Vergitay ! Neden Olmasın ?

0
2551

Ülkemizde bugün sayıştay, danıştay, yargıtay gibi bazı yargı organları vardır. Öte yandan da bakkalından büyük firmalara kadar vergi kaçıran insanlarımız ve denetimi zayıf bir vergi sistemimiz var. Ülkedeki vergi sistemini eleştirirken, vatandaşı suçlu bulup devleti savunmak ya da
devlete suç atıp vatandaşı savunmak kesinlikle doğru  değildir çünkü her iki tarafta da hata var. Şöyle ki, vatandaş yüksek bulduğu vergiyi ödemekten kaçıyor; “iki kuruş kazancım var onu da devlete mi vereceğim” düşüncesini yıkabilmiş değiliz. Devlet ise, bazı kesimlerden ve bazı alanlardan vergi toplayamayınca oluşan açığı vatandaşın sürekli olarak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla aldığı ürünlere yeni vergiler koyarak ya da oranlarını yükselterek kapatmaya çalışıyor. Yabancı filmlerde sıkça rastladığımız bir replik vardır: “Ben, vergilerini ödeyen bir vatandaşım!”. Filmde vatandaşın bu cümleyle kastetmek istediği şey, kendisinin elit bir vatandaş olduğudur, çünkü devlete karşı sorumluluğunu yerine getiriyor. Bizde ise vergi ödemek mantıklı karşılanmayan bir davranış ne yazık ki. Vatandaş gelir vergisinden kaçtıkça, devlet benzine vergi zammı yapmaya devam edecektir. Öte yandan devlet, gelir vergisinde düzenleme yapmadıkça vatandaş giderlerini yüksek göstermeye devam edecektir.

Hürriyet Ekonomi’nin bugünkü haberine göre:

“Maliye Bakanlığı, geçen yıl yapılan incelemeler sonucunda yaklaşık 8 milyar liralık vergi kaybı tespit etti ve buna neden olanlara 16,6 milyar liralık ceza kesti. Vergi türleri itibarıyla en büyük kayıp KDV ve ÖTV’de görülürken, en fazla ceza da 13,1 milyar lira ile söz konusu iki vergi türü için uygulandı.”

 

Türk vergi yargısı sisteminde uyuşmazlıklar iki derecede çözüme kavuşturulur. Kural olarak, uyuşmazlıklar birinci derecede vergi mahkemeleri tarafından çözümlenerek karara bağlanır; ancak mahkemece verilen kararlar (ikinci derecede) itiraz yoluyla Bölge İdare Mahkemelerinde veya temyiz yoluyla Danıştay’da denetime tabi tutulur. Böylece oluşabilecek hatalara karşı mükelleflere bir güvence verir.

Peki bugün Bölge İdare Mahkemelerinde çözümlenemeyen kaç vergi davasına ait kaç dosya var ? Bunlardan kaçı Danıştay’da ? Danıştay’da bekleyen dava dosyaları neyi bekliyor ? Bilirkişi raporuna bu davalarda neden ihtiyaç duyuluyor ? Bu soruların cevaplarını karşılayabilirsek, devletin vergi sistemi saat gibi işleyebilir diye düşünüyorum. Sonuç olarak bir devletin, en büyük gelir kaynağı istisnasız, vergilerdir.

Üniversitede, vergi hukuku derslerime giren hocam, Sayın Tayyip Yavuz’un, biz öğrencilerine anlattığı çok güzel bir fikri vardı: “Vergitay”! İlk duyduğumuzda garip gelmişti; fakat birazcık üzerinde düşününce “neden olmasın?” dedirtiyor insana. Vergitay gibi bir yargı organı, Danıştay’ın dosya yükünü hafiflettiği gibi davaların da daha hızlı bir şekilde çözüme kavuşmasını sağlayabilir. Ayrıca bu davaların daha çabuk çözümlenmesiyle birlikte denetim ağının da artırılmasıyla, ülkenin başlıca gelir kaynağı olan vergi gelirlerinde artışlar kaçınılmaz olacaktır.

Danıştay’a kadar bir karara bağlanamamış ve Danıştay’a geldiğinde de “bilirkişi” raporu için beklemeye geçen davalar daha hızlı çözümlenemez mi ? Bunun için, sırf vergi davalarıyla ilgilenen ve özellikle de iibf mezunlarından oluşturulmuş kadroya sahip bir kuruma ihtiyaç olacaktır. Bu davalara bakan hakimlerin, iibf mezunlarından oluştuğunu düşünürseniz bilirkişi raporu için davaların bekletilmesine de ihtiyaç kalmaz. Bugün muhasebe, vergi hukuku, vergi uygulamaları, ekonomi, yönetim ve diğer mali tablolar yönünden bilgisi zayıf olan hakimlerin vergi davalarında kolayca karar vermesi beklenemez. Ancak bu konularda bilgi sahibi kişiler bu koltuklarda oturursa işler daha hızlı bir şekilde yürütülebilir. Dosyalar “bilirkişilere” gönderilecekse, o zaman toplayalım bilirkişileri hakim olsunlar ! Zaman hızla akıp geçiyor, değerini bilmek gerek; “vakit, nakittir”.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • vergitay
  • 27 mart 2015 eko politik
Paylaş