Ulusal Sermaye’nin Küresel Sermaye ile Başa Çıkabilmesi: Bir Öneri!

13
3030

Bu yazı aslında biraz gecikmiş bir yazı olmakla beraber daha önceki yazılarımdan, “Küresel Sermaye ile Ulusal Sermayenin Savaşı” başlıklı yazıda yer alan “o halde ne yapmalıyız da ulusal sermaye, küresel sermaye ile başa çıkabilsin?” sorusunun cevabını bu yazıda vermeye çalışacağım.

Bahsi geçen yazıda hükümetimizin yerli üretimi desteklemediği gibi, küresel sermayeye göstermiş olduğu kolaylıkların ulusal sermayeye gösterilmediği anlatılmıştı.

Peki, ne yapmalıyız da ulusal sermaye küresel sermaye ile başa çıkabilsin?

Maddeler halinde sıralayalım…

1)      Türkiye’de ihracatla övünüyoruz ancak ithalatımız oldukça yüksek. Bunun nedeni üreten değil de montajlayan bir ülke olmamız. Üreten bir ülke olmak için öncelikle AR-GE yatırımlarını sadece özel sektörden beklemek yerine, devlet bu işte öncü olmalı hatta AR-GE bütçesi ayıran işletmelerin bütçelerini desteklemelidir.

2)      Yeni markaların oluşturulması ve kaliteli ürünlerin üretilmesi sağlayacak yasal düzenlemelerle patent alan kuruluşlar teşvik edilmeli ve ürünleri belirli standartlarda üretmeyen işletmeler gerekirse cezalandırılmalıdır.

3)      İthalatta önemli bir payı olan ara malı üretimine yönelik teşvikler sağlanmalıdır.

4)      Üretimde maliyetlerin azaltılması amacıyla benzin, doğalgaz, elektrik gibi önemli kalemler üzerinde yer alan dolaylı vergiler kaldırılmalıdır. Dolaylı vergilerin kaldırılması ya da azaltılması tekelleşmenin önüne geçerken, üretimin ve verimliliğin artmasına dolayısıyla ihracatın artmasına, yurt içinde üretilen malların maliyetinde azalışla beraber fiyatların düşmesine ve ithalatın azalmasına neden olacaktır. Ancak tam tersinin uygulandığı son zamlarla herhalde yeterince ortadadır.

5)      İhracatı arttırmak için ihracat teşviklerine etkin bir üretime yol açacak şekilde özen gösterilmelidir.

6)      Bankalar (özellikle devlet bankaları) yerli üreticiye düşük faizli kredi imkânları sunmalıdır.

Yukarıdaki maddeler genel olarak sadece bir öneri. Ancak bu önerilerin sonunda karşılaşacağımız en önemli soru şu olabilir?

İyi bunların hepsi üretimi ve büyümeyi arttırıcı unsurlar. Ancak bunlar aynı zamanda da bütçe açığını arttıracak olan politikalardır. Peki, yüksek bütçe açıkları nasıl kapatılacak?

Şu bir gerçek ki, Türkiye’de bütçenin en önemli gelir kalemi vergi?

Siz vergi gelirlerinizi tamamen kontrol altında tutmazsanız, kayıt dışı ekonomi artacaktır.

Leffer Eğrisini bilen bilir. Leffer’a göre eğer vergi oranları optimal vergi oranını aşarsa vergi gelirleri azalır.

Çünkü insanlar yüksek vergi nedeniyle kayıt dışı ekonomiye yönelir.

Dolayısı ile optimal vergi oranı yakalanmalı ve kayıt dışı ekonomiyi azaltacak denetleme mekanizmaları geliştirilmelidir. Dolayısı ile bütçe açıkları kapanma yoluna gidecektir.

Ayrıca, büyüme arttıkça geliriniz ve bu gelir üzerinden alınacak vergilerin geliri artacağından bütçe açığını kapatıcı unsurlar olacaktır.

Ve belki de en önemlisi sırf oğlunuz pırlanta işine girdi diye pırlanta satışında vergi oranını yüzde sıfıra indirmezseniz vergi gelirinde de artış olacaktır!!!

 

Arş. Gör. Mehmet SONGUR

 

Yazıyı Değerlendirin!
Paylaş
  • Yavuz Selim

    Küresel sermaye ile başa çıkabilmenin tek yolu için değerli markalar oluşturmaktan başka çıkar yol yok gibi geliyor bana. Örneğin daha düne kadar adı duyulmayan Çin firmaları tapon imajından kurtulup marka değeri kazandılar. Doğal olarak bu durum satışlara da yansıyor. Bizim şirketler belli bir sektör üzerinden güçlenmek yerine konglomera biçiminde her alana el atıp büyümeyi tercih ettiler. Gerçi son yıllarda belli sektörlere yoğunlaşma eğilimi artıyor ama ne kadar başarılı olacaklar zaman gösterir.

  • Meu

    Unutmadan hedeflerin neden değişti?

  • Meu

    Olay sadece not olsa ama çok egoloru yüksek hocalar.tesadufen yazınızı okudum ama gercekten güzel olmuş B’nde yüksek lisans yapacam ama Mersin’de asla:)))

  • Meu

    MehmEt Songur bey bende mersin üniden mezun biriyim isim vermeyecm ama gercekten güzel bi yazi olmuş elime saglık ve inşallah en kısa zamanda o üniversitede iyi yerlere gelirsin bizim metinden ve ilkaydan yani iktisat hocalarından daha iyisin çünkü basarılar.

    • Mehmet Songur

      Öncelikle yorumunuz ve güzel dilekleriniz için teşekkürler… Ancak ne Metin Hocamdan ne de İlkay Hocamdan kesinlikle iyi değilim. Çünkü ikiside iktisat alanında çok çok iyi ve değerli hocalar… İki hocamızda öğrenci arkadaşlara not nedeniyle fazlasıyla çektirmiş olabilirler. Fakat bu durum onların kötü hoca olduğu anlamına gelmez… Hem bu iki hocam olsun hem de o bölümde yer alan hocalarım olsun hepsi birbirinden değerli hocalar… Benim şu aşamada onlardan iyi olduğum söylenemez… Mersin Üniversitesi’nde iyi yerlere gelmek çok fazla istediğim bir şeydi ancak şimdilik bu hedef değişmiş durumda, inşallah bir gün Mersin Üniversitesi ile yollarımız kesişir… Son olarak yorumunuz için teşekkür ederim.

  • kursat

    Bu ülkenin 1900 lü yıllardan bugüne yaşadığı süreci değerlendirirsek , farklı bir pencereden bakıp olayı analiz etmemiz daha doğru olur. Sadece taşı yasama yürütmeyi elinde bulunduran insanlara atmak doğru olmaz diye düşünüyorum.

    • Mehmet Songur

      Bakın bir önceki yorumlara verdiğim cevaplarda olduğu gibi benim sunduğum bir öneri, tabi ki farklı yöntemler farklı politikalar uygulanabilir ancak en önemlisi ulusal sermayeyi desteklemeliyiz. Ayrıca 1900′ lü yıllardan itibaren Türkiye Ekonomisini sadece bu başlık altında incelemek bir makalenin değil bence bir kitabın konusu olabilir. Son olarak yorumunuz için teşekkürler.

  • turan

    üretim yapamamaktan şikayetciyseniz bunu sadece hükümete bağlamak yanlış. Hatırlarsanız başbakan yerli otomabil üretmek için babayiğit arıyordu kısaca özetlemek gerekirse. Koç grubu 40 yıldır ford ve fiatla bu işin içinde olduğu halde bu iş zor demişti. Zamanında devletten aldığı teşvikle bu holding bu duruma geldi. Biraz hükümeti desteklemeye yönelik bir yorum oldu ama iş teşvik etmekle olsaydı bunun daha önce imkanı verilmişti şirketlere ama yapılmadı.

    • Mehmet Songur

      Size %100 katılıyorum. Ancak eski hükümetlerin yaptıkları iki hata vardı. Birincisi üretimi değil montaj sanayini desteklediler. İkincisi verilen teşviklerin denetimini sağlayacak mekanizmaları kurmadılar. Bu yazının özti aslında şudur: devlet küresel sermaye yerine ulusal sermayeyi desteklemeli. Ancak bu ister yukarıdaki öneriler bağlamında ister başka yolla olsun önemi yok ama tarafımız “bence” ulusal sermaye olsun. Zaten başlıkta bir öneri denilmesinin nedeni bu. Yorumunuz için ayrıca teşekkürler…

  • zgr karad

    bu önerileri üniversite öğrencilerimi yapıyor artan para arzından dolayı enflasyonun durumu kimseyi alakadar etmeyecek yani . Fiyat istikrarınıda sopayla sağlarız

    • Mehmet Songur

      Öncelikle yazıyı yazan üniversite öğrencisi değil. Sonuna bi bak derim. Eğer mantıklı bir öneri ise lise öğrencisi bile verse değerlidir. Fiyat istikrarının bozulması evet sizinde belirttiğiniz gibi para arzının artması ile olur. Ancak o önerilerin hiçbiri para arzını arttırmayı isteyen öneriler değil. Aksine maliye politikası bağlamında gerçekleştirilmesi istenen öneriler. Yani olay şu, devletin gelirleri daha mantıklı yerlere harcansın, optimal olsun.
      Yorumunuz için teşekkürler…

  • Selçuk

    dediklerinize katılmamak elde değil. yazı içn teşekkürler..

    • Mehmet Songur

      Ben teşekkür ederim…