Yeni Ekonomi Eylem Planı

0
1287

Ekonomide Yeni Eylem Planı

Ekonomiyi güçlendirme çalışmalarını kapsayan, önümüzdeki yıllara ilişkin gerçekleştirilmesi beklenen ekonomi planları başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklandı. Bu eylem planı bir çok alanda reformu kapsıyor ve eksiklikleri gidermeyi amaçlıyor. Öyle ki ele alınan planlar Türkiye’nin en çok problemli olduğu alanlar ve şimdiye kadar yapısal değişikliklerin yapılmadığı için aksayan konular.
Bu planlar doğrudan ekonominin can damarı olan 9 sektörü kapsıyor. Sanayiden tarıma, teknolojiden yatırımlara, yabancı sermayeden işsizliğe, teknoloji kullanımından doğal kaynaklara her alana uzanmaya çalışılıyor. Şimdi bu başlıkları tek tek inceleyerek detaylarına inelim.

İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması
Kronikleşmiş bu sorunumuzu artık bilmeyen yok. Öyle ki yeni ekonomi planında da ilk değinilen konu bu oldu. Bu bağımlılığın nasıl giderileceği henüz belli değilken bu bağımlılığı ancak ithal edilen ürünleri yurt içinde üreterek gerçekleştirebiliriz. 2018 yılı planı olarak lanse edilen bu plan asıl olan 2023 projesine katkı sağlamak amacında. Yurt dışından ithal ettiğimiz ürünlerin başında teknoloji ve mikron yapılı ürünler geliyor. Diğer değişkenleri göz ardı ederek sadece bu ürünlerin yurt içinde üretilmesiyle bakarsak Türkiye’de yatırımların tamamlanma süresini incelememiz gerekir. Daha açık konuşmak gerekirse bu kapasitede ve özellikle bir fabrikayı böyle kısa sürede inşaa etmek pek mümkün görünmüyor. Bunun çalışır hale getirilip yurt içi pazarında yer edinmesi ve o bilincin yayılması önümüzdeki 10 yıl içinde gerçekleştirilmesi gerekiyor.
Bu sadece olaya ürün bazlı baktığımızda geçerli. İthal edilen hammadde özellikle enerji ithalatı ise durum bu kadar da iç açıcı değil. Çünkü özellikle petrol ve doğalgaz başta olmak üzere bu maddelerin yurt içinde üretilmesi şuan için mümkün görünmüyor. Buna bağımlılığı ise ancak alternatif enerji kaynakları ile önlemek olabilir. Burada amaç cari açığı düşürmek olmadığından ihracatımızı arttırsak bile bu programa ulaşılmamış olacaktır.
Tabi ihracatı arttırıp ithalata olan bağımlılığı öyle sübvanse edebiliriz hatta bu daha kolay bir yöntemdir. Hatta daha avantajlı olduğumuz bir konudur. Henüz çıkarılmayan değerli madenlerimiz, üretime koşulmayan üretim olanaklarımız istihdama açıldıkça ihracatımız da paralel olarak gelişip ithalatı karşılayacaktır.
Bu planın geliştirilmesi için şüphesiz en büyük iş Ar-Ge çalışmalarına düşüyor. Bu saydıklarımızın tamamı ar-ge çalışmaları, girişim ve inovasyon ile gerçekleşebilecek eylemlerdir. Asla imkansız olmayan bu hedefler ancak uzun dönemli planlar ile mümkün olabilecektir.

Teknoloji Alanlarında İyileştirme
Bu tıpkı cari açık gibi kronikleşmiş bir sorunumuz. Yıllardır bir türlü bilimsel ve teknolojik birikimimizi geliştiremediğimiz için hep eksik kaldık. Oysa sanayileşmesini tamamlayan ülkeler çoktan teknolojik sıçramayı yapmış ve dünya arenasında rekabet eder hale gelmişlerdir. Gelişmiş ülkelerin tamamı teknolojik ve bilimsel faaliyetlerini tamamlamış ve bu endüstride pazarın büyük kısmına hakim olmuşlardır. Artık ağır sanayi faaliyetleri yerine bu tür mikron malları pazarlayarak teknoloji çağının önemini göstermişlerdir. İşte bu program dahilinde ne kadar mümkün olur bilmiyorum ancak uluslararası piyasada rekabet için başta ar-ge çalışmaları, bilimsel faaliyetler ve teknolojik ürünlerin önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Bizde bu işlerin yürütücüsü TUBİTAK yeni yeni bu faaliyetlere başlamıştır. Aslına bakarsak bu çağda diğer tüm problemlerin nedeni bunlar gösterilebilir. Burada sadece teknoloji ithali olarak algılanmaması gereken bir durum. Ülke içinde üretilememesi durumunda ithalat kaçınılmaz bir durumdur ancak imkanlara rağmen üretilmemesi ise acizliktir. Burada hedeflenen bu acizliği gidermek, girişimcilere ve ar-ge faaliyetlerine destek vererek bu noksanlığı gidermek olarak algılanmalıdır.

Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi
Bir diğer mağduru olduğumuz enerji konusunda da bir takım planlar öngörülüyor. Cari açığımızın ve enflasyonumuzun yüzde 50’den fazlasını oluşturan enerji ihtiyacımız için yerli kaynaklara ulaşarak istihdama koşulması ve alternatif enerji kaynakları ile enerji ihtiyacımızın giderilmesidir. Özellikle son zamanlarda adı geçen uranyum, bor, biyodizel gibi kaynaklara daha fazla değer verilmesi, hidroelektrik ve güneş enerjisi kullanımı yaygınlaştırılması yine bu program kapsamında olması gerekmektedir.
Tarım, Ulaştırma, Sağlık ve diğer alanlarda iyileştirmeler
Sanayiye verilen değere paralel olarak tarım alanlarına da yeteri değeri vererek bizim gibi ülkelerin can damarı tarımı geliştirici, daha kaliteli ürün ve üretim düzeyi planlanmalıdır. Yurt içinde üretilmesi mümkün malların ithaline kotalar getirilmesi kaçınılmazdır. Özellikle sadece ülkemizde yetiştirilen ürünlerin pazarlanmasında ve daha kaliteli mahsul üretiminde izlenmesi gereken yol devlet kontrolünde olmalı bu gücü iyi değerlendirmek gerekir. Çünkü biliyoruz ki insanlık henüz gıda ihtiyacına alternatif bir teknolojik ürün oluşturamadı.
Sağlık alanında da insani kalkınmayı amaçlayan, ürün pazarı değil de insan odaklı girişimler yapan bir program izlenmelidir. Ayrıca ilaç sanayii de bir an önce yurt içine çevrilmeli dışarıya akan bu musluk da kapatılmalıdır. Gıda ve Sağlık birbirine paralel sektörler iken Teknoloji ve Sağlık iç içe geçmiş alanlardır. Sağlık alanında iyileştirmeler için yine teknolojik programlar kaçınılmazdır.

Yazıyı Değerlendirin!

Ne aradılar:

  • ekonomi eylem plan
Paylaş