Yeşil Orman Mavi Gökyüzü (Enerji Yazı Dizisi)

Merhaba,
Çok uzun bir ara verdik nükleer enerji ile devam ediyoruz.Üzerinde en çok fizik ve mühendislik konuşturulabilecek bir alan olmakla birlikte bugün gelişmiş ülkelerin tamamında, gelişmekte olan ülkelerin bir kısmında bulunan bir enerji türü.Temelinde uranyum yatıyor. Kabaca tarif etmek gerekirse uranyumun suyu ısıtması, buhara dönüştürmesi, buharın jenaratörü çevirmesi ve neticede ortaya çıkan enerjiye nükleer enerji diyoruz.
Nükleer enerjinin ekonomiler için önemi oldukça büyük çünkü kaynakların hızla tükenmesi, var olan kaynakların enerji üretimi için yeterli verimlilikte olmaması gelecek yıllarda enerji arzını olumsuz etkileyeceğinden gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hızla yeni arayışlara girdiğini görüyoruz.
Nükleer enerji üretiminde ilk sıra ABD’nin, nükleer enerjiden elektrik üretiminde dünyanın toplam talep içindeki payının %31,4’ü ABD’ e ait hemen ardından %16,7 ile Fransa geliyor,ardında %6,5 ile Rusya, %6,2 ile Japonya ve %5,7 ile Güney Kore yer alıyor.Türkiye’ de henüz bir nükleer enerji santralimiz yok ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın hedefleri arasında 2023 yılına kadar 2 nükleer güç santralinin işletilmesi üçüncü nükleer güç santralinin de inşaatına başlanılması hedefi var.
Nükleer Enerji Santrali kurulmasında diğer enerjilere göre çeşitli zorluklar mevcut, yüksek ilk yatırım maliyetinden tutun da uzun planlama süresi ve aslında en büyük sorun olarak gözüken de enerjinin üretiminden sonra ortaya çıkan atık ve radyoaktif maddelerin tasfiyesi.
Özellikle bugünün gelişmiş ülkelerine baktığımızda gelişmekte olan ülkelerin ellerine nükleer gücü vermek istememelerinden dolayı ortaya attıkları argümanların en başında çevreciğilin geldiğini görüyoruz. Sizce de nükleer enerji üretebilecek teknolojideki bir ülke nükleer enerjinin üretiminden sonra ortaya çıkan zararlı kimyasalları imha edebilecek teknolojiye sahip değil midir? Peki, gelişmiş ülkelerin bugüne kadar kullandıkları muhtemelen bugünden sonra da kullanmaya devam edecekleri bu enerji neden sadece gelişmekte olan ülkeler için bu kadar zararlı gösteriliyor? Cevabı basit, nükleer güç !
Nükleer enerjiyi savunanlar genelde şu örneği verirler,
100 birimlik enerji üretmek için nükleer güç santraline 60 birim yatırım yapmanız,20 birim işletme ve bakım giderine katlanmanız,20 birim de yakıt giderine katlanmanız gerekir. Oysa göreli olarak ilk kurulum maliyeti daha düşük olan doğalgazda aynı birimde enerji üretebilmeniz için 25 birim yatırım yapmanız,10 birim bakım gideri ve 65 birim yakıt giderine katlanmanız gerekir. Nükleer enerjide kurulum maliyeti yüksek bile olsa az miktarda yakıt ile çok miktarda enerji üretebilirsiniz.
Nükleer enerjinin karşısında duranlar ise genelde çevre şartları ve doğaya zararları,geçmişte yaşanan Windscale,Three Mile Island, Çernobil ve Fukuşima kazalarının üzerinde dururlar.Hatta bunun için adında ” Yeşil” geçen pek çok örgütlenme bulabilirsiniz.
Neticede vatandaşların görüşleri ya da devletlerin ulusal politikaları ne olursa olsun tartışma götürmeyen nükleer enerjinin varlığıdır. Karşı duranlar da savunanlar da dış açığın en büyük sebebinin enerji ithalatı olduğunu bilirler, enerji ithalatının en büyük sebebinin de elektrik üretimi olduğunu bilirler ve önceki yazılarımda belirttiğim gibi kimse bir saat elektriksiz kalmaya sabredemeyecektir. Karşısında duranların amacı salt karşısında durmak olmamalı, mantıklı ve iktisadi çözüm önerileri getirmelidirler.Diğer pek çok ülkenin doğaya verdiği zararlara rağmen elinde bulunduruğu nükleer enerjinin sıra gelişmekte olan ülkelere gelince ”yeşil orman, mavi gökyüzü” diye karşı çıkmaları çelişkiden ibarettir.
Enerji ile ilgili daha spesifik konularla yazı dizisine devam etmeyi düşünüyorum. Soru, görüş ve önerilerinizle yazılarıma katkıda bulunursanız sevinirim.
Sağlık problemi nedeniyle yaşanan uzun süreli gecikmeden dolayı özür diliyorum.
Görüşmek üzere.
Merve Kodabey

Yeşil Orman Mavi Gökyüzü (Enerji Yazı Dizisi)
1 5

Ne aradılar:

  • merve kodabey

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir