurumların mali yapılarını düzeltmek için ve tazminat ödemeleri için kullanılmıştır.

Özelleştirmeden bahsedince vatandaşımız ‘’Eyvah ülke elden gidiyor’’ endişesi içine giriyor ve peşkeş çekiliyor anlamında algılıyor. Özelleştirme kamu kurumunun ya da devlet taşınmazının mülkiyetinin devredilmesi anlamına gelir. Sermaye piyasasını geliştirmek, krizler karşısında daha güçlü kalabilmek, enflasyonla mücadele, gelir sağlama, denk bütçe için özelleştirme gereklidir.

Özelleştirme yöntemleri arasında sık kullanılanları halka arz yöntemi, blok satış, yap-işlet-devret modelidir. Yap-işlet-devret modeli (YİD), büyük finansman ve teknoloji transferi gerektiren bayındırlık ve altyapı işlerinin yerli veya yabancı özel kesim tarafından yapılması ve bu tesislerin işletilerek belirli bir süre sonra tesisin işler bir şekilde kamu idaresine devrini kapsar.

YİD en çok dikkatimi çeken, ekonomik ve sosyal getirisi yüksek bir model. Devleti otomatik olarak borçlanmadan ve yatırımın finansmanından kurtarıyor. Bu model devlet açısından vazgeçilemez bir nimettir. Kullanım süresi dolan yatırım hiçbir bedel ödemeden kamuya geçmektedir.

Türkiye’de 1985 yılından itibaren 270 kuruluştaki kamu hisseleri, 1614 taşınmaz, 8 otoyol, 2 boğaz köprüsü, 126 Tesis, 6 Liman, şans oyunları lisans hakkı ile Araç Muayene İstasyonları özelleştirme kapsamına alınmıştır.

Türk Telekom, 2005 yılı Kasım ayında özelleşti, şirketin hisselerinin %55 i Oger Telecom ‘a 21 yıllığına devredildi. 6 milyar 550 milyon dolara sonuçlanan ihale o dönem için Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi olmuştur. %15’lik kısmı da halka arz edilmiştir(BİST) . Kalan %30’luk kısım da Hazine Müsteşarlığı’na aittir. Telekom’un özelleştirilmesinden sonra, hizmet yelpazesinde genişleme ve çalışanların tavırlarında gözle görülür değişiklikler yaşandı. TTNet 2009 ve 2010 yıllarında üst üste iki defa Türkiye’nin en değerli markası seçildi. Sözleşme 2026 yılında sona eriyor ve yeniden ihaleye çıkılmazsa tamamen devlete geçecek.

Gelelim İşin Ayrı Boyutuna

Özelleştirmede işin gelir sağlama noktasından çalışanların verimliliği noktasına geçmek istiyorum ki bu hane halkı için daha çok önem sarf eden bir konu.

Kamu kurumları tabiri caizse yan gelip yatma yeri oldu. Saatlerce kuyrukta beklemek, kendini oranın patronu moduna sokan insanlardan azar yemek, kaçınılmaz hale geldi. Öğlen yemeğine 15 dakika erken çıkıp yemekten sonra 10 dakika geç gelen çalışanlar, ağzında diş kalmamış amcalar teyzeler…

Bu sert bir eleştiri olabilir ama ne yazık ki realist olmak gerekiyor. Çok basit bir örnek vermek istiyorum. Portekiz’de bulunduğum dönem içerisinde Vergi Dairesi ve birkaç kamu kurumuna gittim, insan ilişkisine önem veriyorlar. Bizimki gibi işlem yapacağın görevliyle aranda camekân yok. Birebir dostça bir ortamda masasına oturarak işlemini gerçekleştiriyorsun. Bizde hizmeti alacak olan kişiye direk vahşi muamelesi yapılıyor. Birde camekâna küçük delik açmışlar fatura veya para işlemi için.

Bazı yüzeysel düzenlemeler yapılması şart diye düşünüyorum. Denetlenmeli, yaş sınırı koyulmalı, puantaj cetveli uygulanmalı. Ama ilk olarak insan ilişkilerini düzelterek işe başlamalılar. İnsana değer kavramını, hoşgörülü davranışı bu sisteme sindirmeliyiz. Çözüm üretme noktasında çok zayıfız. Google ’ye kamu kurumu verimsizlik nedenleri yazdığımda birçok site kaşıma çıkıyor. Ancak çözümleri yazdığımda ne yazık ki kayda değer bir şeyler bulamıyorum. İşte bu yüzden kurumun özelleştirmesi tek alternatif yol olarak önümüze çıkıyor. Hem devlete gelir sağlama hem de verimlilik noktasında fırsat.

Ağzında diş kalmamış amcalar teyzelere değinmekten kendimi alıkoyamıyorum. Amca ve teyzelerin yaşları tahminen 50 ye dayanmış durumda ve hala çalışmaya devam ediyorlar. Sistem onları çalışmaya devam etmek zorunda bırakıyor. Emekli olmamakta haklılar. Çünkü alacakları emekli maaşı Kapitalist sistemde onları ayakta tutmaya yetecek düzeyde değil. Geçimini mi sağlayacak, çocuklarını okutacaklar. Birçoğu, çocuğum okuldan mezun olsun sonra emekliliğimi vereceğim diyor. Onların açısından düşünürsek tabi ki de haklılar.

Kurumun özelleştiğini varsayarsak bu amca ve teyzelerin hepsi tasfiye olacak, zarar gören yine onlar. Eğer kurum özelleşmezse amca ve teyze etkeniyle zarar gören bu defa biz olacağız. Sistem bizi büyük bir çıkmazın içine sokmuş. Hem çalışanın hem emeklinin hem de hizmeti alacak olan insanları mağdur etmeyecek uygulamalar hayata geçirilmeli.

 

HARUN LEBE

harunlebe@hotmail.com

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • işbankası elden gidiyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir